"Ömür Gedik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ömür Gedik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ömür Gedik

Tecavüzü sınırlamasak

Tecavüzcüye kimyasal hadım resmi gazetede yayınlandı.

Ortalık karıştı tabii.
Erkek milletinin bazıları, olur da iftira yeriz, oramızı buramızı mı kesecekler gibi saçma yorumlar yapmaya başladılar.
Ödleri koptu.
Olayın kesmek koparmak değil, cinsel isteği azaltıcı tıbbi müdahale olduğunu anlayınca sustular.
Beni erkeklerin hadım kelimesinden ne kadar korktuğu ilgilendirmiyor, hatta çok korksalar hiç de fena olmaz diye düşünüyorum.
Cezalar caydırıcı sonuçta.
Asıl takıldığım, tecavüzü insanla sınırlamanın ne kadar doğru olduğu.
Hayvana tecavüzün de bu yasa kapsamına girmesi gerekmiyor mu?
Seri katillerin öldürmeye ilk hayvanlardan başladıklarını bilmiyor muyuz!
Tecavüzcülerin, katillerin ilk denek tahtalarının hayvanlar olabildiği düşünüldüğünde, tecavüzden söz ederken hayvana tecavüzü de işin içine katmamız gerekmiyor mu?
Hayvana yapan insana da yapar kaygısı bir yana, zavallı masum bir hayvana bu işkenceyi yapan insan kılıklı canavarların da cezalandırılması gerekmiyor mu?

 

Genelevden eş seçmek!

Bu da mı olacaktı dedim gördüğümde!
Şaşkınlıkla...
İngiltere televizyonlarında geçen hafta yepyeni bir program başladı.
Çöpçatan programı.
Bir araya getirme.
Bekarlıktan, yalnızlıktan kurtarma.
“Eş”leştirme yani.
Ama ne program.
Eşi benzeri yok, olamaz da!
Adı Naked Attraction.
Yani taraflar birbirlerini çıplak vücutlarıyla etkilemeye, tavlamaya çalışıyorlar.
Ne kadar romantik, öyle değil mi?
Öyle mini etek, baklavalar, dekolte de değil bahsettiğim, bildiğiniz popolar, cinsel organlar ortada.
İzleyiciler daha ilkinde programı sosyal medyada yerden yere vurdular.
Demediklerini bırakmadılar.
Ama eminim haftaya ekran başına geçenler de yine onlar olacak.
Channel 4’da yayınlanan Naked Attraction için bir İngiliz yazar “genelevden eş seçmek gibi” sözünü kullanmış.
Bana hiç haksız gelmedi.
Böyle çöp gibi programlara bakınca internet ortamında gözümüze sokulan çıplaklığın, internet pornosunun nelere yol açtığı daha da iyi
anlaşılıyor.

 

En asil renk mor!

Yalçın Aşan’la birlikte, “Sana Ne Kime Ne” şarkısına yepyeni, dinamik bir cover yaptık.
Suat Ateşdağlı, yarın şarkının kalabalıklar üzerindeki etkisini ölçmek adına Çeşme’de çalarak ilk nabız yoklamasını yapacak.
Klibi ise haftaya çekiyoruz.
Yönetmenimiz Evren Arasıl’la klipte ne giyeceğimi konuşurken “asil renk” konusu gündeme geldi.
Asil renk denince siyah bilinir genelde.
Değilmiş efendim.
Yüzyıllar boyu asillerin rengi “mor”muş.
Eskiden mor rengi elde etmek o kadar zormuş ki, bu rengi sadece zenginler ve asiller giyebiliyormuş.
“Mosmor oldun” diye dalga geçmeyin kimseyle yani, mor asaletle eşdeğer çünkü.
Bu kadar konuşmuşken, artık “Sana Ne Kime Ne” klibinde mor giymek şart oldu tabii.

 

Mardinli midyeciler

Mardin’de deniz yok.
Peki nasıl oluyor da midye satıcılarının hepsi Mardinli?
Bu soruyu soran çok.
Cevabı ise Mardinliler’in bir özelliğinde gizli.
Mardinliler iç pilavı çok güzel yapıyorlar.
Midye dolmasının da püf noktası iç pilavda olduğundan midyecilerin Mardinli olmasına şaşırmamak gerek.

 

 

X