İlber Hoca'nın 'tarihi' röveşatası

2 yıl önceydi..

Haberin Devamı

Şili’nin başkenti Santiago’da otomobiline bindiğim taksici radyodan maç dinliyor ve kitap okuyordu. Kitap Marquez’in Yaprak Fırtınası’ydı. 60 yaşlarındaki Şilili önce gözlüğünü çıkardı, sonra radyonun sesini kıstı, kitabı da arabanın torpido gözüne bırakıp bana, “nereye” diye sordu..

Soruya cevap vermeden önce, ben bir soru sordum..


“Marquez’i hep okur musunuz?”Gözlerini kısarak baktı.. “O, iki hafta önce öldü ve ben 2 gün kontak açmadım.”


Bu cevap üzerine ben de “Isla Negra’ya, Pablo Neruda’nın evine” karşılığını verdim.. 


Ünlü Tarihçi İlber Ortaylı, Fatih Terim tarafından geçtiğimiz günlerde Milli Takım kampına davet edildi. Ortaylı’nın kamp fotoğrafları yayınlanınca aklıma bu anı geldi..


Yaşadığım buna benzer birçok anekdot daha var..

İlber Hocanın tarihi röveşatası

Haberin Devamı


DASSAEV: DEVREDE KİTAP OKURDUK


4 yıl önce Moskova’da buluştuğum Sovyetler Birliği döneminde SSCB ulusal takımının kalesini koruyan efsanevi Rinat Dassaev anlatmıştı..
“Bizim hocamız Lobanowski bazen devre arasında bize taktik vermez herkes soyunma odasındaki klasiklerden 5 sayfa okusun öyle çıksın maça derdi.”


O Dassaev ki, sanata olan derin tutkusunu futbolculuğuyla nasıl kaynaştırdığını da aktarmıştı:


“Çizgideyken içimde Çaykovski vardı.. Onun melodileriyle rakip ataklarına karşı pozisyon alırdım. Reflekslerimin sanatsal bir tarafı da vardı.”


Dassaev’in soyunma odasında kitap okuma hatırasını yine o dönemin bir başka efsanevi futbolcusu Oleg Bloghin’e Kiev’de yaptığım röportajda anımsattım..


BLOGHIN: EDEBİYAT BİZİ DİZGİNLEDİ


“Evet biz çok kitap okurduk. 16 yaşında okumadığımız Rus klasiği kalmamıştı. Ben Hamlet’i 15 yaşında okudum.”Bloghin’e kitap okumanın yararına ilişkin görüşlerini sordum. İlginç bir cevap vermişti: 


“Şöyle söyleyeyim, biz 1988 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda hem eleme grup maçlarında hem de şampiyonada toplam 8 sarı kart görmüştük.. Bu kartların tamamı da sertliktendi. Biz çok kitap okuduğumuz için birçok roman kahramanıyla tanıştık. Onları yaşardık ve bir devinim içine girerdik. İşte bunun için hakeme itiraz etmenin, rakiple uğraşmanın anlamsız olacağını iyi bilirdik. Edebiyat bizi dizginledi.”Bu köşeyi okuyanlar bilir. Brezilya’nın 80’li yıllarına damga vurmuş aykırı adam Sokrates’le girdiğim röportaj sınavını anlatmıştım. Kısaca özetleyeyim: Sau Paulo’nun bir cafe’sinde buluşmak için sözleştiğim Sokrates geldiğinde Portekizce konuşan tercümanımıza “iki soru soracağım. Eğer bu sorular doğru yanıtlanmazsa ben röportaj yapmam” demişti. 

Haberin Devamı


SOKRATES SUÇ VE CEZA’YI SORDU


ŞAŞIRMIŞ ama soruları da sormasını söylemiştim..


Futbolla ilgili sorular bekliyordum. Yanıldım. Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sında Raskolnikov’un okul arkadaşının adı nedir? Bu kitaptaki Sonya kimdir? Allah’tan Razumihin ve Raskolnikov’un sevgilisi cevabını verebilecek kadar hazırlıklı olduğum için Soktates’in sınavını geçtim ve röportajı yapabildim..


Bu örneklerle İlber Ortaylı’nın Milli Takım kamp ziyaretinin “tarihi” olduğunu düşünüyorum..


2 yıl önce Fatih Terim bu tür yeniliklere hazır olun demişti zaten. Devamı da gelecekmiş bu tür ezber bozan uygulamaların.. 


Elbetteki biz Terim ve talebelerinden Fransa’da yüzümüzü güldürecek sonuçlar istiyoruz. Bu artık onların sahadaki güç ve konsantrasyonlarıyla ilgili..


Topluma mal olmuş futbolcularımızın saha içi başarıları kadar topsuz oyundaki tercihleri de bizi olumlu etkilemesi gerekmez mi? Onları Ferrari’leriyle de görmeliyiz, ellerinde kitaplarıyla da.. 


İspanya’nın son yıllardaki sıra dışı futbolcusu İniesta kupayı kaldırdıkları 2012 Avrupa şampiyonası’na gelirken bir bavul dolusu kitapla oteldeki odasına çıkıyordu. 

Haberin Devamı


ARDA, DON KİŞOT OKUSA...


KEŞKE Arda Turan’ı Fransa’da elinde Cervantes’in Don Kişot’unu okurken görsek. Gökhan Gönül’ü Turgut Uyar şiirleriyle başbaşa bulsak. Gazeteciler Hakan Çalhanoğlu’nu Goethe’nin “Genç Werther’in Acıları” kitabıyla görüntülese..

Belki de Danimarka’da oynayan Emre Mor’u Euro 2016’da sahadaki güzel futbolu ve kampta elinden düşürmediği Andersen’den Masallar kitabıyla anımsarız.. (Bu arada eğitimini Danimarka’da almış olan Emre ilkokul’da Andersen’i yutmuştur)


İlber Ortaylı der ki,


“Bol bol kitap okuyun, araştırın. Okumayan insanlar kandırılmaya mahkumdur.”


Bir tarih hocasının Milli Takım kampına davet edilmesi ve eşsiz bilgilerini paylaşması nefis bir ara pasıdır, hatta röveşatadır.. Bu olayla Türk Milli Takımı Fransa’daki grup maçlarına 3 puanla başlamıştır bile..

Teşekkürler İlber Hoca.. Teşekkürler Fatih Hoca..

 

Yazarın Tüm Yazıları