"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Dün gece tepende beş kez turladım İstanbul

Artık alıştık. Binilen uçak Atatürk Havalimanı’na inecekse normal uçuş süresine bir saat daha ekliyoruz. Hatta bir buçuk saat. Kafadan/rafadan.

Çünkü hava trafiğinden dolayı uçaklar gökyüzünde inci gibi diziliyor, iniş için sıra bekliyor.
Malum şarkıdaki ‘Bebek’te üç-beş tur atalım’ dizesi gibi, yukarda dön bana dönelim şeklinde birkaç tur atılıyor.
Şanslıysan o turlamalar yirmi dakika sürüyor. Değilsen bir saati buluyor.
Gününe, saatine bağlı. İnince de çilen bitmiyor. Havalimanının yoğunluğundan uçak park edecek yer bulamıyor!
Geçtiğimiz günlerde içinde bulunduğum uçağın park yerine ulaşması onbeş-yirmi dakika sürdü.
Küçük bir havalimanı turu yapmış olduk.
Dahası: Sonrasında körüğe yanaşmadığımız için otobüse bindik ve ikinci bir havalimanı turu daha yaptık savrula savrula. O da en az 15 dakika.
Yani üç saatlik uçuşum kendiliğinden dört buçuk-beş saat olmuştu bile.


Aşk ile reklam

Onca dımtıs/kopya yaz şarkısı içinde Kenan Doğulu’nun Aşk ile Yap şarkısı ayrı bir güzel.
Klibi de öyle.
Üzerine düşünülmüş, çalışılmış, hikayesi güzel işlenmiş.
Ama Kenan’ın bu yeni şarkısını Arçelik’in yeni reklam filminin sloganı ve şarkısı olarak görünce açıkçası hayalkırıklığına uğradım.
Eşi Beren Saat’le birlikte oynuyorlar filmde. Mesleklerini ne kadar aşkla yaptıklarını vurguluyorlar.
Sonra Arçelik’in dış sesi giriyor devreye, biz de aşkla yapıyoruz işimizi filan diyor. Bu şarkı keşke daha sonra reklam filmine verilmiş olsaydı.
Benim algı penceremde Aşk ile Yap artık Arçelik’in müziği oldu.
“Demek ki marka için yapılmış” diye düşündüğümden şarkı ve kliple arama mesafe girdi ister istemez.


Raffles’ın yirminci katındaki o toplantı


Önceki gün Raffles Otel’in yirminci katında çok özel bir toplantıya katıldım.
42. Altın Kelebek Ödül Töreni’nin ön jüri toplantısına...
Jüride kimler mi var?
Ertuğrul Özkök, Fikret Ercan, Selim Akçin, Cengiz Semercioğlu, Melis Alphan, Kanat Atkaya ve ben.
Öyle fikirler çıktı ki törenle ilgili.
Şimdiden şunu söyleyebilirim: Eğer bu fikirler hayata geçirilirse eylül ayında Kanal D’de sıkı bir şov izlemiş olacak seyirci. En önemlisi de bitmek bilmeyen ödül törenlerinden olmayacak Altın Kelebek.
Ödül sayısı konusunda diyet uygulanacak...


Sertab’ın düşüncesi değişmiş olamaz mı


Sertab Erener evlenmeye karşıydı deniliyor. Demir Demirkan’la beraberken sarf ettiği, “Neden devlet benim ilişkimi onaylasın ki?” sözleri hatırlatılıyor.
Peki insanın fikirleri değişemez mi?
Üç yıl önce düşündüğün bazı konularda fikrini değiştirmen insanı tutarsız mı kılar?
Bence insan değişir. Fikirleri de.
Sertab da pekala değişmiş olabilir.
Tek sorun: O değişim kimilerine inandırıcı gelir kimilerine de gelmez.


Plajlarda en çok gına gelenler


* JETLEV-FLYER
Tatlı tatlı yüzerken bir de bakmışsınız yan tarafınızdan gürültülü bir sesle dalgalar üzerinde slalom yapa yapa bir jet-ski geçmiş. Ya da şezlongta uzanmış, hayal alemine dalmışsınız. Jet-ski kullanan ergen ruh, dalgalar üzerinde coşmaktan tüm plajın akşamüstü huzurunu kaçırmış.
Evet, jet-ski’den gına gelmişti. Şimdi bir de jetlev-flyer denen şey çıktı! Bu zamazingo alet sayesinde suyun üzerinde havalanmak mümkün.
Yani plajlara yine huzur yok.

* PİDE/LAHMACUN ÇILGINLIĞI
Her plajın mönüsünde illa ki pide ya da lahmacun var. Öyle ki, artık plaja gidenler pideden başka bir şey sipariş vermez oldu. Yani talep çok. Ama hamur yiye yiye yuvarlanacak bünyeler yakında plaj kumlarında. Üstelik fahiş fiyatlara satılıyor pideler, lüzumsuz.
Plaj işletmecileri, yeni bir alternatif bulsa ya.


X