Bir Çeşme günlüğü

Kokteyl barı, plajları, konsept dükkânları ve Japon restoranlı geceleriyle mini Çeşme günlüğüne buyurun...

Haberin Devamı

* ESKİYLE YENİYİ KIYAS

Kaçınılmaz bir durum: Bir yerin eski halini bilince ister istemez bugünkü haliyle karşılaştırma yapıyorsun. Alaçatı Port içindeki Fahri’nin Yeri’ne girince de öyle oluyor.

Önce şaşırıyor, sonra hemen kıyaslama egzersizlerine girişiyorum.

Eskiden burası az masalı, kendi halinde bir balıkçıydı.

Şimdi ise masa yoğunluğundan restoranın neredeyse sonu görünmüyor. Bu yoğunluktan olsa gerek diye tahmin ediyorum, mezelerin de eski lezzeti, kıvamı pek yok.

* HEY GİDİ GÜNLER!

Bir başka eski-yeni kıyaslaması: Çok eskiden Kum Beach, daha sonra Isolee olan plajda şu an Kempinski’nin otel inşaatı var. Hey gidi günler!

* BEBEK OTEL’DEN ALAÇATI’YA

Bebek Otel’in üçüncü katında açılan 24 kişilik Japon restoranı Sankai by Nagaya, üç geceliğine The Stay Alaçatı Warehouse’daydı.

Haberin Devamı

Yemek sırasında bir ara Muzaffer Yıldırım’ın oğlu Can Yıldırım kendi elleriyle servis de yaptı.

Çünkü kendisi hem Sankai’nin yaratıcısı hem de Japon kültürü tutkunu.

Can, Milano’da üniversite okurken bir değişim programıyla Japonya’ya gidip orada bir yıl yaşamış. “Japonya’da her şeyden önce kalite ve hikâye gelir” diyor, “Lüks segment restoranlar genellikle 10 kişiyi geçmeyen çok küçük yerlerdir. 11. kişinin olmaması, şefin en üst kalitede servis vermek istemesinden kaynaklanır.”

* ALAÇATI MODERN GELİYOR

The Stay’de sadece Sankai çıkarması değil, Galeri 77’nin sanatçılarından oluşan bir karma serginin açılışı da vardı. Aslında Bodrum’a göre Çeşme’de sanat etkinlikleri hâlâ pek az.

Sanırım önümüzdeki yıl sanat açısından Çeşme daha hareketli olacak. Çünkü Alaçatı Modern geliyor. İnşaatının hızlı bir şekilde devam ettiğini gördüğüm bu modern sanat müzesi, önemli bir boşluğu dolduracak gibi.

* ÖZENİLMİŞ PEYZAJ

Playa Tropical yeni plajlardan biri. Bu plaj yanı başındaki Fly-Inn’in çocuksuz ve tasarım olarak daha şık bir versiyonu olmuş. Playa’ya girer girmez en başta şık ve özenilmiş peyzajı dikkatimi çekti. Daha sonra da Momo Dalyan’ın üçgen çatılı barını anımsatan restoran kısmının bol bitkili tasarımı.  

* FAVORİM BABY WINEHOUSE

Haberin Devamı

Baby Winehouse, Alaçatı köy içinde en sevdiğim yer olabilir.

Hem kokteylleri hem de kitlesi iyi. Yine kıyaslama yapacağım galiba: Traktör’ün eski hallerini anımsatıyor burası.

* İKİ KONSEPT DÜKKÂN

Ortaya Dükkân ve Curation24 ise yeni keşfettiğim konsept tasarım dükkânları. Her ikisi de tavsiye. Bu arada Ortaya’nın sadece dükkânı yok. Hem Alaçatı köy içinde hem de Şifne’de birer restoranı da var.

* GECENİN FİNALİ KORTO’DA

Gece 01.00’dan sonra gidilen mekan ise belli: Canlı müzikli Korto.

Ben gittiğimde Bengü Beker sahnedeydi. Bengü’yü Arnavutköy Any’den bu yana takip eden biri olarak söylüyorum: Kendisi artık acilen bir single filan yapmalı.

* PLAJLARIN ÖĞLE YEMEĞİ REKABETİ

Haberin Devamı

Yine bir karşılaştırma: Eskiden Çeşme plajlarının menüsü pide, lahmacun, hamburger üçlüsüne mahkumdu. Şimdi ise olaylar değişti.

Epeydir plajlar öğle yemekleri konusunda birbiriyle rekabet halinde.

Neredeyse popüler tüm plajlara gidip öğle yemeği yedim. Momo Dalyan’ın beyaz masa örtülü, geçen yazlara göre daha “fine dining” havadaki restoranında, şef Mert Şeran imzalı menü açık ara önde.

 

 

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları