"Sinem Vural" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sinem Vural" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sinem Vural

“Urban”a savaş açmak

“Urban Music” tabiri sektörün önde gelen isimlerini rahatsız ediyormuş.


Öyle ki MusicBussiness isimli dünyaca ünlü internet portalına röportaj veren plak şirketleri yetkilileri ve YouTube gibi dijital paylaşım platformu liderleri, ağız birliği yapmışcasına urban yerine kelime arayışına girmiş durumda.
Urban Music tabiri, şehir içi yaşamı dile getiren müzikler için kullanılıyor.
Tam karşılığı ise kentsel müzik.
Amerika’da özellikle rap ve R&B türü için kullanılan Urban, ulaştığı son nokta uyarınca kabul edilemez görülüyor.
Sony Müzik İngiltere’den DJ Semtex “Urban tembelce bir kelime ve zengin sanat formları için gereksiz bir genelleme” dedi.
Drake’in ortalığı yıkan “God’s Plan” şarkısı urban olarak tanımlanınca, Virgin EMI’dan menajer Rob Pascoe da duruma “Kitleleri sürükleyen popüler bir işi küçültmek bu” diye isyan etti.
Bu yazıya ilham veren Los Angeles’taki Kobalt Music’in önde gelen ismi Sam Taylor.
Pharell Williams, Kendrick Lamar, Post Malone gibi isimlerle çalışan Taylor, “Urban kelimesi bana bir projeyi çağrıştırıyor. Sanki yapımı devam eden bir şey. Düşük gelirliler için, güvenli olmayan bir alan gibi. Bence bunun yerine başka bir kelime bulmalıyız” diyor.
Aslında 80’ler ve 90’larda ritim blues ve soul söyleyen şarkıcılardan esinlenerek yola çıkılan, ardından r&b ve hip hop ile anılan bu tabir, bugünlerde anlamını yitirmiş gözüküyor. Hatta çoğu kişi urban kelimesini ırkçılıkla bağdaştırıyor.
Bu tartışma çok ilginç yerlere gidecek gibi gözüküyor.

Turist geldi röportaj bile verdi

Twisted Sisters’la tanınan solist Dee Snider’in Türkiye’ye geldiğinden, Radyo Eksen’den Gülşah Güray’ın paylaştığı fotoğraf sayesinde haberimiz oldu.
İlgiyi gören Snider, hemen konsere yeşil ışık yaktı Twitter üzerinden.
Yetmedi, fotoğrafı paylaşan Güray’a “DM at görüşelim” dedi, radyo programına katıldı. O da önümüzdeki günlerde yayınlanacak.
Metal sevenler yürüyedurun, yeni albümü “For The Love of Metal”i dinleyin de talep ediverin, kendisini bir izleyelim. Nasıl fikir?

Avrupa ve Asya’nın ortasında

Ta Ki Dum’un albümünü dinleme fırsatı buldum bu hafta.
Hakan Gürbüz, Yinon Muallem ve İsmail Altunbaş üçlüsünün imza attığı albümde, doğu kültürünün batıya dönük yüzünü buluyorsunuz.
Dünya müziği kategorisi sevenlerdenseniz, bu albümün kendinizi Avrupa ile Asya’nın tam orta yerinde hissettireceğini söyleyeyim.
Benim aklıma ilk olarak Beyrut geldi bu albümü dinlerken; Ne Tel Aviv ne de Marakeş...
Çalışmada, kültürlerin nasıl harmanlandığını duyduğunuz kadar hissediyorsunuz da.

Sarılıp Uyusak mı?

Kolpa grubundan tanıdığımız Cenk Taner Dönmez’in Esin İris’le işbirliği yaptığı “Sarılıp Uyusak”, günümüz alternatif popunun güzel işlerinden biri.
Yeni sezonda dizi müziği yapan eşe dosta haber salın, güzel bir aşk sahnesine çok yakışır.

Kendileri gibi

Adamlar yeni single’ı “Hikaye”yi yayınladı.
Tolga Akdoğan’ın sahnede söylemeye başladığı bu şarkının vücut bulup dijital ortamlara düşmesine, rap vokali ilk albümdeki gibi kullanmasına bittim.
Adamlar kendi gibi işte, tam da bu dedim.

Yeni albüm geliyor

Ah! Kozmos’un yeni albümü “Beautiful Swamp”in habercisi “Wide” dijital platformlara düştü.
5 Ekim’de çıkacak albümün ayak sesini veren “Wide”, bu kez daha hareketli bir albüm mü gelecek sorusunu akla getiriyor.

Peki ya turuncu?

Emre Aydın, kendisini üne kavuşturan 6. Cadde grubunun geri döneceğini Twitter hesabından duyurdu. Eski grup elemanı Onur Ela ile bir araya geldiğini açıkladı.
Eski grubuyla albüm yapacak olan Aydın’a sosyal medyada yöneltilen soru ise “Abi saçını turuncuya boyayacak mısın?” oldu.
Grup, Emre Aydın ve Onur Ela tarafından 1999’da kurulmuş, “Sing Your Song” beste yarışmasında Türkiye birincisi olarak da adını duyurmuştu. Başka hiçbir merakımız yokmuş gibi soralım: Saçlar yeniden turuncu olacak mı harbiden.

Radar

İstanbul’da punk rock alanında çok iş yapılmıyor bu aralar. Tutturuldu bi indie, herkes aynı yolda. Bu açıdan ikinci albümünü yayınlayan Padme ile yeni müşerref olmam önemliydi. Albüm adının iban hesabı olması da cabası. “IBAN TR75 0006 2000 7170 0006 6006 13” adını taşıyan çalışmada buram buram Greendays aldım ben. Hele bir dinleyin, seversiniz.

Ne dinledim?

- Ta Ki Dum - Seven on the Road
- Adamlar - Hikaye
- Dee Sneider - Hurricane
- Ah! Kozmos - Wide
- Padme - Tragedies

 O parka da neyin nesi

İngiltere’nin en önemli gruplarından Oasis’i dağıtan düşman kardeşlerden Liam Gallagher ile Türkiye’nin eski dostu olan İngiliz grup Starsailor önceki akşam Küçükçiftlik Park sahnesindeydi.

Tüm bu İngiliz havasını almadan önce erken başlayan günde Yokuz müziğe başlarken, uzun süredir takdirle izlediğim, Sertab Erener’in de içinde bulunduğu Oceans Of Noise sahneye çıktı. Bu da Türkiye için bir ilktir, tek başına büyük konserler veren birinin Evrencan Gündüz altında grubuyla çıkması... Ama grup yeni, bebek adımları atılmalı elbet.
Evrencan Gündüz’ün hemen ardından ise Adamlar sahnedeydi. Onlar da uzun süredir yeni neslin en çok sevdiği gruplardan. 18’de sahne almalarına ve tepede hâlâ kavurucu güneş olmasına rağmen ne onların ne de izlemeye gelenlerin enerjisinden gram düşüş oldu.
Mor ve Ötesi’ne ise koca bir alan açmak istiyorum. Çünkü 2004 Rockistanbul gibi oldu ortam bir anda.
Mor ve Ötesi’ni de Starsailor’ı da dinlemiştik o festivalde.
“Aman Allah’ım anılar, anılarımız” derken gerçekten de grup seslendirdiği şarkılarla bizi o günlere ışınladı.
Genel bir ses sorunu bu tarz konserlerde hep olur.
Teknik ekipman en son çıkacak gruba göre hazırlandığı için nedense ses sıkıntısı çekilir.
Ara ara yüksek sesten mağdur olduk ama o da nazar boncuğu olsun. Çünkü hemen ardından Starsailor sahneye çıktı. Sızlanmayı unuttuk.
Açıkça söylemeliyim ki Türkiye’nin, özellikle de İstanbullu rock dinleyicisinin eski bir dostu olduğundan bir çok kişi de grubu 8 yıl aradan sonra yeniden görmeye gelmişti.
Zaten bir kaç hit şarkısı vardı, beklenti büyük değildi. Onlar da verdiler gazı, verdiler hiti, hepimizi mutlu ettiler.
Tabii eylül ayında çıkan son albümleri “All This Life”dan da çaldılar. Zaman makinesi orada da devredeydi.
Gecenin yıldızı ve merakla bekleneni Liam Gallagher ise tam zamanında sahnedeydi.
Sabah Tarabya’da kaldığı otelden parkayla çıkıp koşu yapan Gallagher aynı parkayı bu kez sahnede kullanıyordu.
Daha kendisine bakarken bile sıcak bastı ama o hayatından gayet memnundu.
Oasis’in kurucusu ve solisti olan Gallagher solo albümü “As You Were”ün dünya turnesi için geldiği İstanbul’da resmen Oasis konseri yaptı.
15 şarkı çalındı, bunların ikisi konser başlamadan önce alanda çalındı ve ardından 13 şarkı aktı. Gecede 15’te 10 tane Oasis şarkısı duyuldu ki hiç bilmeseniz kendisinin solo kariyeri hakkında böyle bir fikir sahibi olamazdınız.
Oasis şarkısı olan Live Forever’da Gallagher, ekrana bakarak seyircilerin görüntülerini izledi. Görüntüler içinde Q dergisinin Oasis geri mi dönüyor kapağını gördü, alkışladı.
Belli ki sinyal yakıyordu kardeşi Noel Gallagher’a, uzun zamandır yaptığı gibi.
Çok beğendi İstanbul’u.
Sık sık söyledi.
Bazen de çok konuştu, iki üç Türkçe teşekkürü de araya sıkıştırdı.
1,5 saatlik konser de bitti gitti.
Sahneden inerken ardında sorular bıraktı.
Oasis nasıl birleşir, parkadan dolayı havale geçirmiş midir, her gelen yabancı için kurulan ses sistemi, diğer grupların çamur gibi söylemesine neden olmak zorunda mı...
Bize de konseri birlikte izlediğimiz Starsailor solisti James Walsh’un dansları kaldı.

X