"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

‘Çok amaçlı’ değilseniz görüşmeyelim

Bundan 15 yıl önce Teşvikiye’de bir apartman dairesinde ‘yayın hayatına’ başlayan The House Cafe’nin uzun masasında birbiriyle sosyalleşenler herhalde bugünleri tahmin edememiştir:


◊ O dönem butik, cool ve kendi halinde bir kafe olan The House Cafe’nin yıllar içinde bir zincire dönüşüp sıradanlaşacağını...
◊ Ve adım başı, mahallelerin en olmadık yerlerinde ‘kafe’ açılacağını... Hatta bazılarının sadece kahve satışı yapacağını, böylesinin çok daha revaçta olacağını...
Şu an durum böyle.
Herkesin müdavimi olduğu, kendine uygun bulduğu bir “sosyal tesisi”, yani kafesi var.
Ama hızlanan hayatla beraber artık kafeler de değişiyor, çok amaçlı hale geliyor. Gördüğüm en güzel iki örnek okyanus ötesinden, New York’taki A/D/O ve Usagi.
Williamsburg/Greenpoint tarafındaki A/D/O kendini yaratıcıların buluştuğu bir alan olarak tanımlıyor.
Yani “kafe” tanımını ortadan kaldırıyor.
İnsanları ve onların hikayelerini önemsiyor.
Bu nedenle A/D/O’da her şey bir arada: Norman adlı bir restoran, herkesin dizüstü bilgisayarıyla saatlerce çalışabildiği uzun masalar, bir adet tasarım mağazası, eğer ajansın varsa kiralayıp toplantı yapabileceğin geniş odalar...
Dumbo tarafındaki Usagi ise A/D/O’nun biraz daha küçük versiyonu.
İçinde ekstra olarak bir sanat galerisi ve mini kütüphane var.
Her iki mekanın da en önemli özelliği gerçekten de alanlarının geniş ve aşırı minimal olmaları.
Bu kadar “çok amaçlı” mekan anlayışı bizde iş yapar mı; bilinmez.
Ama gerçek şu ki, artık insanlar sürekli gittikleri mekanda sadece salata yiyip kahve içmek istemiyor. Her anlamda ‘beslenmek’ ve saatlerce vakit geçirmek istiyor.
Ne de olsa evde oturmak çok sıkıcı...

Şehir atlası

◊ KİTLE FARKLI
Nişantaşı’ndaki Grandma geçen aylarda Bebek’te Grandpa’yı açarak ‘çifti’ tamamlamıştı.
Ama açıkçası Akmerkez’de bir Grandma açıldığını görünce şaşırdım.
“Burası da The House Cafe gibi zincir oluyor” diye düşündüm.
Akmerkez Grandma bol bitkisi, sıcak yemeklerin de eklendiği menüsüyle Nişantaşı’ndan sadece biraz farklı. Kitlesi ise ilginç bir şekilde süsünden taviz vermeyen estetiği ön planda Akmerkez kadını değil, yoga yapan süssüz Etiler/Ulus bohemi.
◊ YENİ JENERASYON MAĞAZA-MEKAN
Kafeler değişiyorsa mağazalar da değişiyor elbet. Kanyon’un yenisi Intema Yaşam ürün teşhir eden sıradan bir mağaza olmaktansa ‘yeni jenerasyon’ bir mekan olmayı tercih etmiş belli ki. İçinde restoran da var ekolojik market de. Kiralayıp dostlarına yemek yapabileceğin mutfak da...
◊ HALEN DEVAM EDİYOR
Son beş-altı yılda hızla gelişen kahve kültürü ayrıca incelenesi bir vaka.
“Neden bu kadar kahve delisi olduk?” sorusunu yerinde görebileceğiniz yer ise İstanbul Kahve Festivali.
Maçka Küçükçiftlik Parkı’nda perşembe günü başladı, bugün ve yarın da devam ediyor. Tabii ki orada da sadece kahve yok. Bol müzik ve tasarım ürün var. “Çok amaçlı” hayat her yere sızmış durumda yani...

Bu samimi değil...

Mehmet Ali Erbil’den hamile kaldıktan sonra yapılan yorumlara “Size ne” diyen, Erbil’le karı-koca gibi yaşadıklarını söyleyen, lakin çok geçmeden “Yaşlı ve hastaydı, hamile kalacağıma ihtimal vermedim” diyen Nevin adlı şarkıcı.
Hikaye burada da bitmiyor aslında.
Çocuk aldırılıyor, kadın “Çocuğu aldırdıktan sonra Erbil çantama beş bin dolar attı” diyor.
Böyle babaanne gibi çemkireceğim aklıma gelmezdi ama:
Nasıl hayatlar bunlar kuzum?

Bu samimi...

Miss Turkey yarışmasında ilk 10’a giremediği için delirip Twitter hesabından, “Allah belanızı versin, ilk 10’a bile giremedim” diye saydıran güzel kızımız Gözde Baddal... Neden samimi?
Genelde güzellik yarışmalarındaki kızlar pek hanımefendi pozlarda, sadece “dünya barışı” düşünen kafalarda olurlar ya.
Gözde Baddal hırs küpü olma halini çatır çatır teşhirlediği için samimi.

‘Çok amaçlı’ değilseniz görüşmeyelim

X