Çok karışık bir duygusal mesele

 Mustafa Ceceli’nin boşanmasının hemen ardından Selin İmer’le aşk yaşadığının ortaya çıkması sürprizdi.

Haberin Devamı


O sürprize önceki gün başka bir unsur daha eklendi:
Ceceli, İmer’le hemen evleneceklerini söyleyiverdi.
Cümleleri böyle peş peşe zincirleyince Sertab Erener’in Sakin Ol şarkısındaki gibi duruyor her şey: “Aman bir telaş, bir acele...”
Lakin elbette öyle değildir buz dağının görünmeyen kısmı ve de ona çarpan koca Titanic gemisinin hikayesi...
Bu tür kararlar çok çok önceden alınmıştır.
Bir ilişki pat diye bitip diğeri de pat diye başlayıp oradan da hoop evliliğe gitmez.
Hepsi birbirine paralel evrenlerde gelişmiştir (araya kuantum fiziği de katarım).
Sadece şu an her şeyin peş peşe açığa çıkartılmış olması sürpriz ve de şok şok.
Ceceli’nin apar topar “Evleneceğiz” açıklamasını ise hayranlarını sakinleştirmek amacıyla yaptığını düşünüyorum.
“Bakın cidden aşık oldum, evleniyorum, geçici bir şey değil bu” mesajını yaymak için...
Gerçi ne olursa olsun, arkada kalan eski eş için kırıcı bir durum:
Boşanır boşanmaz diğerinin evlenme haberini okumak...
Bu arada bir itirazım var.
Selin İmer’in adı Ceceli’yle ilgili tüm bu haberlerde sürekli “sosyetik güzel” olarak geçiyor.
Orada bir başka şeye dikkat çekiliyor, malum:
Ayrı dünyalar, ayrı kümeler, pop kümesiyle sosyete kümesinin çakışmasının yarattığı gizemli kara delikler filan...
Selin İmer’i tanımam etmem, ama ben olsam şu her haberde “sosyetik güzel” lafının geçmesine bozulurdum.
Yani insanın hayatta sadece böyle tanımlanması, kalıplara sıkıştırılması hoş değil.
Yeri gelmişken bunu da kara kaplıya not edelim...

Haberin Devamı

Çok karışık bir melodik mesele

Olay karışık. Olay tuhaf.
Ben hâlâ anlamış değilim.
Özetleyeyim:
Çağatay Akman’ın 240 milyon tıklamaya ulaşmış “Gece Gölgenin Rahatına Bak” adlı şarkısının videosu Youtube tarafından yayından kaldırıldı.
Çünkü Anna RF adlı elektro-etnik, reggae karışımı müzik yapan bir grup var.
Bu grubun da Jump isimli bir şarkısı.
O şarkının ana melodisiyle Gece Gölgenin Rahatına Bak’ı sürükleyen melodi aynı.
Bunu daha önce yazmıştım, ta 13 Ocak tarihli yazıda.
Keza Çağatay Akman’ın videosunun altında da o zaman müziğin Anna RF’ye ait olduğu açık açık yazıyordu.
Yani bu gizli bir bilgi değildi.
Ama önceki gün ne olduysa oldu, Anna RF’ciler telif hakkı sebebiyle Youtube’dan videoyu kaldırttı.
Olan biteni sormak üzere Çağatay Akman’ın yapımcısı 2645 plak şirketinden Abdullah Özdoğan’ı aradım. Lakin olay daha da karıştı.

“ONLAR BİZDEN ÇALDI!”

Özdoğan, videoyu Youtube’dan kaldıranların Anna RF grubu olmadığını, Anna RF adını kullanan sahte bir kullanıcı olduğunu, dolayısıyla videonun yakında tekrar yayına gireceğini belirtti.
Dahası, ana melodinin zaten Anna RF’ye ait olmadığını, 1994 yılında Güllü’nün söylediği bir şarkıdaki (Her Şeyim Oldun) melodiden alıntı yapıldığını anlattı.
O şarkının bestecisinin de Türk olduğunu (Mehmet Ali Sezer), asıl Anna RF’nin melodiyi çaldığını iddia etti!
Bitmiyor...
“Madem öyle” dedim, “Neden ilk başta Türk bestecinin adını yazmadınız?”
Özdoğan buna gerek duymadıklarını, şarkının ön plana çıkmasını istediklerini söyledi.
Anna RF’ye ise aslında sadece teşekkür ettiklerinin altını çizdi.

YANİ?

Tüm bunları dinledikten sonra sizin gibi şu an benim de kafam hepten karıştı.
Fena olan ise Anna RF grup üyelerinin bazılarının İsrailli olmasından yola çıkarak Türk Youtube kullanıcıları arasında milletler üzerinden abuk bir polemik başlatılmış olması...
Ki oralara hiç girmeyelim, müzik dışı şeyler bunlar.
Her şey bir yana, o eski Güllü şarkısını da dinledim.
Bilirkişi filan değilim ama benzemiyor.
Yer yer andırır gibi oluyor, sadece o kadar.

 

Yazarın Tüm Yazıları