"Nilgün Tekfidan Gümüş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nilgün Tekfidan Gümüş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nilgün Tekfidan Gümüş

Avrupa nereye gidiyor

Avrupa’nın geleceği açısından kritik bir haftadayız.

Fransa’da sarı yelekliler isyanının Emmanuel Macron yönetimini zorlaması, Almanya’da Başbakan Angela Merkel’in halefinin belirlenmesi, İngiltere’nin topluluktan ayrılma kararının yol açtığı sancılar Avrupa Birliği’ni zor bir sınamayla karşı karşıya bırakıyor.

MERKEL SONRASI AB

MERKEL, Almanya’da başbakan olduğu 2005’ten beri Avrupa Birliği’nin pekçok krizi aşmasına liderlik etti. Ancak anlaşılan o ki, sevilmeyen bazı siyasi tercihleriyle de Avrupa’nın bugünkü duruma evrilmesinde rol oynadı.

Başta Yunanistan olmak üzere darda olan ülkelere sıkı ekonomik programlar dayatılması, 2015 yılında Almanya’nın mültecilere kapıları açması, İtalya ve Yunanistan’a gelen sığınmacıların diğer AB ülkelerine dağıtılmasıyla ilgili baskılar; bir parça ters tepmişe benziyor. Ve Merkel, 18 yıl sonra Hıristiyan Demokrat Parti’nin (CDU) liderliğini bırakma kararı aldı.

Partinin başına ise Merkel’in sağ kolu diye anılan Annegret Kramp-Karrenbauer (56) seçildi. AKK diye anılan Karrenbauer, Merkel’e yakın bir isim. Bu nedenle 2021 seçimlerine kadar başbakan olarak kalmayı hedefleyen Merkel’in şimdilik rahat hareket edebileceği varsayılabilir.

Ancak Almanya’da bahar aylarında yapılacak yerel seçimlerde CDU’nun kötü bir performans sergilemesi Merkel’in başbakanlık koltuğunu olduğu gibi AKK’nın siyasi geleceğini de tehlikeye sokabilir. Merkel’in iç siyasette zayıflaması, AB’deki liderlik sorununu da daha belirgin hale getirecektir.

MACRON BAŞARILI OLUR MU

MERKEL’in Avrupa sahnesinden çekilmeye hazırlandığı bir dönemde AB’deki halefi olarak Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un adı öne çıkıyordu. Ancak yaklaşık 1.5 yıldan bu yana iktidarda olan Macron, son bir aydır ‘sarı yelekliler’ gösterileri karşısında görev süresinin en zor dönemeçlerinden birinden geçiyor.

Akaryakıt vergilerine zamma protesto şeklinde başlayan, ancak dar gelir grubunun bir isyanına dönüşen gösterilerin bu cumartesi de devam etmesi bekleniyor.

Elit kesimin cumhurbaşkanı olarak görülen Macron’un vergi zamlarının askıya alınması, asgari ücrete zam, ekonomik ve sosyal olağanüstü hal kararı, kamuoyundan karşılık bulmamışa benziyor. Almanya ile birlikte Avrupa’nın lider ülkelerinden Fransa’da krizin uzaması Macron’un güvenoyu alamaması ya da erken seçimleri gündeme getirebilir.

Ayrıca Macron’un ekonomik tedbirleri bütçeye 8-10 milyar Euro’luk bir yük getiriyor. İtalya ile bütçe açığı nedeniyle kriz yaşayan Brüksel, Fransa’ya müsamaha gösterirse bunu diğer AB ülkelerine izah etmekte zorlanabilir. Bu da başka krizler anlamına gelir.

DAYANIKLILIK TESTİ

DÜN başlayan AB liderler zirvesinin en önemli konusu İngiltere Başbakanı Theresa May’in AB’den ayrılık öncesi daha fazla taviz istemesiydi. May, ülkesinde Brexit anlaşmasıyla AB’ye fazla ödün verdiği gerekçesiyle eleştiriliyor. Öyle ki, Theresa May, önceki akşam Muhafazakâr Parti’den bir daha başbakan adayı olmayacağını taahhüt ederek güvenoyu
alabildi. AB’nin ekonomik ve egemenlik anlamında İngiltere’yi kısıtladığına inanan İngilizler, referandumla AB’den ayrılma kararı almışlardı.

Sonuç itibariyle Avrupa Birliği, mayıs ayında Avrupa Parlamentosu seçimlerine hazırlanıyor. AB, merkez sağ ve sol partilerin güç kaybettiği bu dönemde zorlukların üstesinden gelebilecek mi? Yoksa giderek daha fazla halk desteği bulan popülist ve milliyetçi partilerin yükselmesiyle Birlik, İngiltere örneğini izleyen yeni ülkelerle birlikte bir ‘Exit’ süreciyle mi karşı karşıya kalacak?

Her halükârda bir yanda Trump yönetiminin mali baskıları, öte yanda Rusya tehdidi, daha ötede Çin’in yükselişe geçmesi, artan göç ve Avrupa’nın kendi içindeki çekişmeleri Avrupa Birliği projesinin dayanıklılığını yeni yılda da test edeceğe benziyor.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI