"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Büyük Zafer

BUGÜN Türkiye Cumhuriyeti adıyla 780 bin kilometrekare genişliğinde ve 80 milyon nüfuslu bağımsız bir ülke varsa, bu, 30 Ağustos 1922 günü kazanılan “Büyük Zafer” sayesindedir.

Çok iyi planlanıp rasyonel olarak yönetilmeseydi, Venizelos’un deyişiyle “Anadolu platosunda küçük bir devlet” olurduk.

“Büyük zafer” sağlayan üç faktör vardır:

- Vatanseverlik ve kahramanlık ruhu.

- Rasyonel planlama ve rasyonel organizasyon.

-Bolşeviklerin ve İslam dünyasının desteğini alabilen, Fransa ve İtalya’yı İngiltere’den ayırabilen rasyonel diplomasi.

KAHRAMANLIK VE AKIL

Milli ordu İzmir’e doğru yürürken, muhafazakâr Tevhid-i Efkâr gazetesi “Gazi ve Kaahir (kahredici) Başkumandanımızın Son Beyannamesinden” başlığıyla yayınladığı haberde Mustafa Kemal Paşa’yı bir tepeden savaş meydanına ve İzmir ufuklarına bakarken resmetmişti.

Büyük Zafer

Resmin son derece önemli olan sembolizmi Mustafa Kemal’in elinde harita, plan, rapor her neyse, bir tomar belge bulunmasıdır.

Sırf kahramanlıkla bu zafer kazanılamaz.

Öyle ya, hizmet sınıfları dahil 207 bin kişilik bir ordu, 30 Ağustos’a nasıl hazırlanırdı?

9 Eylül’de İzmir’e girinceye kadar yiyeceği peksimet, içeceği su, ayağındaki çarık, elindeki silah ve mermi, yaralandığında sağlık ekipleri her an hazır bulundurulmadan Büyük Zafer nazıl kazanılabilirdi?

Planlamayı ve organizasyonu Mustafa Kemal, Fevzi ve İsmet Paşalar birlikte yaptı.

RASYONEL PLANLAMA

Büyük Taarruz hemen Sakarya Zaferi’nden sonra niye yapılmadı?

Sovyetler’den gelmekte olan yardım beklendi. Fransa’dan satın alınan Berlier kamyonları, otomatik silahlar, İtalya’dan satın alınan mühimmat beklendi.

Erzak depolarında 1688 ton ihtiyati yiyecek depolanması gerektiği planlanmıştı; bunun tamamlanması beklendi.

Piyade tüfekleri için 2.5 milyon mermi hesaplanmıştı; bunun sağlanması beklendi.

İsmet Paşa her gün 672 ton erzak ve mühimmat taşımak gerekeceğini hesaplamıştı; yüzlerce kamyon lazımdı. Türk ordusu savaşa 198 kamyonla girecekti; kalanlar kağnı ile taşınacaktı.

Yunan ordusunda 4.036 kamyon vardı.

Başkumandan artık 24 Ağustos’ta taarruz yapılmasını emrettiğinde, İsmet Paşa iki gün daha istediği için taarruz 26 Ağustos’ta başladı.

Görüyor musunuz, rasyonel planlamayı ve rasyonel organizasyonu?

Başkumandan niye acele ediyordu?

İç politika sebeplerinden başka, Trakya’daki Yunan ordusunun Anadolu’ya getirilmesi tehlikesinin önünü almak için acele ediyordu.

RASYONEL DİPLOMASİ

Bunca silah, top, mühimmat ve 10 kadar uçak nasıl temin edilmişti?

Osmanlı ordusundan kalanlara ilaveten Rusya, Fransa ve İtalya’dan alınmıştı.

Sakarya Savaşı’ndan sonra Fransa ile imzalanan Ankara Anlaşması (İtilafname) Suriye sınırını çizmiş, Hatay’da Türk özerk yönetimini kurmuş, Süleyman Şah Türbesi’nin Türk toprağı olduğu kabul ettirmişti.

Bir şeyi daha başarmıştı: Fransa ile İngiltere’nin arasını açarak Fransa’dan silah ve kamyon almayı, bunları Mersin ve İskenderun limanlarından getirmeyi mümkün kılmıştı.

Atina ile ihtilaf halinde bulunan İtalya ile de daha erken iyi ilişkiler kurulmuş, Roma’da temsilcilik açılmıştı.

Görüyor musunuz diplomasiyi?

Milli Mücadele’nin gerçek kahraman liderleri “yedi düvel”e savaş açmadan “Büyük Zafer”i kazanacak kadar rasyoneldi.

8 Eylül’de CNN Türk’te başlayacak olan “Türk’ün Ateşle İmtihanı” belgeselinde bunları ayrıntılı olarak ele alıyoruz.

Bu akşam CNN Türk’te saat 21.00’de Deniz Bayramoğlu’nun Gündem Özel programında tarihçiler Mehmet Alkan, Cezmi Eraslan ve Nilüfer Erdem’le Milli Mücadele’yi konuşacağız.

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI