"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Sudan çıkmış balık gibiyiz

Nasıl ki sudan çıkan balık nefes almakta zorlanır, solungaçlarını geniş açar, ağzını oynatıp durursa biz de suya düşmüş “kara canlıları” olarak aynı durumdayız bu aralar. Nem oranı o kadar yüksek ki adeta suyun dibinden yüzer gibiyiz.

Sanki soluduğumuz havadaki oksijen yetersizmiş gibi sık ve kısa nefesler alıyor, çabucak yoruluyoruz. Hareket etmek gözümüzü korkutuyor. Dahası “yüksek nem” uykumuzu bozuyor, iştahımızı etkiliyor, psikolojik dengemizi bile tehdit ediyor. Kısacası, bugünlerde yaşadığımız sağlık sorunlarının çoğunun sebebi havadaki nem oranının yüksekliğidir. İsterseniz işin biraz daha detayına girelim...
NEM NEDİR?
Hava, sürekli olarak su kaynaklarından yükselen ve bitkilerden çıkan su buharını emer. Aslında nem, havada gaz formunda bulunan sudur. Ölçmek için higrometre kullanılır. Havadaki su buharı yani nem oranının hava sıcaklığına göre değiştiğini biliyoruz. Bu bilgiden yola çıkarak “bağıl nem oranı” hesaplanabiliyor. Bağıl nem oranı, havada ölçülen nem miktarının, yoğunlaşmadan yani su damlacıklarına dönüşmeden önce, aynı havadaki maksimum nem miktarına olan oranıdır. Örneğin yüzde 70 nem, havanın o sıcaklıkta emebileceği maksimum nemin yüzde 70’ini içerdiğini gösterir. Hava ne kadar sıcaksa, yoğunlaşmadan o kadar çok nem barındırabilir. Hava ne kadar soğuksa da o kadar az nem içerir.
Farklı sıcaklıklardaki iki ayrı hava kitlesi aynı bağıl nem oranına sahip olsa da farklı nem yüzdesi içerir. Bu durum, bağıl nem oranı yüzde 60 olan 30 derece sıcaklığın 20 dereceye göre neden bizi daha fazla rahatsız ettiğini de açıklar. Nemli bir gün, bize havanın kuru ama daha sıcak olduğu bir başka günden çok daha sıcakmış gibi gelir.
SICAK VE ISLAK
Nem oranı da yüksekse sıcağa tahammül etmesi çok daha zor oluyor. Çünkü sıcaklığını ayarlayabilmek için vücudumuzun terlemesi gerekiyor. Yani terlerken serinliyor. Eğer nem yüksekse, terleme ile kurtulmaya çalıştığımız suyu alamıyor. Atamadığımız fazla sıvı bedenimizi rahatsız ediyor.
Aslında insan bedeni kısa zamanda bulunduğu ortama uyum sağlama kapasitesine sahiptir. Buna en iyi örnek turistlerdir: Kuzey ülkelerinden sıcak ve nemli yerlere giden turistlerin başta biraz sıkıntı çekseler de kısa sürede yeni iklim koşullarına alıştıklarını, terleme becerilerinin hızla artıp, kalp-damar sistemlerinin daha az uyarıldığını ve hareket sırasında vücut ısılarının daha yavaş artmaya başladığını biliyoruz.

BİR UYARI

Aşırı nem ne yapıyor? (42-35631066)
- Cilt döküntüleri, kaşıntı, egzama
- Baş ağrısı, baş dönmesi
- Yorgunluk
- Bulantı, bazen kusma
- Gözlerde kızarıklık, kaşıntı
- Öksürük, nezle, nefes darlığı
- Astım atakları
- Öncelikle mantar üremesindeki artışlar nedeniyle enfeksiyonlarda çoğalma

BİR ÖNERİ

Aşırı nemden korunmanın yolları (42-22242406)

- Evleri, işyerlerini ve diğer kapalı alanları havalandırmak
- Filtresi düzenli kontrol edilen klimaları 22-24 ?C’de olmak koşuluyla aralıklı olarak kullanmak
- Nem oranını yüzde 30-50, hava akım hızını saniyede 0.05-0.15 m’ye ayarlamak
- Ne soğuk ne de sıcak ama serin sudan bolca tüketmek
- Nem oranının çok yüksek olduğu saatlerde dışarıya çıkmamak (öncelikle solunum ve kalp hastaları)
- Dar, vücuda yapışan giysiler yerine bol, rahat, emici kumaşlardan ve açık renkli giysileri tercih etmek
- Sebze, meyve, ayran, yoğurt ağırlıklı beslenmek
- Sıcak yemekler yerine ılık ya da soğuk yenebilecek yemekler pişirmek
- Fiziksel aktivite için serin saatleri tercih etmek. Ağır egzersizlerden kaçınmak.
Dr. Evren ALTINEL

X