"Ömür Gedik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ömür Gedik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ömür Gedik

Ankara söz verdi: Hayvan hapishaneleri yapmayacağız

Geçen gün bakanlar, avukatlar, veterinerler, sivil toplum kuruluşları ve hayvan hakları savunucularından oluşan bir grupla Ankara’da buluştuk.


TBMM’ye bağlı Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) çağrısı ile ben de HAÇİKO Derneği kurucu başkanı olarak davetliler arasındaydım. KDK, TBMM’ye bağlı bir kuruluş.
Belli konular üzerine şikayetler artınca çözüm aramak amacıyla çalıştaylar düzenliyor.
KDK Baş Denetçisi Şeref Malkoç, hayvanlara yönelik şiddet vakalarının ve kendilerine gelen şikayetlerin artması nedeniyle bu çalıştayı düzenlemeye karar vermiş.
İyi ki öyle yapmış, şahane bir çalıştay düzenledi.
Sabahtan akşama kadar kesintisiz devam eden çalıştayda beni en sevindiren şey Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli’nin ağzından çıkan söz oldu.
Pakdemirli, yeni yasanın sokaklardan hayvanların toplanmasını içermeyeceğini söyledi, “Hayvan hapishaneleri yapmayacağız” dedi.
Hayvana şiddete hapis cezasının gelmesi ise beklendiği gibi yasadaki yerini alacak.
Çalıştayda çok değerli isimler konuşmalar yaptı.

Ankara söz verdi: Hayvan hapishaneleri yapmayacağız


İşte çalıştaydan notlar...
◊ Şeref Malkoç (KDK Baş Denetçisi)

Hayvanlara yapılan eziyetler ve hayvanlar tarafından tehlikeye düştüklerini ifade eden çok sayıda başvuru geliyor. Bunların alınacak kararlara temel oluşturması için meselenin tüm taraflarıyla Hayvan Hakları Çalıştayı hazırladık. “Biz geçmişte çok ihtişamlı bir medeniyete sahiptik. İbadethaneler yaparken kuşları düşünerek kuş evleri yapmışız. Şimdi bakıyoruz ki hayvanlara fena muamele ediliyor. Bunun yanında merhametli insanlarımız da var. Aklın, bilimin ve tecrübenin ışığında bunu çözeceğiz.”

◊ Bekir Pakdemirli (Tarım ve Orman Bakanı)

Bir toplumu ancak şefkat iyileştirebilir. Hayatımız hayvan dostlarımızla daha güzel, daha anlamlı. Adalet mülkün temelidir dedik, adalet sadece insanlar için değil, adalet özellikle derdini anlatamayan sokak hayvanları için de geçerli olmalıdır. Biz hayvanlara karşı yapılan, vicdanımızı yaralayan her türlü eylemin karşısında olmaya devam edeceğiz.
Ancak bundan sonra daha önleyici, daha yaptırım gücü artırılmış bir şekilde mücadele edeceğiz. Bu iş daha çocukken başlaması gereken bir ahlak işi. Bunun için birbirimize ihtiyacımız var. Son dönemde hayvanlara yönelik işkence, eziyet ve kötü muamele fiillerinde artış görülmesi ve bunların kabahat kapsamında değerlendirilmesi, Cumhurbaşkanımız ve kamuoyu vicdanını rahatsız etmiştir. Bu sebeple 5199 sayılı Hayvan Hakları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ihtiyaç duyulmuş ve bakanlığımız tarafından Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığıyla koordine olarak değişiklik taslağı üzerinde çalışılmıştır.
Taslakta, hayvanlara yönelik şiddet ve kasten öldürme fiillerinin suç kapsamına alınması yönünde düzenlemeler öngörülmektedir. Ev hayvanı satış yerlerinde kedi ve köpek bulundurulmasının yasaklanmasına dair bir değişiklik de öngörülmüştür.
Sahipsiz hayvan popülasyonunun artmasını engellemek maksadıyla, sahipli hayvanlarını sokağa terk edenlere de yaptırım getirilmesini hedefliyoruz. Sahipsiz hayvanların bize emanet olduğunu bilerek hareket etmek, bizim üstümüze düşendir.
“Hayvansever” yoktur “hayvan sevmeyen” insan vardır.
Mevcut yasadaki 6. maddenin hayvan hakları kanununda yapılacak değişiklikte korunup korunmayacağı konusuna gelince, biz hayvan hapishanesi yapmak istemiyoruz.
Barınaklar doğal yaşam şartlarına uygun değil. Mümkün mertebe bu işten uzak durmaya gayret edeceğiz.



◊ Metin Feyzioğlu (Türkiye Barolar Birliği Başkanı)

Vatandaş şikayetini bize aktardığında biz adres olarak KDK’yı gösteriyoruz, “Orada çözüm var” diyoruz ve çözüm çıkıyor. Türkiye’nin kanayan yaralarından birisi olan hayvan haklarına KDK’nın eğilmesiyle toplumun makul bir çözüme kavuşacağını düşünüyorum.
Hayvanların doğal yaşam alanlarını yok ettik, yağmur sularını betonlara akıttık ve dünyayı susuz bıraktık. Sel basınca hayret ettik. Dere yataklarına binalar yaptık, sonra niçin doğal felaket geldi diye şaşkınlıkla izledik. Hayvanlar yaşam alanı bulamaz oldu. Hayvanları kendi evimizin önüne koyacağımız bir kap suya muhtaç eden biziz. Hayvanları aç bıraktık.
Bir taraftan insanları koruyacağız, bir taraftan diğer canlıları koruyacağız. Hayvan haklarını, insanın haklarını korumak için de getirmeliyiz. Okullarımızda iyi insan olmayı eğitim yoluyla anlatacağız.
Yasama meclisimizden bir görev talep ediyorum. Türkiye Barolar Birliği’ni hayvan hakları ile ilgili soruşturmalarda aktif, davalarda resmi müdahil yapın. Biz varız bu işe. Böylece o davadan çıkan sonucu toplum doğrudur diye benimsesin.
Bir cana yapılan eziyetin kabahat suçu, para ve idari ceza ile cezalandırılan bir suç olması gerçekten bize yakışmıyor.

◊ Muhammet Balta (TBMM Çevre Komisyonu Başkanı)

Hayvan Hakları Çalıştayı’nın herkese bir yol haritası çizeceğine, rehberlik edeceğine inanıyorum. Türkiye hayvan hakları konusunda ortak bir bilinç oluşturmuştur. İşte bu bilinçle mevcut yasada yapılacak değişiklik, asgari düzeyde tüm kesimlerin katılımıyla toplumsal çerçevede yapılmalıdır. Bunun ilk adımı burada KDK’nın başlattığı toplantıdır. Bu çalıştaydan somut önerilerinin çıkması bize yol gösterici olacaktır.

◊ Haluk Aşkaroğlu (Türkiye Veterinerler Birliği Genel Sekreteri)

Hem hayvanların hem de insanların refah kısıtları bulunmaktadır. Refah kısıtı nedeniyle şikayet edilen hayvanlar, maalesef derhal barınağa alınmakta veya ölüme mahkum edilmektedir.

◊ Av. Buğcan Çankaya (Türkiye Barolar Birliği)

Kanunlarda sokak hayvanı tanımı yoktur; sahipli/sahipsiz tanımı tercih edilmektedir. Hayvanların korunmasına verdiğimiz değeri kanunla belirtiyoruz, bu nedenle kanunun adı Hayvan Hakları Kanunu olmalıdır.
Kanunun 6. maddesi kesinlikle ellenmeden bırakılmalıdır; tersi durumda hayvanları bakımevi veya barınaklara terk ederek çağdaş bir sonuç üretmiş olmayacağız. Asıl evleri oralar değil, insanların arasıdır. Yeni yasada hayvanlar mal yerine hissedebilen bir varlık olarak geçmelidir.
Yasada hayvanlara zarar verenlere planlanan ceza 2 yıldan daha az olursa ceza ertelemesi nedeniyle gerçekten cezalandırılmamış olacaklardır. Üstelik de yargı yükü artacaktır. Kendini savunamayan canlılara zarar verenlere en az 4 yıl ceza verilmelidir. Kamunun verdiği zararlarda kamu personeli de cezalandırılmalıdır.
Sadece cezai müeyyidenin artırılması yeterli değildir; cezanın artırılmasıyla suç oranının da arttığını gösteren istatistikler bulunmaktadır.
Kanundan çıkarılan eğitim konusu yeniden konmalıdır.

◊ Av. Yasemin Babayiğit (İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu)

Geçen yıl iki maddelik değişim için bizden görüş istendi.
O haliyle hazırlanan taslakta tüm sorunların çözümsüz olduğunu gördük; vatandaş olarak CİMER’e sadece hayvan sahibinin şikayet edebilme durumunun olması, şiddet gören hayvanı ihbar yetkisinin sadece Orman Bakanlığı’na bırakılması son derece sıkıntılıdır.

◊ Yusuf Kandazoğlu (Orman Bakanlığı DKMP Genel Müdürü)

Yeni hazırlanan tasarıda 6. maddeye kesinlikle dokunulmayacak, yani sokak hayvanları bulundukları yerden alınmayacaklar.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI