Şehirde neler oluyor?

Et kokularının yoğun olduğu Etiler’de az sayıdaki farklı mekânlara bir yenisi daha ekleniyor. Sanat galerileri aynı gün açılış yaparak kendilerine yazık ediyor. Peki şehrin popüler buluşma noktası neresi? Cancağızım, hepsi tüm çılgınlığıyla bu yazıda.

Haberin Devamı

ETİLER’DE HAREKET

Etiler sadece Orta Doğulu turistin yoğun ilgi gösterip kapısında kuyruk olduğu ve kırmızı etin kral olduğu Nusr-et Caddesi’nden (namıdiğer Nispetiye) ibaret değil.

Semtin ara sokakları da yavaş yavaş hareketlenmeye başladı.

İlk hareket geçtiğimiz kış Beca’nın açılmasıyla oldu.

Girişinin önündeki devasa inşaat kapısını kaldırmadan açılışını yapan ve kısa sürede bu doğaçlama gizemi dolayısıyla popüler olan Beca’yı bu yaz bir Nişantaşı markası takip etti: Delicatessen.

Tıpkı Beca gibi pek gidilmeyen bir Etiler noktasında, yeni yapılmış bir villaya konuşlanan Delicatessen şimdilerde özellikle bahçesi dolayısıyla hayli revaçta.

Son Etiler bereketlenmesinin adı ise 15 Eylül’de kapılarını açmaya hazırlanan Arkestra.

Bugünlerde şehirdeki herkesin telefonuna yakın bir tanıdığından Arkestra’nın üyelik formu düşüyor.

Haberin Devamı

Önce ben de bu form vesilesiyle Arkestra’yı Soho House ya da Londra’daki üyelikli kulüpler gibi bir mekân sandım.

Ama değilmiş.

Sadece etkinlikleri duyurmak ya da rezervasyonlarda öncelik tanımak için bir liste oluşturuyorlarmış.

Peki kim açıyor Arkestra’yı?

Bir yaz önce Bodrum Yalıkavak’ta Ritmo Zeytino vardı.

İşte oranın yaratıcısı olan Debora İpekel-Cenk Debensason çifti açıyor Arkestra’yı.

Deniliyor ki; Cenk (tıpkı Ritmo’da olduğu gibi) mutfağından, Debora ise müziklerinden sorumlu Arkestra’nın.

Mekân tasarımlarına meraklı olduğum için Arkestra’nın nasıl bir ambiyansa sahip olduğunu ayrıca merak ediyorum.

Çünkü 60’lardan kalma bir evin içine konuşlandırmışlar mekânı.

Alt kat restoran, üstü ise bar olacakmış.

İç tasarımı Tayfun Mumcu’ya emanet etmişler.

NEDEN TÜM AÇILIŞLAR AYNI GÜN?

Şehirdeki tüm sanat galerileri sözleşmiş gibi son iki gündür yeni sergi açılışı yapıyor.

Yetmedi, haftaya Bienal ve CI ile beraber zirve yapacak açılışlar.

Her şeyin aynı güne denk getirilmesi sanıldığı kadar iyi bir şey değil.

Özellikle farklı semtlere yayılmış sanat galerilerinin aynı gün ve saate denk gelen açılışlarını İstanbul gibi trafiği bol bir şehirde takip etmek neredeyse imkansız.

Haberin Devamı

“ŞU MASAYA KİM GELDİ”NİN MEKÂNI

Bir dönem sadece sahilde yürüyüş yapanların çay-kahve molası durağıydı Bebek Otel’in denize nazır, martıların çılgınca masaya üşüşmesiyle meşhur terası.

Şimdi ise tam tersi.

Yazları değil ama sonbahar ve kışları popüler bir buluşma noktasına dönüştü burası.

Önceki gün bir masada James ve Tamara Lohan’ın meşhur otel sitesi Mr & Mrs Smith’te “Dünyanın en iyi beach club”ları listesine yeni giren Fethiye’deki Yazz Colective ortaklarından Mehmet Can Uzun vardı.

Bebek Otel’in alameti farikası elbette yeme-içmesinden ziyade tüm masalarda “birinin” olması.

“Şu masaya kim geldi” diye dönüp dönüp bakılması.

Ancak bu dönüp dönüp bakmayı kısmen abartanlar da var.

Haberin Devamı

Misal, iki kez peş peşe hapşırdım diye yan masadan bakış sağanağına maruz kaldığım hanımefendi.

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları