"Özgür Bolat" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Özgür Bolat" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Özgür Bolat

Sınavda aklınıza ilk gelen yanıt doğru mudur?

SINAVA giren öğrencilere genelde şöyle bir tavsiye verilir: Yanıttan emin değilseniz, aklınıza ilk gelen şıkkı işaretleyin.

Öğrencilerin de öğretmenlerin de büyük bir bölümü bu ifadeye inandığını belirtmiş.

Acaba bu durum gerçekten böyle mi? Sınavda aklınıza ilk gelen şık doğru yanıt mıdır?

ARAŞTIRMA

Illinois Üniversitesi’nden Justin Kruger ve Stanford Üniversitesi’nden Dale Miller, bir araştırmada sınav kâğıdı üzerindeki silinmiş şıkları inceleniyor.

Görüyorlar ki yanlıştan doğruya değiştirme oranı çok daha yüksek. Peki araştırmalar hep benzer sonucu mu veriyor?

Texas Üniversitesi’nden Prof. Ludy Benjamin ve arkadaşları 1928’ten bu yana bu konuda yayımlanmış tüm araştırmaları inceliyor.

Analiz sonucunda görüyorlar ki yanıtları değiştirenlerin ortalamada %67.5’i yanlıştan doğruya, %15’i de doğrudan yanlışa değiştirmiş. %14’ü de aynı kalmış. Bu ne demek?

Öğrenciler yanıtlarını değiştirdiklerinde, çoğu zaman yanlıştan doğruya değişiklik yapıyor.

Yani emin olmadığınız durumlarda, aklınıza ilk gelen yanıt doğru olmayabilir.

(Tabii bu durum emin olmadığınız durumlarda geçerli. Ayrıca akla ilk gelen her zaman yanlıştır demiyorum. Sadece yanlış olma oranı daha fazla.)

YANIT DEĞİŞTİRME

Bu araştırmalarda önemli bir bulgu daha ortaya çıkıyor.

Öğrencilerin ortalama %84’ü yanıtlarını değiştiriyor. Yanıt değiştirmek kötü bir davranış değil.

Bir sınavda ortalamada yanıtların %3.3’ü değiştiriliyor.

Başarılı öğrenciler yanıtlarını değiştirince, değiştirdikleri yanıtların ‘doğru olma’ ihtimali daha yüksek. Başka bir deyişle, başarılı öğrenciler yanıtlarını daha çok yanlıştan doğruya doğru değiştiriyor.

Peki durum buyken, aklınıza ilk geleni işaretleyin yanılgısı nasıl ortaya çıkmış?

YANILGI

Bunun büyük oranda hafıza ile ilgisi var.

Bir sınavda 10 soruda yanıtını değiştiren bir öğrenci düşünün. Beş değişikliği doğrudan yanlışa, 5 değişikliği de yanlıştan doğruya doğru yapmış olsun.

Sınav sonunda hangi değişiklikleri daha çok hatırlar?

İlk olarak, öğrenci doğru yanıtlarını analiz etmediği için yanlıştan doğruya yaptığı değişiklikleri pek hatırlamaz. Çünkü öğrenciler genelde doğru yaptığı soruları analiz etmez.

Ama doğrudan yanlışa çevirdiği soruları hatırlar.

“Hay Allah! Ne güzel doğru yapmıştım. Değiştirdim” der. Öfke veya üzüntü hisseder. Duygu yüklü anlar da daha çok hatırlanır.

Yani insanlar değişikliklerin yanlış olduğu durumları hafızada tutar. Bundan dolayı da, “Aklına gelen ilk şık doğru olur” ifadesini doğru zanneder.

Bunu hayatımızdaki benzer olaylarda da gözlemleriz. Örneğin kişi der ki: “Ne zaman birisini düşünsem, ertesi gün o kişi beni arıyor.” Çoğu zaman bu da doğru değildir.

Aynı şekilde kişi, o kişiyi birçok kez düşünmüştür. Bu düşündüklerinin bazılarında düşündüğü kişi onu tesadüfen aramış, bazılarında aramamıştır.

Ama beyin tesadüf ilginç olduğu için aradığı durumları hafızada tutmuş, aramadığı durumları tutmamıştır. Bundan dolayı “Ne zaman birisini düşünsem arıyor” yanılgısına inanmaya başlar.

Kruger ve arkadaşları bu duruma ‘Karşıolgusal Düşünme’ (Counterfactual Thinking) diyor.

 

OLUMSUZ DUYGUYLA BAŞ ETMEK
“Aklına ilk gelen şık doğrudur” algısına inanmak, öğrenciler için başka bir duygusal avantaj sunuyor.

İki durum düşünün. Öğrenci bir tanesinde soruyu yanlış işaretledi. Diğer durumda da yanıtını değiştirdi ve sonuç yanlış çıktı. Yani bir tanesinde direkt yanlış şıkkı işaretledi, diğerinde yanıtını değiştirip yanlış şıkkı işaretledi. Hangi durumda öğrenci kendisine daha çok kızar?

Tabii ki ikinci durumda pişmanlık duygusu yaşar. Pişmanlık duygusu da daha çok acı vereceği ve öğrenciler de bu duyguyu yaşamak istemediği için “Aklına ilk gelen şık doğrudur” algısına inanır.

Peki neden akla ilk gelen yanıt her zaman doğru değil?

NEDEN İLK AKLA GELEN DOĞRU DEĞİL?

Sorunun yanıtından eminseniz zaten doğru şıkkı işaretlersiniz. Ama emin değilseniz, bu soru çetrefilli bir soru demektir.

Çetrefilli sorularda da genelde bir çeldirici olur. Soruyu hazırlayanlar da çeldirici olarak akla hemen gelebilecek şıkları seçer. Çeldirici de genelde tanıdık gelen ve alışık olunandır.

Öğrenci de bilmediği sorularda güvende hissetmek için alışık olunanı seçer.

Özellikle bu tür sorularda iki kez düşünmek, hafızadan değil de sorudan yola çıkarak yanıta ulaşmak gerekir.

YANITLAR DEĞİŞEBİLİR

Sonuç olarak sorudan eminseniz sorun yok.

Ama emin değilseniz yanıtlarınızı değiştirmekten korkmayın ve aklınıza ilk gelen yanıtın doğru olduğunu varsaymayın.

Farklı yöntemler ile soruyu bir kez daha düşünün.

Ayrıca unutmayın ki sınavlar insanların hayattaki değerlerini belirlemez. Onun için rahat olun. Sınavda gençlerimize mutluluklar dilerim!

X