"Nur Hande Başpınar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nur Hande Başpınar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nur Hande Başpınar

Kalplerimiz biliyor sıra aklımızda

Ankara son yıllarda armağan ekonomisinin, takasın, birlikteliğin tadına vardı, kolektif yaşamın envaiçeşit rengini keşfetti.

Kentliler olarak her geçen gün Özgür Dönüşüm, Parayla Değil Takas’la, Zumbara, ÇerÇöp Çorbacılar gibi yeni bir oluşumla tanışıyor, deneyimliyor, öğreniyor, şehre ve hayatlarımıza yeni renkler, mutluluklar katıyoruz. Kentlinin yaşamına dokunan bu oluşumlar sosyal medya marifetiyle duyuruluyor, kısa sürede büyüyüp serpiliyor. Armağanlar ise, kentteki bu güzel girişimlerin kalbini oluşturuyor.
Son olarak Kutsal Ekonomi Çemberleri, Antalya’nın ardından Ankara’ya, parayla ilgili algıyı değiştirmeye geliyor. Ayşe Dirikman Kalıpçı’nın ve katılımcıların öykülerini anlatacağı etkinlikte, armağanın bağ kuran, dönüştürücü gücü yüreklere düşecek. 11 Haziran’da Vegisso Ev Kafe’de gerçekleştirilecek bu çemberde, “Para nedir, paraya kutsal anlamını nasıl geri verebiliriz, topluluğa yapılan yatırım ne demek, verdikçe zenginleşmek nasıl olur, yaşadığımız geçiş sürecinde birbirimize nasıl destek olabiliriz” gibi sorulara yanıt aranacak, dünyadaki kutsal ekonomi örnekleri konuşulacak.

ÇİÇEK AÇAN NOKTALARIZ

Etkinliği gerçekleştirecek Ayşe Dirikman Kalıpçı, şunları söylüyor:
“Hayatımı değiştiren öykülerim var benim. Pek çok şeyin gönülden verildiğine, armağan edildiğine şahidim. Bu armağanları doğrudan ya da para yoluyla ileten dostlarım, komşularım, akrabalarım var, bir de hiç tanışmadığım arkadaşlarım. Her biriyle bağım var, birbirine değen çemberlerde çiçek açan noktalarız. Şimdi bu armağan öykülerimizi paylaşmak üzere yola çıkıyorum.
Niyetim şudur ki çemberde yaşadıklarınız, şahit olduklarınız içinizde bir şeyleri ateşlendirsin, ilhamlar versin, gönül telimizi titreştirsin. Hayalini kurduğumuz daha güzel dünyanın mümkün olduğunu kalplerimiz biliyor, şimdi, aklımızın anlamasını beklerken kendi hayatlarımızla deneyler yapmaya devam.”
Armağan ve ekonomi kelimelerini yan yana koymak, bu konuda bir deneyimi olmayan kişilere zaman zaman abartılı gelebiliyor. Belki siz de çembere katılarak bu konuda bilgi edinebilir, dinlediğiniz öykülerden ilhamla, farkında olmadığınız armağanlarınızla tanışabilirsiniz. Böylece, bireysel farkındalığımızdaki naif, iyi niyetli ve küçük adımlar, toplumsal farkındalıkta da güzel kapılar açabilir...

Kalplerimiz biliyor sıra aklımızda

ÇOCUKLAR HÂLÂ ÖNDEKİNİ ÇİZİYOR

@YldzRamazanolu, Çukurambar’da çektiği fotoğrafı, “Çocuklar ev deyince hala öndekini çiziyor” notuyla paylaştı. twitter’da hızla yayılan fotoğrafa yorumlar gecikmedi:
@NuriyeDMRC Bir de bacası her daim tüter. Bilirsin sıcaktır.
@yeditepefatih Sadece öndeki evi değil, yanındaki ağacı da eksik etmiyor :)
@dilekzaptcioglu Yuva çünkü, gözlerinden anneler bakıyor, sesleniyor. Çatısı şapka. Yılan gibi kıvrılan bir yolu var, yuvaya kavuşturan. Sıcacık bacası var.
@Tekin35Adnan Arkadaki apartman, ev değil. Ev müstakildir, bağımsızdır, sıcaktır.
@birokuyanadam Gecekondu hayatı, romantik hevesleri depreştirmiş olabilir ama bunlar yüzeysel ifadelerdir. > Kışın az alınan kömür ile ısınmaya çalışmak.
@uluers Etrafına çit çizerler çoğu zaman bacası da tüter..
@BaybarsOncu İki örnek de, öndeki de arkadaki de, becerip ev yapamadığımızın kanıtı...
@ayemyobaz Bir de büyüklerimize soralım o evi isteyen kaç kişi çıkar acaba..

X