Keşke Doğukan da sahnede olsaydı

Çarşamba akşamı Kuruçeşme Açıkhava’da “Barış Manço’ya Saygı Gecesi” yapıldı. Şevval Sam, Haluk Levent, Melek Mosso gibi ünlü isimler Barış Manço şarkıları seslendirdi.

Haberin Devamı

Barış Manço’nun oğlu Doğukan Manço sitem etti bu etkinliğe:
“Saygı gecesi adı altında konser yapıyorsunuz. Bırakın aileden bir rıza almayı, aile bireyleri haberi bile sosyal medyadan öğreniyor. Saygı kelimesi sizin için ne ifade ediyor?”

Keşke Doğukan da  sahnede olsaydı

Haluk Levent hemen özür diledi:
“Haklısın kardeşim. Ben de bir şarkı söyledim dün akşam. Çünkü Kurtalan Ekspres’i çok seviyorum. Kendi adıma özür diliyorum. Barış Manço’nun ailesi hepimizin ailesidir. Kasıtlı yapıldığını düşünmüyorum açıkçası.”

Keşke Doğukan da  sahnede olsaydı

Doğukan Manço doğru bir yerden konuşmuş, Haluk Levent doğru bir yerden özür dilemiş.
Böyle güzel bir etkinlikten aile bireylerinin haberdar edilmesi, konsere davet edilmeleri gerekirdi bence de.

Haberin Devamı

Keşke Doğukan da  sahnede olsaydı
Konserde Kurtalan Ekspres’le birlikte Melek Mosso da sahneye çıktı.

Hatta Doğukan Manço da bir müzik insanı, belki programda ona da bir bölüm ayrılabilirdi.
Ne de güzel olurmuş oğlundan Barış Manço şarkısı dinlemek.

Mezesiz kebap mezesiz balık

Adana Lokantacılar ve Kebapçılar Odası Başkanı Şefik Arslan kebabın yanında servis edilen mezelere savaş açtı.
“Kebabın yanında gelen şeylerin bazıları kendi başına bir öğün. Haliyle masaya gelenlerin tamamı tüketilmiyor. Kebabın yanında mantarın, kaşarlı humusun, patlıcanın ne işi var? Üzülüyoruz, çünkü israf...”
Haklı mı, haklı.
Mezeleri yesen kebaba yer kalmıyor, kebabı yesen mezeler boşa gidiyor.
Başkan’ın çıkışını görüyor ve el artırıyorum: Balıkçılarda da meze israf!
Daha girer girmez sizi meze dolabının başına götürüyorlar; bir şundan, bir bundan derken balık gelene kadar doymuş oluyorsunuz.
Maliyetle birlikte hesap da yükseliyor.
Göz boyamaya gerek yok, kebabın ve balığın yanına sadece salata mümkünse...
Eski günlerdeki gibi...

Bir tuhaf hesap

Malatya’da 55 bin liralık arabasını iPhone marka telefonla takas eden adamın haberini görmüşsünüzdür.
Otomobil fiyatına yetişti cep telefonu fiyatları.
Çünkü bizde vergiler de çok yüksek.
Şöyle bir hesap yaptı arkadaşım, şaştım kaldım:
“iPhone 14 yaklaşık 44 bin lira. Bunun yurtdışındaki fiyatı yaklaşık 20 bin.
Türkiye’den alacağıma, gider vizesiz girilen Gürcistan’dan alırım, üstüne 1 hafta da tatil yaparım. Bir tek dönüşte pasaporta kayıt masrafı var, o da 3 bin lira.”
Hemen Gürcistan uçaklarına baktım. Bugün gidip yarın dönsem THY’de 12 bin lira.
Tam 9 bin lira kâr ediyordum ki... iPhone 14 alacak kadar zengin olmadığımı hatırladım.
Öyle kan ter içinde uyanmışım.

Haberin Devamı

Vergisini veren ojesini sürer

Slip mayosu, İskoçya’da giydiği kilt ve son olarak tekrar siyah ojeli tırnaklarıyla gündem olan Uraz Kaygılaroğlu, sosyal medya hesabından kızdığını ve kırıldığını açıkladı:
“İnsanlara kötü örnek oluyormuşum... Ben bilirkişi ya da kanaat önderi değilim. Örnek alacaksanız da güzel yanlarımı örnek alın... Kimsenin torpillisi olmadım, bir dayım, eniştem olmadı... Bir gün çalmadım çırpmadım, vergi kaçırmadım... Tarzımı tavrımı değil, işimi beğeninize sunuyorum...”
Kısalttığım açıklamanın Türkçesi “Ojeyi mojeyi bırakın, örnek alınacaksa nasıl insan olduğuma bakın” demeye getiriyor.
O anlamda haklı Uraz Kaygılaroğlu. Ama bu vergi izahatına pek gerek yokmuş.
Hepimiz vergi veriyoruz. Konu bununla alakalı değil ki. Ünlü insanların tarzları, tavırları dünyanın her yerinde konuşulur. Onunki de konuşulacak tabii ki.

Yazarın Tüm Yazıları