Nilgün Tekfidan Gümüş
Nilgün Tekfidan Gümüş
Nilgün Tekfidan GümüşYazarın Tüm Yazıları

100’üncü yıl ve Gazze notları

Cumhuriyet’in 100’üncü yılı gibi büyük bir güne hazırlanırken bu kez yüreğimiz Gazze’den gelen görüntülerle parçalanıyor.

Haberin Devamı

Anneler kefenlenmiş bebekleri başında sessiz ağıtlar yakıyor. Kan revan içinde çocuklar, kollarını uzatıyor, yardım bekliyor dünyadan.

ŞİDDETİN İZAHI YOK

Doğrudur, Hamas’ın İsrail’e yönelik 7 Ekim saldırıları dehşet vericiydi. Hamas militanlarının yerleşimleri basıp İsrailli sivilleri öldürmesinin, bebekleri, yaşlıları kaçırmasının izah edilecek bir tarafı yok.

Ya Gazze’den gelen görüntülerin, orantısız intikam arayışının izah edilecek bir tarafı var mı?

‘ATEŞKES’ DİYEMEMEK

İsrail, ‘Hamas’ı bitirmek’ hedefiyle günlerdir Gazze’yi bombalıyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, bu kriz durduk yere çıkmadı, Filistinliler “56 yıldır boğucu bir işgal altındalar” diyecek oluyor, eleştiri yağmuruna tutuluyor.

Batı’da ‘ateşkes’miş, ‘barış’mış, kimse duymak istemiyor. İsrail’e en çok sözü geçebilecek ülke ABD, “Ateşkes Hamas’a yarar” diyerek kestirip atıyor.

Haberin Devamı

Avrupa Birliği ise ateşkes yerine ‘insani koridorlar, molalar’ gibi kısa süreli silah bırakılması gibi bir şeyi gündeme getiriyor.

ACİL YARDIM ÇAĞRISI

Evet haftasonundan bu yana Gazze’ye yardım TIR’ları girmeye başladı. Ancak Guterres olsun diğer yetkililer olsun bunları ‘okyanusta damla’ diye niteliyor. Filistinli yaralıların tedavi görebilmesi, insanların nefes alabilmesi için ‘ATEŞKESE’ ihtiyaç var.

Nitekim Batı Şeria’da konuşlu Filistin’in Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki, ‘Bir intikam savaşı yürütülüyor. Tek taraflı saldırganlık son bulmalı ve ateşkes çağrısı yapmalıyız’ diyor.

GAZZELİ BABANIN DRAMI

Gazze’de Hamas kontrolündeki sağlık bakanlığı can kaybının 7 binin üzerine çıktığını belirtiyor. Bunlardan yaklaşık 2900’ü çocuk, 1700’ü kadın. ABD Başkanı Joe Biden ise bölgeden gelen can kaybı açıklamalarını güvenilir bulmadığını söylüyor. Oysa haber ajanslarından her gün toplu cenazelere dair fotoğraflar yağıyor.

Daha dün Al Jazeere muhabiri Vail el Dahduh’un dramına tanık oldu dünya. Dahduh, iki çocuğunu ve eşini kaybetti saldırıda, diğer oğlu ise yaralı halde, annesinin cenazesi başında gözyaşı döküyordu.

‘DUR’ DİYEBİLMEK

İsrail, Hamas’ın saldırısıyla başlayan süreci varoluşsal bir tehdit olarak algılıyor. Hem Hamas’ı bitirmek hem de dosta düşmana karşı bir gövde gösterisi yapmak istiyor. Batı, ‘kendini savunma hakkı vardır, ancak insani hukuka uyulması gerekli’ diye destek açıklıyor.

Haberin Devamı

Bir yandan da tabi, Hizbullah ve onun destekçisi İran, ayrıca Suriye denkleme girerse ne olur diye de kaygı var.

ABD’nin Irak’taki Suriye’deki üslerine, tesislerine saldırılar artarken, Biden yönetimi İsrail’in kara harekâtı başlamadan gerekli önlemleri almış olmayı istiyor.

Aslında ucu açık bir kriz bu.

Herkes farkında. Her an her yöne evrilebilme riski var. Ama işin içinde birçok ince de hesap var.

Silah lobisi bir yandan el ovuşturuyor. ABD 2024 seçimlerine hazırlanırken Biden yönetimi seçmenin tepkisini çekmek istemiyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu paçasını kurtarma derdinde, bir taraftan da ‘kutsal kitaptaki kehanet bu’ diyor. Çünkü Hamas’ın elindeki 200 rehine ve 1400 İsrailli can kaybını İsrail kamuoyuna açıklaması lazım. O da krize dini bir anlam yüklemeye çalışıyor.

Haberin Devamı

GÜÇLÜ TÜRKİYE DURUŞU

İşte Cumhuriyet’in 100’üncü doğumgünü öncesinde böylesi karmaşık bir kriz ve duygular içindeyiz.

Bir yanımız Gazzeli siviller için ağlıyor.

Bir yandan tüm bu krizle birlikte Cumhuriyet’in, devlet olarak sapasağlam atılmış temeller üzerinde yükselmenin, güçlü olmanın ne kadar değerli olduğunu da hücrelerimize kadar hissediyoruz.

Ama biliyoruz. Koca yürekli bir milletiz biz. Hem mazlûm Gazze için yas tutabilir hem de Cumhuriyet’in 100’üncü yılı için heyecan ve sevinç duyabiliriz.

Yüreğimize ikisi de sığar.

Gazze için üzülmek, Cumhuriyet için sevinemeyeceğimiz anlamına gelmez.

Çünkü 100’üncü yılını kutlayan güçlü bir Türkiye duruşunun sınır ötesi gönüldaşlarımız için de bir umut kaynağı olduğunun çok farkındayız.

Haberin Devamı

Ayyıldız altında, İstiklal marşıyla, Atatürk’ün sevdiği şarkılarla nice nice güzel yaşlara...

Yazarın Tüm Yazıları