"Şahver Kaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Şahver Kaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Şahver Kaya

Milli 5G Adımları - 3 | “Teknik Direktör Kim?“

Bir anda kendimizi öylesi bir tartışmanın içinde bulduk ki Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Başkanı Sayın Sadık Piyade “Türkiye’nin 5G teknik direktörü kim” diye aslında tüm salonun o an aklındaki soruyu soruverdi. Bu soru konferansın belki de en önemli sorusuydu. Çünkü Türkiye’de 5G’yi konuşuyorduk. Ama bu kritik konunun liderliği konusunda net olmadığımız ortadaydı. Öğle yemeğinde de bu soruyu tartışmaya ve konuşmaya devam ettik.

Çin dijital altyapıda küresel dominansa koşarken ABD kendi içinde güç birliği istiyor.

Çinli lider 5G markası tüm dünya dijital altyapısını ele geçirmek üzere çalışıyor. Tüm ülkelerde büyük takımlar kuruyor ve “yerli” leşmeyi hedefliyor. Türkiye’de de.

ABD 5G’yi en hızlı şekilde yaygınlaştırabilmek ve kaynakları doğru kullanabilmek için Sprint ve T-Mobile gibi iki dev mobil operatörünün birleşmesini tartışıyor.

Türkiye de milli dijital altyapının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda açık ve net olarak çizilmiş bir yol haritası henüz yok.

Massachusetts Institute of Technology(MIT)‘de seminer vermek için bulunduğum 2016 yılının mayıs ayında MIT’de gerçekleşen “5G Day” toplantısında bu teknolojiyi AB ve ABD’den gelen endüstri uzmanlarından ve MIT fakülte üyelerinden detaylı dinleme imkânım olmuştu. 5G’nin use case (kullanım alanları)’nın çok çeşitlilik arz edeceği ve ekonomilerin büyümesinde nasıl bir itici güç olacağını o toplantının ana temasıydı.

2016 yılının mayıs ayında 5G Türkiye’de konuşulmuyordu.

Biz 3G'den 4.5G'ye atlamıştık tam o günlerde.

Türkiye’nin yazılım devi ve 2018 Türkiye İnovasyon Şampiyonu Havelsan’ın organize ettiği ve BTK’nın ev sahipliğinde gerçekleşen “5G: Teknolojiden Öte 5G ve Uygulamaları” konferansı geçen hafta Ankara’daydı. Bu toplantıya ilgi son derece yüksekti.

2017 yılından bu yana bu köşede defalarca altını çizdim. Dijital ekonominin altyapısı olan 5G teknolojisinin yerli ve milli kaynaklarca geliştirilmesi önemli.

Dijital altyapının yerlileştirilmesi ise kritik bir paradigma değişimi Türkiye için.

5G BİR MİLLİ GÜVENLİK BAŞLIĞIDIR

5G Türkiye için 3G ve 4.5G’den sonra gelen bir teknoloji değil sadece. 5G Türkiye için büyük bir fırsat. Yukarıda bahsettiğimiz yerlileşen dijital altyapı ve gerektirdiği ekosistemi oluşturmak için büyük bir fırsat.

Türkiye ilk kez dijital altyapısını oluşturacak teknolojiyi yerli ve milli olarak hayata geçirmek istiyor. Şu andaki altyapı ne yazık ki Çinli ve Avrupalı teknoloji sağlayıcılarında!

Biliyorsunuz ABD bu markalardan birine kapılarını hızla kapattı geçtiğimiz aylarda. Kendi yerli teknoloji sağlayıcılarının önünü açtı. Geçtiğimiz hafta sonu Trump G20 toplantıları sırasında Çinli marka için müthiş bir nefes alma fırsatı yaratmış olsa da ABD tavrını biliyoruz.

Türkiye neden ABD’de kapıların kapandığı bu markaya milli verilerini teslim etsin?

Edemeyiz.

İşte yerli ve milli 5G bu yüzden çok kritik. Bu teknolojiyi geliştirebilen milli takımların oluşturulması bu yüzden önemli.

5G BİR HEDEF DEĞİL, BİR AŞAMA, BİR BAŞLANGIÇ

Geçen hafta Havelsan Genel Müdürü Sayın Ahmet Hamdı Atalay’ın da işaret ettiği gibi aslında dramatik değişiklik 6G’de. 5G endüstriye yönelik bir teknoloji. Ülke olarak bizim dijital altyapı teknolojilerini geliştirme ve dünyaya satabilme becerilerini artırabilmemiz için muhteşem bir fırsat. 5G altyapı olarak 4.5G’nin geliştirilmiş versiyonu. Çok büyük teknik değişimler yok. 5G’de çalışan birçok uzman bunu tekrar ediyor.

Bunun ötesinde 5G Telekom dünyasında iş yapış şekillerini değiştiriyor. 5G’de özellikle endüstri dikeyleriyle ve ekosistemle iç içe çalışılarak ulaşılabilecek ve küresel pazar için değer yaratacak yenilikçi iş modelleri geliştirebilme fırsatı var. Ancak buradaki risk 3G ve 4G iş yapma yaklaşımı ile hareket ederek bu fırsatı kaçırmak.

4.5G’de teknoloji sağlayıcısı ve mobil operatörden ibaret olan değer zinciri/ekosistem, 5G’de teknoloji sağlayıcısı, mobil operatör ve endüstri dikeyleri olmak üzere üç parçalı hale dönüşüyor.

Bu durum, Telekom konusunda yıllardır çalışan birçok şirket ve uzman için çok yeni bir gelişme. Sadece mobil operatörlere ürün sunarak çalışan telekomcular artık endüstri dikeyleri ile de daha yakından çalışmak durumundalar. Endüstri dikeyleri ile yakın iş birliğinde olup, yeni iş modellerini düşünmek ve çalışmak durumunundalar.

5G ENDÜSTRİYE YÖNELİK BİR TEKNOLOJİ

Endüstriye, ülkemiz bazında KOBİ’lere, yönelik 5G pazar koşullarının oluşturulması büyük önemli.

Daha önce de değindiğimiz gibi ağ dilimleme Türkiye’de şu ana kadar ticari olarak mümkün olamadı. Kanun yapıcının bu olanakları sağlaması yeni 5G iş modelleri için kritik.

5G’yi 3G ve 4.5G kafasıyla yapmaya kalkarsak arzu ettiğimiz yolu almakta zorlanacağız. Zira biz teknolojiyi geliştirip mobil operatörlere sattığımızda iş bitti zannederken, Avrupalı ve Çinli teknoloji sağlayıcıları endüstri dikeyleri ile doğrudan çalışır ve bu pazar elimizin altından kayar gider. Çinli ve Avrupalı 5G teknoloji sağlayıcıları şu anda endüstri dikeyleri ile use case geliştirme çalışmaları devam ediyor.

Türkiye’de henüz bu konuyu konuşan ve tartışan yok. BTK akücüleri toplayıp onlara 5G’yi anlatmış. Bu bir başlangıç. Ama ne 5G projesi üzerinde çalışan iki grup, ne de mobil operatörler endüstri dikeylerini geliştirme ve bu dikeylerle işbirliği konusunda düşünmüş görünmüyor…

TÜRKİYE NEDEN SÜREKLİ AR-GE VE ÜR-GE YAPMASIN?

Eğer bizim ülke olarak hipotezimiz kendi dijital altyapımızı geliştirmek ve dijital altyapımızı komşu ve bölge ülkelere götürmek ise bu işi en efektif ve hızlı bir şekilde başarmalıyız. Bir diğer önemli nokta ise geciktirmeden sonraki adıma yani 6G ar-ge çalışmalarını da değerlendirmeli ve başlamalıyız.

Şu anda Çin, ABD, Kore ve Finlandiya’da ar-ge aşamasında olan 6G, 5G’yi takip eden tamamıyla dramatik değişimler barındıran bir teknoloji.

TÜRKİYE’DE 5G

Yola çıkmış iki ekip var.

Biri 4.5G çalışmalarını büyük başarı ile desteklemiş ve kendini teknik olarak kanıtlamış değerli bir ekip.

Diğeri ise BTK Başkan Yardımcısı Sayın Gazali Çiçek’in vizyoner bir bürokrat olarak elini taşın altına koyup Havelsan gibi bir yazılım devi ile 16 KOBİ’yi bir araya getirdiği kümelenme.

İki grupta da birbirinden değerli mühendisler yer alıyor.

5G’Yİ BİR FIRSATA DÖNÜŞTÜREBİLİRİZ

Son 250 yıldır Batı beş tekno-ekonomik dalgayı tecrübe etti. Büyük ekonomik kalkınma dalgalarıydı bunlar. Bu kalkınma dalgaları başlangıçta bir teknoloji devrimi ile başlar. Başlangıçta İngiltere çok büyük zenginlik ve refah yarattı. Teknolojide geride kalan İngiltere liderliğini 1800’lü yılların sonunda kaybetti.

Çelik ve İleri Mühendislik teknoloji devriminin ilk aşaması 1875’de İngiltere’de başladı. Bu devrimin ikinci ve son aşamasında, yani yayılma aşamasında, 1895’de, ABD dünya ekonomik liderliğini ele geçirmişti.

Bugün 1971’de ilk çiple başlayan Bilişim ve Telekomünikasyon Teknolojileri Devriminin ikinci yarısında, yani yayılma aşamasındayız. Bugünlerde 1800’lü yıllarda ABD’nin ekonomik liderliği ele geçirmesi gibi Çin’in aynı hamlede bulunuşunu izliyoruz.

Şu andaki resme 5G perspektifinden baktığımızda, şu anda ABD’nin tek başına yüksek bant seçimi yapma zorunda kaldığını görüyoruz. Zira düşük ve orta bantlar savunma sanayine ayrılmıştı. Tüm dünyadan farklı bir bantta bu altyapıyı geliştiriyor olmanın ABD’ye sunacağı ekonomik ve stratejik dezavantaj ve avantajları hep beraber gözlemleyeceğiz.

Böylesine büyük fırsatlar her yüzyılda bir veya iki kez geliyor milletlerin önüne.

Türkler 1453’de İstanbul’un fethinde zamanın en ileri teknolojilerini kullanarak küresel bir güç haline gelmişti. Ancak 1771’de İngiltere’de ilk sanayi devrimi başladığında biz 1774’de Osmanlı’nın parçalanmasını hızlandıran Küçük Kaynarca antlaşmasını imzalamıştık. Sonraki 250 yıllık dönemde de nasıl iç ve dış sorunlarla uğraştığımız herkesin malumu…

1450’lerde zamanın en son teknolojilerini kullanırken bir anda teknolojiden uzaklaşmış bulduk kendimizi. 25 Haziran’da Ankara’da aynı salonda soluduğumuz hava artık bu paradigmanın değişebileceği konusunda bana umut verdi.

Türkiye artık dijital altyapısını yerlileştirmek, kendi verilerine sahip çıkmak ve bölgesel dijital liderliğini ortaya koymak zorunda.

HEDEFLERİN ÖNÜNDE DURAN ENGELLERİ KALDIRALIM

Türkiye’nin güçlü bir dijital ekonomi için yüksek dirençli ve esnek bir 5G altyapısını yaratması ve bu alanda bölgesel liderliğe yürümesi gerekiyor.

Atatürk’ün söylediği gibi büyük hedeflere ulaşabilmek için önce bu hedeflerin önünde duran engellerden kurtulmamız gerekir.

Birinci engel güçlü tek bir yumruk olamamaktır.

Bu büyük milli projeye kanunla “teknik direktör” olarak atanmış BTK liderliğinde çevik ve planlı bir şekilde hızla devam edebilmeliyiz. Birbirinden değerli yaklaşık 500 mühendis ve yönetici şu anda milli 5G projesinde çalışıyor. Teknolojide zamanlama her zaman kritiktir. 5G’de çok daha fazla kritik.

5G’de Avrupalı ve Çinli teknoloji sağlayıcıları on binlerce mühendisle çalışırken biz hem onlardan daha az mühendisle çalışıyoruz, hem de iki takıma ayrılmış durumdayız.

Buradaki en büyük risk, kurumlar ve takımlar arasında potansiyel olarak oluşabilecek tansiyonlar ve sebep olacağı zaman kaybıdır. Aynı hedefe ulaşmaya çalışırken beraberce hepimizin elini aynı taşın altına koyma zamanı bugün.

İkinci engel ise 5G teknolojisini 3G veya 4.5G kafasıyla çalışmak bize sadece zaman kaybettirecektir.

Geçen hafta 5G Konferansı sırasında ve aradaki sohbetlerde gözlemlediğim Türkiye’de 5G’yi çalışan tüm gruplar ürünlerini mobil operatörlere hazırlamanın yeterli olacağını öngörüyor. Halbuki 5G endüstriye yönelik bir dijital dönüşümü sağlıyor. Endüstri dikeyleriyle yakın iş birliği ile oluşturulacak şimdi hiç bilmediğimiz yenilikçi iş modelleri ile milyarlarca dolarlık yepyeni gelir kapıları aralanabilir.

3G ve 4G.5’de teknoloji sağlayıcıları geliştirdikleri teknolojiyi mobil operatörlere satıyor ve kenara çekiliyordu. Kullanıcı ile bir ilişki yoktu. Bu klasik telekomünikasyon iş modeliydi. 5G bu modeli değiştiriyor.

Endüstriye yönelik olan 5G teknolojisinde teknoloji sağlayıcıları hem mobil operatörlerle hem de endüstri ile bir araya gelip use case’ler geliştirmek durumunda.

Son 3 haftadır sunumlarını dinleme şansı bulduğum Avrupalı ve Çinli 5G teknoloji sağlayıcıları (5G de şu andaki küresel TOP 3 kurum) endüstri dikeyleriyle yakın çalışarak yeni iş modelleri ve bu ekosistemleri geliştirme çalışmalarını anlatıyor ve altını önemle çiziyordu.
Türkiye’de 5G çalışan ne iki grubun ne de mobil operatörlerin bu konuya henüz pek kafa yormadığını gözlemledim.

Eğer bu şekilde devam edersek biz geliştirdiğimiz 5G teknolojisi ile sadece mobil operatörler üzerinden use case ararken, Çinli veya Avrupalı 5G sağlayıcıları geliştirdikleri endüstri dikey use case’leri ile yüzde 98 KOBİ’den oluşan Türk pazarına girdiğinde Türkiye 5G takımı “bekleyin biz sizin dikey için bir use case geliştireceğiz” mi diyecektir?

X