"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Bellek nasıl güçlü kalır?

Sağlam ve güçlü bir bellek öyle kolayca elde edilmiyor, kolayca da muhafaza edilemiyor. Bu iş emek ve dikkat gerektiriyor.

Belleğimiz, en önemli varlıklarımızdan biri. Onu korumak ve kollamak önemli bir konu ve bu konuda hepimiz bir hayli bilgilendik. Mesela güçlü bir bellek için doğru beslenmemiz, iyi uyumamız, sakin ve huzurlu bir hayat sürmemiz, stres düzeyimizi düşürmemiz, aktif olmamız gerektiğini biliyoruz.
Ayrıca alkolün, sigaranın, fazla kilolu olmanın, bazı ilaçların (kolesterol hapları), vitamin noksanlıklarının (B12, folik asit), mineral eksikliklerinin (demir), yağ asidi fakirliklerinin (omega-3, DHA) belleğimizi olumsuz yönde etkilediğini de öğrendik.
Ne kadar çok sosyalleşir, ne kadar çok gezip tozar, dinler, konuşur, öğrenir, tekrar edersek, ne kadar çok bir şeyler çözer, çalışıp üretirsek ve de yaşadığımız süreçlere ne kadar çok odaklanır, yazar, çizer, resim yaparsak, kısacası kendimize ne kadar iyi bakarsak belleğimizin o ölçüde güçlü kalacağını da biliyoruz.
Kısacası “sağlam kafanın -beynin- sağlam vücutta bulunacağından” en ufak bir kuşkumuz yok. Ama yine de belleğimizi sürekli takviye etmemizde de fayda var. Beslenirken, aktivite yaparken, sağlık sorunlarımızı izlerken, besin takviyelerini yutarken belleğimizi de düşünerek hareket etmemiz lazım. Nasıl mı? İşte örnekleri...
BEYNİ BESLEYİN
Eğer daha güçlü bir belleğe sahip olmak ve de belleğimizi korumak istiyorsak, omega-3 zengini besinlerden -mesela balıktan, cevizden, semizotundan, keten tohumundan, fındıktan- daha sık ve çok istifade etmemiz lazım.
Bol bol sebze ve meyve tüketmeli, tam tahıllara ağırlık vermeliyiz. Demirden zengin besinleri -et, yeşil sebzeler, yumurta- ise asla ihmal etmemeliyiz. Beyin dostu maddeleri bol miktarda içeren -demir, faydalı yağlar, folik asit, faydalı aminoasitler, lesitin gibi maddeler- yumurta temel besinlerimizden biri olmalı.
Daha çok E vitamini kazanmanın -çekirdek, fındık, fıstık-, daha fazla D vitamini temin etmenin -güneşlenmek, süt ürünleri- bir yolunu bulmamızda da fayda var.
Havucun hatırlama yeteneğini arttırdığını, zencefilin yaratıcılığı teşvik ettiğini, muz ve çileğin beyindeki endorfin ve serotonin seviyesini çoğaltabildiğini, limonun algılamayı keskinleştirdiğini de unutmamak için bir kenara not edelim.
Ispanak zengin folik asit ve koenzim içeriği, portakal C vitamini, folik asit, potasyum zenginliği, bitter çikolata flavinoidlerinin yüksekliği, zerdeçal iltihap giderici ve antioksidan faydaları, elma kuversetini, siyah üzüm resveratrolü, çay kateşinleri nedeniyle beyne dost besinler arasında ilk sıralarda yer almalı, hepsinden sık sık faydalanmalıyız.
ONA HUZUR VERİN
Peki, güçlü bir bellek için sadece beslenmeye dikkat etmemiz yeterli olur mu? Tabiî ki olmaz. Beynimizi huzurla, keyifle, güzel duygular ve farklı hazlarla da beslememiz lazım. Onun hoşuna giden, mutlu eden şeyler yapmamız şart. Uykusuna, dinlenmesine özen göstermeli, onu besleyecek dostluklar, arkadaşlıklar, ilişkiler kurmalıyız.
Bu arada egzersizin önemini yeniden hatırlayalım. Düzenli egzersiz yapmak, beyin dokusuna oksijeni ve besinleri taşıyan kılcal damarları genç ve sağlam tutuyor, hatta yeni damar üretimini teşvik ediyor.
Neticede sinir hücreleri -nöronlar- daha iyi besleniyor, nöronlar arası bağlar artıyor ki bu daha kolay iletişim, daha kolay bilgi depolanması ve daha kolay hatırlama anlamına da geliyor.
Egzersiz, belleğin adeta sütü gibi düşünülen asetil kolin isimli kimyasalın ve serotonin ve benzeri faydalı moleküllerin üretimini de teşvik ediyor.
Sonuç olarak, sağlam ve güçlü bir bellek öyle kolayca elde edilmiyor, kolayca da muhafaza edilemiyor, bu iş de emek ve dikkat gerektiriyor.

BUNLAR DA ÖNEMLİ

Daha güçlü bir bellek için... (42-47261533)

* Yeni şeyler öğrenin: Siz yeni şeyler öğrendikçe beyin hücreleriniz nöronlar arasındaki iletişim şebekelerinin -bağlantıların- sayısı, gücü ve kapasitesi artıyor. Eğitim düzeyiniz ne olursa olsun daima düzenli ve sürekli bir öğrenici olmaya bakın. Okuyun, ezberleyin, çözün, çözümleyin. Yeni şeyler öğrenmenin yollarını araştırın.
* Hayata bağlanın: Aidiyetleriniz ne kadar güçlü, gününüz ne kadar değerli ve dolu, hayata ilişkin duygularınız ne kadar olumlu ise belleğiniz o denli güçlü kalacaktır. Manevi hayatınızı güçlendirin. İnanç dünyanızı zenginleştirin. Sanatla ilişkilerinizi yoğunlaştırın. Ailenizle, dost ve arkadaşlarınızla, komşularınız ve hemşerilerinizle daha yakın bağlar oluşturun.
* Stresi kovalayın: Daha az stres, daha kolay odaklanmak ve daha kolay hatırlamak demektir. Stresi azaltan her şeyden istifade edin. Hayatınıza daha çok eğlence, daha az endişe, daha çok umut, daha az korku, daha çok sevgi, daha az öfke ilave edin. Yogadan, meditasyondan, nefes egzersizlerinden ama ille de inanç zenginliğinden faydalanmanın yollarını arayın.
* Pozitif-olumlu düşünen biri olun.
* Organize olmaya çalışın, her işi üstlenmeyin, hayır demeyi öğrenin, işlerinizin bir kısmını başkalarına yükleyin.
* Not alın, dikkatle dinleyin, odaklanın, öğrendiklerinizi tekrarlayın, öğrendiklerinize anlam ve heyecan yükleyin.

HATIRLATMA

Hayat bir enerjidir (42-60218577)

Hayat bir enerjidir. İhtiyacı olan enerjiyi de yalnız bedenden değil, beden ve ruhun muhteşem işbirliğinden alır.
Her insan yalnızca yürürken, koşarken değil, gülüp eğlenir, ağlayıp sevinirken de aynı enerjiyi kullanır. Ama ikincisinde enerji kullanıldıkça çoğalırken, birincisinde yavaş yavaş azalır.
Vücudunuza yalnızca kaliteli kaloriler yüklemek, kendinizi canlı ve güçlü hissetmenize yetmez. Enerjik biri olmak ile canlılık hissi arasındaki ilişkiyi yalnızca beslenme, aktivite gibi şeyler belirlemez. İşin içine mutlaka ruh sağlığını da, duygusal zenginliği de eklemeniz gerekir.
Gözden kaçırdığımız bazı kolay ve etkili şeyler var. Bunlardan bazılarını değiştirebilirseniz hayatınız uzar mı bilmem ama önemli ölçüde iyileşeceğini garanti edebilirim.
Adını hatırlayamadığım bir ünlünün şu çok önemli cümlesini de bir kenara lütfen not edin: “Kişinin ömrüne yıllar eklemesi yeterli değildir, kişi bu yıllara hayat da eklemelidir.”
Başkalarının hayatına da iyi ve güzel zamanlar, hoş anlar, unutulmayacak yardımlar, akıldan çıkmaz dostluklar, bir daha yapılamaz yardımlar eklemeye bakın. Özellikle ikinci hayatınızda artık hemen her şeyin “daha iyi bir hayat” için kurgulanması gerektiğini unutmayın.
(İKİNCİ HAYAT/DOĞAN KİTAP)

X