‘Prof. Dr’ değil ‘Prov. Dr.’ Mithat Sancar

HDP, kapatılan diğer partileri gibi; PKK terör örgütü elebaşının talimatıyla kurulmuş, yapılanmış, politikalarını terör örgütünün talimatlarına göre şekillendirmiş ve onların sözcülüğünden öteye gitmeyen bir partidir.

Haberin Devamı

“Gidemeyen” demiyorum çünkü isteseler de gidemezler.

Çünkü parti yönetimi, milletvekili adayları bile dağdaki teröristlerin onayından geçer. PKK ve HDP öylesine iç içe geçmiştir ki; Türk Kürt demeden, bebek, kadın, çocuk, asker, polis, korucu katletse de HDP, terör örgütüne tek bir kelime edemez.

‘Prof. Dr’ değil ‘Prov. Dr.’ Mithat Sancar

‘PKK’YI SEÇMENLERİMİZİN ÇOCUKLARI KURDU’

HDP milletvekili Erol Katırcıoğlu, “Neden ‘PKK bir terör örgütüdür’ diyemiyorsunuz” sorusuna aynen şu karşılığı vermişti; “Allah aşkınıza bir annenin çocuğuyla, bir babanın oğluyla ilişkisi arasına biz nasıl mesafe koyabiliriz ki? PKK bu toprakların insanlarından oluşuyor ve bizim seçmenlerimizin çocukları veya akrabaları dağa çıkmışlar ve PKK’yı kurmuşlar.”

Haberin Devamı

Kısmen yanlış, kısmen çarpıtma kısmen de doğru olan bu sözlerin üzerinde ayrıca durmak gerekiyor. HDP ve PKK ilişkisine uzun uzun değineceğiz.

PKK/HDP’YE KARŞI  SAVUNMAMI KİTAP YAPACAĞIM

Nitekim CNN Türk’te, “HDP’nin terör örgütü PKK’nin siyasi kolu olduğunu bile bile oy verenlerin oyları benim için, askerimin üzerine sıkılan kurşun gibidir” sözlerim üzerine HDP Hukuk biriminin girişimiyle hakkımda soruşturmalar başladı.

Elbette ben de onlara, kitap olacak şekilde; PKK ve HDP arasındaki ilişkiyi anlatan savunma hazırlayıp yayınlayarak; hem bugüne, hem de gelecek kuşaklara miras olarak bırakacağım. Erol Katırcıoğlu’nun sözleri de savunmamda yardımcı olacaktır sanırım!

HDP ve PKK ilişkisi üzerine son derece net olgular, deliller varken bir kişiyi; HDP Eş Başkanı Prof.Dr. Mithat Sancar’ı nedense hep ayrı tutma eğilimi içinde oldum. O benim için ne bir Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ oldu ne de Sezai Temelli ve Pervin Buldan.

FETÖ’nün Abant Toplantıları’nın katılımcılarından olmasına rağmen-yanılmış olabilirim- bana hep farklı geldi. Ne dediğini dinlemeyi önemsedim. Hatta, Eş Başkan seçildiğinde, bebek katili Öcalan’ın serbest bırakılmasını istemesini bile “kaza” gibi gördüm.

Haberin Devamı

Ama Konya’da yedi yurttaşımızı acımasızca katleden bir alçağın yaptığı katliamdan sonra Türkiye’de yaşayanları birbirine kırdırmaya çalışan açıklamalarından, HDP Eş Başkanlığının onu provokatörlük noktasına taşıdığına düşünüyorum.

KATLİAMCI ALÇAK ARANIYOR

Geçmişi 11 yıl öncesine dayanan ve adliyeye yansıyan husumetten kaynaklanan nedenlerden dolayı Mehmet Altun isimli alçak katilin kamera görüntüleri gerçeği ortaya koyuyor. Tek başına girip 7 masum insanı vicdansızca katlediyor. Adliye dosyasına ve görüntülere göre olayın açıklaması Türk-Kürt çatışması değil, insanlık dışı bir katliam. Hiçbir açıklama, kimliği belirlenen ve halen aranan katilin işlediği insanlık dışı suçunu mazur gösteremez. Hukuk gereğini mutlaka yapacaktır.

Haberin Devamı

Bu ve benzeri katillere olduğu gibi bu olay üzerinden Türk-Kürt çatışması amaçlayan provokasyonlara da karşı çıkmak gerekiyor. Buna karşın HDP Eş Başkanı Mithat Sancar’ın açıklamaları ise sadece provokasyona hizmet etti.

Olayın hemen ardından HDP’nin Twitter sayfasından adıyla şu twit atıldı; “HDP üzerinden Kürt halkına karşı sistematik bir katliam politikası izleniyor. Geçtiğimiz günlerde Afyon’da, Ankara’da, Konya’da benzer ırkçı saldırılar yaşandı. İktidar tedbir almak yerine saldırı zeminini güçlendirecek politikalar izlemeye devam etti. #KonyadaKatliam”

Bir dizi twitten sonra, şu açıklaması yer aldı; “Yarın benimle birlikte geniş bir heyet Konya’da olacak. Bütün muhalefet partilerinin liderlerini ve demokrasi güçlerini de aynı tavrı sergilemeye çağırıyoruz. Onları da yarın Konya’ya bekliyoruz. #KonyadaKatliam”

Haberin Devamı

Sürekli “ırkçı” suçlaması yaparak, ülkede yaşayan herkesi kapsayacak biçimde genelleştirmelerle tüm açıklamalarının altına “Konya’da katliam” başlığını kullanıp sosyal medyada tam bir fırtına estirdi.

‘Prof. Dr’ değil ‘Prov. Dr.’ Mithat Sancar

BARIŞ ÇAKAN ÜZERİNDEN PROVOKASYONU HATIRLIYOR MUSUNUZ?

Eğer gerçekten ırkçı bir tutum varsa elbette buna herkes karşı çıkar ve çıkmalı. Ama yaşanan bu insanlık dışı katliamın altında başka nedenler varsa bu söylemin adı sadece provokasyondur. Nitekim, diğer partiler ve liderler Sancar’ın çağrısına beklediği şekilde cevap vermedi. Bu, onların insanlık dışı olayı görmezden gelmesinden değil, HDP’lilerin açıkça Türk-Kürt çatışmasına sebep olacak provokatif yaklaşımlarından dolayıdır.

Haberin Devamı

Bu HDP’nin ilk vukuatı değil. Hatırlayacaksınız, 30 Mayıs 2020 günü, Barış Çakan isimli bir genç, araç içinde yüksek sesle müzik dinleyen üç kişiyi, ezan okunduğu için sesini kısmalarını istediği için bıçaklanarak öldürülmüştü. HDP’liler bunu, sosyal medyada, “Barış Çakan Kürtçe müzik dinlediği için ırkçı bir saldırı ile bıçaklandı” diye duyurup provokasyon yaptılar.

KOBANİ PROVOKASYONUYLA 51 ÖLÜ

Birçok olayda HDP benzer provokasyonlara girişti. Anlaşılan, yaşanan acılardan sonuç çıkartmıyorlar. 6-8 Ekim 2014’te PKK yönetiminin talimatıyla Kobani bahanesiyle HDP’nin attığı twitlerle 35 kentte çıkan olaylarda 51 insanımızın öldürüldüğünü unutmuşlar.

Belli ki bu tutumları değişmeyecek. Onlar bunu yaparken Türkiye’nin provokasyonlara gelmemesi gerekiyor. Çünkü, PKK elebaşı Duran Kalkan, Cemil Bayık, Murat Karayılan, Sabri Ok, her olaydan sonra yalnız HDP’nin değil diğer muhalefet partilerinin de sokağa çıkmasının sağlanmasına yönelik açıklama yapıp duruyorlar. Ben Mithat Sancar’dan umutluydum ama boşunaymış. PKK stratejisi onu da provokatör noktasını sürükledi. Umarım değişir.

Hukuk profesörü oluyorsun ama HDP’ye başkan olunca; aşağılık bir katil terörist olan Öcalan’a özgürlük isteyip, Konya’daki kat-
liam üzerinden Türk-Kürt çatışması yaratmak için provokatörlük seviyesini geçemiyorsun demek ki.

Yazarın Tüm Yazıları