Nilgün Tekfidan Gümüş
Nilgün Tekfidan Gümüş
Nilgün Tekfidan GümüşYazarın Tüm Yazıları

Görüp de görmemek

Filistinli feryat ediyor.

Haberin Devamı

İsrail’in attığı bombalarla mahalleler yerle bir oluyor. Ocaklar sönüyor. Birçok aile topluca kıyıma uğruyor. Dünyanın gözleri önünde etnik temizlik anlamına gelecek suçlar işleniyor.

Batı duyuyor, duymazdan geliyor. Görüyor, görmezden geliyor.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman Nazilerin Yahudi soykırımına göz yuman uluslararası toplum, bu kez İsrail’in Filistinlileri toplu cezalandırmasına sesini çıkartmıyor.

7 Ekim baskını sonrasında Hamas’ı yok etme hedefiyle Gazze Şeridi’ne saldırı başlatan İsrail, ‘Hamas’ın karargâhları var’ diyerek sivillerin kaldığı kampları, okulları, hastaneleri vurmaktan çekinmiyor. Filistinli can kaybı 9 bini geçti. Batı, ‘Filistinli ile Hamas ayrımına dikkat edin’ diye salık veriyor, ancak bombalar Hamas’ın yanında çocukları da bebekleri de katlediyor. Ölen çocuk sayısı 3500’ü geçmiş durumda.

Haberin Devamı

TON DEĞİŞİKLİĞİ Mİ

Oysa acilen ateşkese ihtiyaç var. Hem İsrail’in rehinelerini geri almasını hazırlayacak bir zemin yaratılması, hem de Gazzelilerin nefes alabilmesi için acilen ateşkese ihtiyaç var.

Geçen hafta ‘Ateşkes sadece Hamas’a yarar’ diyen ABD Başkanı Joe Biden, önceki gün Minnesota’da bir seçim kampanyasında konuşma yaparken haham olduğunu söyleyen Yahudi bir kadın, “Başkan ateşkes çağrısı yapmayacak mısınız” diye sözünü kesince “Bence bir duraklamaya ihtiyacımız var. Bu duraklama, tutukluları çıkarmak için zaman tanımak anlamına gelir” dedi. ABD’li yetkililerin açıklamasında bir süredir ‘insani mola’ dillendirilirken ilk kez Biden’ın bunu söylemesi dikkat çekti. Beyaz Saray ‘tutuklu’ ifadesiyle de Biden’ın Hamas’ın elindeki rehineleri kastettiğini belirtti.

İNSANİ MOLA MI

Malum İsrail kampanyasında en büyük desteği başta ABD olmak üzere Batı’dan buluyor. 2024 başkanlık seçimlerine hazırlanan Biden yönetimi İsrail’e yakın seçmen ve sermayeyi kollamak zorunda. Ancak bir yandan da geleneksel olarak Biden’ın Demokrat Partisi’ni destekleyen Müslüman kökenli seçmenin baskısı anketlerde giderek kendini gösteriyor.

Şimdi ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın bugün yine Ortadoğu’ya gelip Tel Aviv ve Ürdün’de temaslarda bulunacağı açıklandı. Blinken bilindiği gibi Hamas baskını sonrasında bölge başkentleri arasında mekik dokumuştu. Dolayısıyla bu ziyaretle birlikte ‘insani mola’ konusunda gelişmelerin yaşanması söz konusu olabilir.

Haberin Devamı

NİYE ATEŞKES DEĞİL

İyi de niye ateşkes değil de ‘insani mola’?

Ateşkes, savaşan tarafların anlaşması halinde, çözüme yönelik atılmış bağlayıcı olabilecek bir adım gibi anlaşılabilir. Oysa ‘insani ara’ daha düşük soluklu bir karar. Ateşkes, savaş alanının tamamında silahların susması anlamına gelebilecekken, ‘insani mola’ insani yardımın girmesi için belirli bölgelerde, belirli zaman diliminde silahların susacağını ifade eder. Bu durum herhangi bir ‘barış’ iradesi içermediği gibi savaşın süreceği anlamına da gelir.

Gazze için ‘insani mola’ kararı çıkarsa, bu bölgeye daha fazla insani yardımın gireceği, daha fazla yaralıya tahliye imkanı sağlanabileceği, belki rehinelerden birkaçının serbest kalabileceği şeklinde yorumlanabilir.

Haberin Devamı

GAZZE’YE NE OLACAK

ABD ve İsrail basınında çıkan haberlerden ‘Hamas sonrası Gazze’ için de değerlendirmeler yapıldığı anlaşılıyor. Şimdi İsrail’de Gazze’nin tamamen Filistinlilerden temizlenmesini isteyen ultra aşırı milliyetçi bir grubun olduğu aşikar. Hatta Hamas’ın İsrail baskınını kutsal kehanetlerin bir işareti olarak görüp bunu büyük Yahudi devletinin inşaası için bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini savunanlar da var.

Hamas kanadından da İsrail’in ortadan kaldırılmasına yönelik açıklamalar geldiğini görüyoruz.

Ancak bölgenin aşırılıkçı fikirlere değil, aklıselim ve sağduyuya ihtiyacı var.

Batı Şeria’dan sonra Gazze’yi işgal etmeye kalkan İsrail, Filistinlilere yönelik baskıyı sürdürdükçe kendi güvenliğini de tehlikeye attığını ne zaman anlayacak?

Haberin Devamı

Dolayısıyla bölgenin İsrail’e Gazze’yi yakıp yıkmak için açık çek verme değil, Filistin gerçeğini de kabul eden yapıcı girişimlere ihtiyacı var.

Yazarın Tüm Yazıları