Fahriye ve Burak’ın fanlarına...

Fahriye Evcen ve Burak Özçivit’in Cape Town’daki Cheetah Outreach adlı merkezde bir çitayla çektirdikleri fotoğraf günlerdir tartışılıyor.

Haberin Devamı

Fahriye ve Burak’ın fanlarına...

Ben de Instagram sayfamdan “Hayvansever olduklarını biliyorum ama bu fotoğraf olmadı” diye yazınca ikilinin fanlarından yüzlerce yorum geldi.
Özetle oranın bir çita koruma çiftliği olduğundan ve o fotoğrafta yanlış bir şey olmadığından bahsediyorlar.
Öyle mi! Buyurun okuyun o zaman.
Özellikle Güney Afrika’da “vahşi hayatı koruma” programı adı altında bu vahşi hayvan ‘okşamaları’ üzerinden kirli bir ticaret dönüyor. 80 farklı merkezde tutulan çita sayısı 1000’e yaklaşmış durumda.
Bu hayvanlar doğal yaşamı koruma adı altında tutsak tutuluyor, bir şov malzemesi olarak kullanılıyorlar.
Hayvanların çoğu kurtarılan değil orada tutsaklıkta doğanlardan oluşuyor üstelik.
Kimi merkezlerin buradan kazandıkları paralarla hayvanlar yararına bir şeyler yapmaları da zulmü haklı çıkarmıyor.
Bu merkezlerde kullanılmak üzere üretilen, orada doğan çitalar, evet biraz daha evciller ama bir kedi ne kadar evcil olabilir ki.
Benim evde bebekliğinden beri ellerimle beslediklerim bile yeri geliyor tırmalıyor, ısırıyor.
Aynı davranışı bir çitanın yaptığını düşünün!
Bu hayvanların tasmasız, şova çıkmadan önce koşturulup yorulmadan ya da sakinleştirici verilmeden turistlerle bir araya getirildiklerine inanıyor musunuz gerçekten?
Bunun turistik bir şova dönüştüğünün kanıtı ise o merkezlere düzenlenen paralı turların her geçen gün artması. Birkaç rakam da vereyim.
Başta Fahriye ve Burak’ın gittiği Cheetah Outreach olmak üzere bu merkezlerde bir hayvanın turistlere okşama (elleme desek daha doğru belki de) ve fotoğraf çektirme malzemesi olarak kullanılma süresi minimum 6 saat.
Çoğu yavru ve ergen olan bu vahşi kedileri ellerken fotoğraf çektirmek için turistlerin uzun kuyruklar oluşturduğu biliniyor.
Yani yerde yatan o çita, üzerinde eller dolaşırken hiç kıpırdamadan 6 saat yatmak zorunda.
Vahşi bir kedi için bunun nasıl bir işkence olduğunu tahmin edersiniz. Uzun lafın kısası, insan eli doğal yaşama değerek orayı da kirletti.
Başta da dediğim gibi Fahriye ve Burak’ı, şahsen tanıdığım için hayvanseverliklerinden eminim, pek çok turist gibi masumca anlatılanlara kanmış ve bunda bir sakınca görmedikleri için o fotoğrafı çektirmişlerdir.
Ama eminim bu tepkilerden ve bu bilgilerden sonra bir daha öyle bir kareye girmezler.

Fahriye ve Burak’ın fanlarına...

Haberin Devamı

Çitalara ne yapılıyor?

Haberin Devamı

Güney Afrika’daki bu çiftliklerde üretilen yavru çitalar, annelerinden çalınarak, yeterli anne sütü bile alamadan insanlara biraz daha alışsınlar diye bakıcılar tarafından süt şişeleriyle besleniyor.
Her gün 6 saat kıpırdamadan yatmak, o sırada da yüzlerce insan tarafından ellenmek kolay değil, sakinleştirici verilmesi bile yetmiyor bazen.
O nedenle çitalar turistlerle buluşmaya çıkarılmadan önce ölesiye koşturuluyor, iyice yorulmaları sağlanıyor.
Bu ergen çitalar turistlere fotoğraf malzemesi olma yaşını geçtiğinde, yani yaklaşık 9 aylıktan sonra, anlatıldığı gibi uyum sağlama programlarıyla doğaya geri döndürülmüyor.
Bir kısmı damızlık olarak kullanılmak üzere, daracık kafeslerde yaşamak zorunda bırakıldıkları üreme çiftliklerine gönderiliyor.
Bir kısmı ise dünyanın çeşitli yerlerindeki hayvanat bahçelerine.
Boyunlarında tasmayla, moda çekimleri, kurumsal organizasyonlar ve hatta düğünler için bile kiralananlar oluyor.
Bazıları da zenginlerin evlerinde kafeslerde ya da zincire bağlı bir yaşam sürmek üzere süs hayvanı olarak satılıyor.
Doğaya döndürülenlerin sayısı yok denecek kadar az.
Şimdi soruyorum; vahşi hayatın böylesine sömürülmesinde, yavrucaklara yapılan bunca zulmün karşısında, bu çita koruma merkezlerinin masumiyetinden bahsedebilir miyiz?
Böyle bir yere para verip, bir vahşi hayvanı okşarken fotoğraf çektirmeyi kim ister Allah aşkına...
Fahriye ve Burak’ın fanlarına...

 

 

Yazarın Tüm Yazıları