Oysa hayallerimiz başkaydı

Ne umutlarla girdik hatırlıyor musunuz 2023’e?

Haberin Devamı

“Bit artık 2022, gel 2023” dedik.
“Hayatımızın değiştiği bir sene olsun” diledik.
"İş ver, para ver, sağlık ver, aşk ver" dedik.
Sonra şubat ayı geldi. "İyi gel şubat, güzelliklerle gel şubat" methiyeleri başladı.
Aksi gibi hep de karşıydım böyle dileklere ben.
Bir şeye çok fazla anlam yüklememe taraftarıyım çünkü.
Bakın işte o büyük umutlarla baktığımız senenin daha başında neler yaşadık.
Ne acılar.
Artık galiba ‘Büyük umutlar büyük hayal kırıklıkları doğuruyor’ düşüncesini savunmaya geçeceğim.

“Durmadan ağlıyorum”

Ben çok eski tanırım Cüneyt Özdemir’i...
Ağabeyimdir, çok da severim.
Ha çok atışmışızdır, birbirimize darılmışızdır zamanında ayrı.
Çok emeği vardır üzerimde.
Türkiye’de YouTube haberciliğini başlatan isim o.
Benim şansım da o hikâyenin öncesine ve sonrasına bizzat tanıklık etmem... Neyse.
Kalktı deprem bölgesine gitti ve oradan günlerce yayın yaptı Cüneyt Özdemir. Instagram hesabından da bir yazı paylaştı.
“Ben hiç böyle bir çaresizlik, böyle bir acı böyle bir keder görmedim. Durup durup ağlıyorum. Oğlum Mavi görmesin diye köşeye kaçıp ağlıyorum hatta ekibimle nöbetleşe ağlıyoruz” dedi.
Ben kendisini tanıdığım için yazdıklarının fazlası vardır eksiği yoktur diyorum. Gözyaşlarına da samimiyetine de imzamı atıyorum.
Deprem bölgesine giden çok arkadaşımdan duydum...
Uzaktan baktığımız gibi değil orada yaşananlar...
Konuşmak kolay buradan.
Hatta üzülmek de kolay uzaktan.
Ama bölgenin hikâyesi maalesef çok acı.
Cüneyt o samimi satırlarıyla bunu en iyi anlatanlardan biri olmuş.

Fırsatçılar!

Haberin Devamı

Fırsat bu fırsat deyip...
◊ Evinin kirasını artırıyorsan...
◊ Oyuncak şu dönemde çok satar deyip zammı basıyorsan..
◊ Ekmeğe, peynire, süte çarpı 2 yazıyorsan...
◊ Battaniye stokçuluğu yapıp yüksek fiyata elden çıkartıyorsan...
◊ Isıtıcı satmak için tam dönemi diye düşünüp fiyatları uçuruyorsan...
Özetle ölüm korkusunu paraya çeviriyorsan sen insan falan değilsin kardeşim.
Kusura bakma!
Ya da bak, bana ne!..

İyi değilim kardeşim

Dün bir yazı yazdım...
Nasılsın sorusu bir süredir anlamını yitirdi dedim.
Sonra da Cem Yılmaz’ın basın mensuplarıyla diyaloğuna denk geldim.
Kastettiğim tam da buydu.
Nasılsınız diye sormuşlar Cem Yılmaz’a...
O da “iyi değilim kardeşim” demiş. Vallahi ne güzel özetlemiş.
Ben deprem bölgesindekilere bir süre bu soruyu sormayalım demiştim ama az bile demişim.
Kimseye sormayalım bence.
Çünkü iyi değiliz kardeşim...

Haberin Devamı

Bu önemli mevzu

Hadi bizler bir şekilde atlatıyoruz, atlatmaya çalışıyoruz ama çocuklar için durum çok başka.
Onların yaşanılan bu deprem travmasını tamamen unutması, hayatlarına etki etmemesi gerekiyor.
Yeşilay depremden etkilenen ebeveyn ve çocuklara bir kriz rehberi hazırlayarak bu sorunu çözmeye çalışmış.
Birleşmiş Milletler’le Manchester Üniversitesi tarafından hazırlanan ‘kriz durumlarında çocuklara yardım rehberi’ni Türkçe’ye çevirmiş.
Hem çocuklar hem ebeveynler için önemli bilgiler var o rehberde.
İnternet sitelerinden ulaşabilirsiniz.
Bir göz atın derim.

Acaba diyorum

Yitirilen onca can birilerini değiştirir mi?
İnsan ilişkilerini saflaştırır mı?
Vicdanları törpüler mi?
Asansörde falan günaydın dedirtmeye başlar mı?
‘Bize iyi insan lazım’ farkındalığını yaratır mı?
Acaba diyorum.
Ama sonra bir umutsuzluk kaplayıveriyor içimi, susuyorum.

Haberin Devamı

Derdimiz bu mu?

Survivor yarışmacılarına deprem haberini verirken bu anları ekrana getirdi diye hiç taşlamayın Acun Ilıcalı’yı da Survivor yarışmasını da...
Hatırlıyorum pandemi döneminde de benzer bir konsey olmuştu ve Acun Ilıcalı yarışmacılara kötü haberleri verdiği o anları yine yayınlamıştı.
Böyledir bu işler.
Kötü niyet aramaya, acı üzerinden reyting avcılığı yapmakla suçlamaya gerek
yok ki.
Acısını da tatlısını da ekrana yansıtma samimiyetine karşı değilim ben.

Yazarın Tüm Yazıları