"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Şef restoranları artık tepeden bakmıyor

Şef restoranlarının açılmasına seviniyorum.

Çünkü menüdeki fiyatların da arttığı bu dönemde kalkıp restoran açmak kolay iş değil.
Dahası, şef restoranındaki yemekler popüler restoranlarda sunulan yemekler gibi
tanıdık değil.
Hepsi sürprizli.
Buna rağmen Kuruçeşme’nin Toi’den sonraki en yeni şef restoranı
Alaf’a cuma gecesi gittiğimde durum
şöyleydi:
İki katlı bir mekan ve tüm masalar dolu.
Cuma gecesinin hareketliliğine de yorabiliriz ama bence Alaf ve benzeri şef restoranları (Araka ya da Aman da Bravo gibi) şu formülü çözmüş durumda:
Müşteriye artık tepeden bakmıyorlar, ortamları da samimi kendileri de.
Yemekler illa sürprizli olsun diye kasıp porsiyondan kısmıyorlar.
Fiyatları dengelemeye çalışıyorlar.
En önemli şey ise Anadolu’nun hiç bilmediğimiz lezzetlerini önümüze getirmeleri...
Sonuç: Yeni nesil müşteri de onlardan kaçmıyor, gidiyor.
Misal: Benim gittiğim gece oyuncu Tolga Sarıtaş da bir grup arkadaşıyla Alaf’ta yemekteydi...
Peki şef Murat Deniz Temel’in Alaf’ında yemekler nasıldı?
Lokantanın özü şu aslında: Göçebe yemekleri.
Anamurlu
şef Temel, o
bölgenin yörük lezzetlerinden etkilenmiş ve bunu lokantasına da taşımış.
En akılda kalan keşiflerden biri ise şu:
Kendi dev yaprağının içinde servis edilen, patatese benzeyen gölevez bitkisi.

Ah o R&B şarkılarının gözü kör olsun!

Şeyma Subaşı’nın Ayşe Arman’a verdiği dünkü röportajı okuduktan sonra benim aklımda bir tek şu detay kaldı:
Şeyma ve Acun’u aslında R&B müziği ayırmış!
Acun bu müzik türüne bayılıyormuş.
Şeyma ise zaman içinde bu müzikten pek hoşlanmadığını anlamış.
Dahası, Şeyma da Acun da aslında ayrı şeylerden zevk almaya başladıklarını, ortak noktalarının pek olmadığını görmüşler.
Şeyma böyle anlatıyor röportajda.
Benim anlamadığım şu:
Elde böyle sıkı veriler ve deneyim varken neden evlenir insan?
Sırf evlenmiş olmak için mi?

Sevgilim değil, meşguliyetim!

Şeyma Subaşı’nın yeni ilişkisi için söylediği cümleleri ise samimi buldum:
Diyor ki:
“Hâlâ birbirimize, ‘sevgiliyiz’ gibi şeyler demiyoruz.
Ama evet, ilgi gördüğüm, benim de ilgilendiğim biri.
Nasıl anlatabilirim? Beni meşgul ediyor.
Beni merak ediyor, benimle ilgileniyor...”
İşte bu!
Şeyma günümüzün ilişki tarzını çok güzel özetlemiş.
Artık herkes sevgilisi var mı yok mu, durum tam nedir pek emin olamıyor ve sadece ‘takılıyor’ ya.
Bu karmaşık pozisyonlara ‘biriyle meşgul olmak’ tarifi çok daha cuk oturmuş.
Hobinle meşgul olmak gibi, biriyle görüşüp onunla meşgul olmak.
Biraz acımasız ama iki taraf da bunu dürüst bir şekilde itiraf ediyorsa neden olmasın ki?
O zaman marş marş, hemen yeni flörtlerin telefondaki isimlerinin yanına şu sıfat da eklensin: “Meşguliyet”!
O aradığında arkadaşlarınız da sizi anlayışla karşılar üstelik.
Çünkü adı üstünde, meşgulsünüz:)

 

 

 

 

X