Bu çektiğiniz nezle mi grip mi?

Şu günlerde hemen her evde birileri öksürüp aksırıyor, boğaz ağrısı, halsizlikten yakınıyor, kimi ateşler içinde yanıp kas ve eklem ağrıları ile kıvranıp duruyor.

Haberin Devamı

Peki bu çekilen ıstırap nezleden mi gripten mi? Hangisine ne yapmak lazım? Buyurun...

 

Nezle ayrı grip ayrı şeydir. Nezle daha hafif, daha kolay atlatılan bir viral enfeksiyonken gripte durum biraz daha ciddidir. Özellikle yaşlılar ve çocuklarda gribin tehlikeli sonuçları olabiliyor. Örneğin sıradan bir gribi sinüzit, akciğer iltihapları izleyebiliyor. Bu nedenle nezle grip deyip geçmemek, önlem alırken de tedavi olurken de dikkatli olmak lazım. Diğer taraftan bunca afrası tafrasına rağmen modern tıbbın nezle-grip karşısında eli kolu hala bağlı. Elde ettiği ciddi bir başarı filan yok, o eski halk deyimi bugün de geçerli: “Grip ilaçlarla bir haftada, ilaçsız yedi günde tedavi edilir!” işte bu nedenle nezleden, gripten korunmak en önemli konu. “Yakalandığınızda iyileşmek için ne yapılmalı?” bu da mühim bir ayrıntı. Soruların yanıtlarını merak ediyorsanız buyurun…

 

Haberin Devamı

10 MÜHİM ÖNLEM

 

Nezleyi de gribi de bulaştırmamak, çevrenizdeki hastalardan korunmak istiyorsanız şu on tavsiyeye mutlaka uyun:

Üst solunum yollarına mikrop taşımada en büyük araç elleriniz. Ellerinizi daha sık ve daha dikkatli yıkayın.

Lüzumsuz öpüşmeleri bırakın. Sadece selamlaşmak, kış enfeksiyonlarını önlemede etkili. Bugünden tezi yok bahara kadar karşılaştığımız herkesle şapşup öpüşmeyi bırakıyoruz.

Cep telefonlarınızı temiz tutun. Cep telefonlarının çoğu mikrop yuvası. Başkalarının telefonunu kullanmayın, kendi telefonunuzu da sık sık temizleyin. Özellikle aksırıp hapşırıyorsanız daha dikkatli olun.

Evlerde mikrop yayan aracılardan biri de uzaktan kumanda cihazlarıdır. Tıpkı cep telefonları gibi temiz tutun.

Yastık kılıfları ve çarşaflar mikropların yuvalandığı yerler haline gelebilir. Bu nedenle kış boyunca daha sık değiştirin. Nezle, grip, anjin geçirdiyseniz o çarşafları hemen değiştirin.

Birincisi dişler her gün en az 2-3 kez fırçalanacak, mümkünse ağız çalkalama sularından faydalanılacak. İkincisi herkesin ayrı bir fırçası olacak. Üçüncüsü fırçalar en fazla 1-2 ay kullanılıp yenisi ile değiştirilecek. Gelelim kış-fırça ilişkisine! Diş fırçalarını kış aylarında daha temiz tutup daha sık değiştirmekte fayda var. hele hele yeni bir nezle veya grip atlattıysanız.

Haberin Devamı

Prensip olarak evde herkesin ayrı bir havlusunun olması daha doğru. Bu mümkün değilse nezlesi, gribi, üst solunum yolu enfeksiyonu olanlara ayrı havlu şart. Havlular kışın sık sık temizlenmeli, mutlaka kuru tutulmalı. Çünkü kirli ve nemli havlular mikrop yuvası olur.

Hapşırırken dikkat! Daha önce de yazdım, her hapşırık öksürükle milyonlarca mikrop yayılır. Hapşırırken ya tek kullanımlık bir mendil ya da kolunuzun ters yüzüyle ağzınızı kapatmayı ihmal etmeyin.

Hepinizden küçük bir ricam var. Nezleniz, gribiniz, farenjitiniz, sinüzitiniz varsa toplu yaşanan, toplu seyahat edilen ortamlara girmeyin. Girmeyin çünkü enfeksiyonu yüzlerce kişiye yayma ihtimaliniz var. Unutmayınız ki enfeksiyonu “sattığınız!” kişiler en geç iki üç hafta içinde aynı otobüs, metro veya sinemada size geri iade edecekler. Eğer mecburen buralarda olmak durumunda kalırsanız utanıp sıkılmayın, ağzınıza bir maske takın.

Haberin Devamı

Mikropların yayılmasına en uygun ortamlardan biri de sınıflar. Çocukların kalabalık halde yaşadıkları sınıflar enfeksiyonun bulaşmasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle ne hasta çocuğunuzu okula gönderin, ne de iyileşmeden okula dönmesine müsaade edin. Çalışan biriyseniz bu biraz zor olabilir ama bir çaresini bulmak zorundasınız, zira burada da “sinema, otobüs, metro” durumu var. çocuğunuz enfeksiyonu arkadaşlarına bulaştırırsa en geç 2-3 hafta sonra arkadaşı da ona geri iade edecektir. Yani mikroplar “pinpon topu gibi” gidip gelecektir.

 

Bu çektiğiniz nezle mi grip mi

 


Nezleyi ve gribi yenmenin 6 etkili yolu

 


BELİRTTİĞİM gibi. modern tıp bu afacan virüsler karşısında hâlâ çaresiz, eli kolu bağlı, boynu bükük öylece duruyor. Duruyor çünkü bunlar yapılarını inanılmaz hızla değiştirebilen, geliştirilen ilaç ve aşılara çabucak direnç oluşturan acayip mikro canlılar. Çözümü burada da geleneksel tavsiyelerde aramak gerekiyor. Tedavinin özeti şu…

Haberin Devamı

-İstİrahat edİlecek: İstirahat etmezseniz vücudunuz virüslerle mücadele edecek gücü kuvveti bulamaz. Mutlaka dinlenin, iyi uyuyun. İyi uyuyun ki bağışıklık sisteminiz derlenip toparlansın.

-Beslenmeye özen gösterİlecek: Bol sıvı, C vitamininden zengin meyve ve sebzeler (portakal, mandalina, greyfurt), protein zengini yoğurt, yumurta, et, balığa ağırlık vermek basit ama mühim ayrıntılar. Tavuk suyu çorbası ise en favori “nezle grip besini”. İçine bolca havuç, bezelye veya mercimek, birkaç parça zencefil ilave edin. Bol soğan, hatta sarımsak eklemeyi, karabiber, kırmızıbiber gibi baharatlar ve limon suyuyla zenginleştirmeyi ihmal etmeyin. Alternatifi lahana-kereviz çorbası.

Haberin Devamı

-Burun boğaz temİzlİğİ: Boğaz için sık ve bol ılık su, çay için. Kuşburnu, ıhlamur, özellikle de adaçayı. Soğutulmuş adaçayı ya da çok az tuz eklenmiş suyla günde 3-5 kez boğaz gargarası şart. ‘Zencefil+bal’ veya ‘karabiber+bal’ karışımı da olur.

-Bİtkİsel destekler: Sambucus özleri (elderberry), pellorgonium ekstraktı (umclaoba) ve/veya ekinezya en sık kullanılan anti nezle/anti grip bitkisel destekler. Listeye betaglukanı da ilave edebilirsiniz.

-Vİtamİn İşe yarar: Nezleyken günde 1-2 gram C vitamini, 20-40 mg çinko, günde 10-20 bin ünite D vitamini almayı da ihmal etmiyorum, size de tavsiye ederim.

-Semptomatİk tedavİ: Ağrı ve kırıklıkta parasetamol vb. analjezikler, düşük dozda (200 mg) ibuprofen veya diklofenattan faydalanmanız mümkün. Burun tıkanıklığı ve boğaz akıntılarına antihistaminik. Ttansiyon, şeker veya kalp sorunu olan, ilaç için doktora danışmalı.

 

 

4 soru 4 cevap

 

 

Şu anda bir grip salgını var mı?

-Her yıl yaşadığımız grip sezonundayız, salgın var diyemeyiz. Tam grip zamanı ve grip sıklığı da mevsim normalinde seyrediyor. Hatta aslında  düşük yoğunluklu olduğunu bile söyleyebiliriz.

H1N1’den, diğer grip virüslerinden fazla mı korkmalıyız?

-Önce bir hatırlatma yapalım. H1N1 bir insan gribi oldu. Domuz gribi demek yanlış. H1N1’in diğer griplerden çok bir farkı yok. Sadece daha çabuk bulaşıyor. Hastalandırıcı etkisi de biraz daha yüksek. Ancak telaşa gerek yok. Diğer grip virüslerinden daha öldürücü değil. Risk grubundakilerde, aynen diğer mevsimsel grip virüsleri gibi daha ağır seyrediyor. Hamileler, 2 yaşın altı, 65 yaşın üzerinde olanlar (bilhassa 80 yaş üstü), kalp, akciğer, karaciğer, böbrek yetmezliği hastaları, bağışıklığı baskılananlar (kanser tedavisi gören veya organ nakilliler) sadece H1N1 değil, tüm grip virüslerine karşı daha büyük risk altında.

Her grip hastası olan anti viral ve antibiyotik almalı mı?

-Grip tedavisinde antibiyotiğin yeri yok. Antibiyotikler bakterilerin yol açtığı hastalıkların tedavisinde kullanılır. Grip ise viral bir hastalık. Zaman zaman suiistimal de edilen anti viral ilaçlar pahalı ve yan etkileri çok fazla. Ancak uzman doktor (enfeksiyon veya göğüs hastalıkları) önerirse alınmalı. Dikkatli kullanılmalı. Aynen antibiyotikler gibi reçetesiz satılmamalı. Unutmayın grip ilaçla da ilaçsız da 7 günde iyileşiyor.

Hala grip aşısı yaptırabilir miyiz?

-Çok riskli kişiler dışındakilerin şu mevsimde aşı peşinde koşturmalarının anlamı yok. Aşının (bilhassa risk grubunda yer alanlar tarafından) grip mevsimi başlamadan önce yaptırılması gerekiyor.

 

Yazarın Tüm Yazıları