"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Mutluluk hakkı

YENİ yıl kutlamalarının en sevdiğim iki yönünden biri ışıklandırmalar, öbürü hediyeleşmeler.

Işıklandırmalar ve hediyeleşmeler “yaşama sevinci” duygusu veriyor, onun için seviyorum.

Sadece cadde, meydan ve vitrin ışıkları değil... Dikkat ettiniz mi, artık bürolarda, işyerlerinde insanlar masalarına yahut çalıştıkları bölümlere yaldızlı kâğıtlardan ufak kutular ve küçük ışık demetleri koyuyorlar.

Niye?.. Stresten kurtulup yaşama sevincini daha bir hissetmek için.

Maddesi değil, anlamı önemli olan hediyeler her zaman dostlukları güçlendirir.

Hele de çocukları sevindirmek, onların mutluluğunu görmek...

ESKİ ZAMANLARDA

Bugünlerde “Türk’ün Ateşle İmtihanı” belgeselini genişletip kitap haline getirmeye çalışıyorum. Meclis zabıtları arasında dolaşırken, Kazım Karabekir Paşa’nın 1 Ocak 1921’de Erzurum’dan Büyük Millet Meclisi’ne gönderdiği telgrafa rastladım; aynı gün Meclis kürsüsünden okunmuş:

“İdrakiyle mübahi (övünçlü) olduğumuz yeni senenin millet ve memleketimiz için hayırlı olması duasına terdifen (beraber) tebriklerimi arz eylerim.”

Karabekir bir ölçüde muhafazakâr bir insandı.

Meşrutiyet döneminde yılbaşı kartlarının çıktığını biliyoruz. O devirlerde yılbaşı kutlamaları hayli sınırlıydı.

Bizim çocukluğumuzda Yozgat’ta sadece memurların evlerinde yılbaşı kutlanırdı.

Doğum günü, evlilik yıldönümü gibi kutlamalar da pek bilinmezdi.

Zamanımızda çok yaygınlaştı.

HAYAT TARZLARI

Yılbaşı kutlamaları takvimle ilgilidir; Hıristiyanlık diniyle ilgisi yoktur. Hıristiyanlık’la ilgili olan “Noel”dir; 31 Aralık’tan dört-beş gün önce kiliselerde kutlanır.

Yılbaşı takvimle ilgili olduğu için Uzakdoğu dahil birçok ülkede kutlanıyor.

Bizde de sadece yılbaşı değil, belki ondan daha yaygın olarak artık doğum ve evlilik günleri de kutlanıyor.

Sebebi insanlarda mutluluk duygusu yaratmasıdır.

Aslolan “mutlu olma hakkı”dır.

Bu kavramı siyaset ve hukuk kültürümüze yerleştirmek için çaba göstermeliyiz.

İnsanlar, başkalarının haklarına saygılı olmak kaydıyla, diledikleri hayat tarzıyla, seçtikleri inanç ve felsefeyle “mutlu olma hakkı”na sahiptir.

Yılbaşını dileyen kutlar, bunun mutluluğunu hisseder.

Dileyen kutlamaz, bunun mutluluğunu hisseder.

BİTMEYEN YÜRÜYÜŞ

Farklı hayat tarzlarına ve bunların farklı mutluluk anlayışlarına sahip olmak insanların hakkıdır.

Bunu kabul etmezsek başka türlü toplumsal barış nasıl sağlanır?

“Millet” diyoruz ya, bir kesimi öbürüne düşman gibi bakan bir “millet” olur mu?

Baskıyla, yumrukla, korkutarak, susturarak bir süre sükûnet sağlanabilir ama toplumda huzursuzluk, tedirginlik artar.

Sonucu da iyi olmaz.

Onun için zamanımızda hoşgörü, saygı, hürriyet, hakkaniyet, mutlu olma hakkı gibi değerlerle toplumsal barışıklık birbirinden ayrılmaz.

Bireysel mutlulukların özel sebepleri olabilir ama toplumsal düzeyde yaygın mutluluk duygusu için iki faktör olmazsa olmazdır: Ekonomi ve özgürlük.

Ekonomik gelişmeyle özgürlük standardı arasında adeta birebir bağlantı vardır.

2018’in hem ekonomide hem özgürlüklerde iyileşmeler getirmesini diliyorum.

Her yeni yıla böyle iyi beklentilerle giriyoruz, değil mi?

İnsan iyiliğe ihtiyaç duyar da ondan.

Daha iyiyi istemek insanlığın bitmeyen yürüyüşüdür.

Bütün okurlarımın yeni yılını kutluyorum.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI