Cevat Hoca’nın Atatürk övgüsü bölünmüş Irak ve Suriye’nin hali

Saygın ilahiyatçı Cevat Akşit, muhtemelen nasıl bir linç ile karşılaşacağını bildiği halde, bir konferansta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü minnetle anarak övdü.

Haberin Devamı

Sadece “Büyük adam” deyip geçmemiş, 1 dakika içinde tarih dersi de vermiş: “Evet İslam’da kabir yapmak yok. Sadece büyük zatlar evet büyük zatlar için gelecek nesillere örnek olur diye zararı yok. Onun için Mustafa Kemal Paşa’ya Anıtkabir yapılmış; minnet borcumuz var.

Gavura boyun eğmek dinen zillettir haramdır; Müslüman’a zillet. Çok büyük adamlara, gelecek nesillere örnek olsun, hatırlansın diye Mustafa Kemal’den bahsettim. Zillete düşmüşüz gavura esir olmuşuz; haram.


Cevat Hoca’nın Atatürk övgüsü bölünmüş Irak ve Suriye’nin hali

Şeyhülislamını, evliyasını, dinsizini; dinsiz var Atatürk’ün etrafında... İlericisini, gericisini buluşturmuş, yumruk yapmış milleti ve vurmuş denize dökmüş Yunanı.

Bu akıl onun, ona minnet borcumuz olduğu için ona anıt yaptık. Böyle olalım diye.

Haberin Devamı

Evet Mevlânâ’yı da anıyoruz örnek diye. Evet efendim, biz büyük adamları biz böyle anarız, örnek oldukları için, gelecek nesilleri uyarsınlar diye.”

Söylediği basit; Yunan ülkeyi işgal etmiş, Mustafa Kemal her kesimden insanı bir araya getirip düşmanın elinde ‘esir bir milleti’ kurtarmış. Bu yüzden minnetimizin göstergesi olarak da Anıtkabir inşa edilmiş, gelecek kuşaklara da örnek olsun diye...

ELEŞTİRSE ALKIŞLANIRDI

Cevat Akşit hoca, Atatürk hakkında olumsuz iki kelime etse radikalleşmiş tiplerden büyük alkış alırdı. Ama o, yalnızca sözlerine meczupça tepki gösteren radikal tipleri rahatsız etmekle kalmıyor; muhafazakârlara ve Atatürkçü kesime de önemli bir mesaj veriyor. Aslında Cevat Akşit, radikaller hariç, diğer kesimleri bilinçli bir şekilde “Atatürk” ismi etrafında bir araya getiriyor, tabii anlayana...

Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Osmanlı ahalisini’ önce ‘millet’ sonra ‘Türk milleti’ kavramı etrafında toplamasının ve kurtuluşa götürmesinin kıymetini bilen Cevat Akşit’in bu konuşmasının özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılı bağlamında önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti 100’üncü yılında çok önemli bir kavşakta.

Atatürk’ün kurduğu devlet değil,  ama parti CHP bugünkü siyaseti ve kadroları ile büyük sarsıntı geçiriyor. Türkiye ile ilgili bir vizyonu yok ve herkes koltuk kavgası yapıyor.

Haberin Devamı

ALKIŞ ATATÜRKÇÜLERİ 

Alkış almak için ya da PKK ve FETÖ gibi terör örgütleriyle ilişkisi deşifre olup köşeye sıkışınca “Atatürk” adını anarak koltuk kavgasına devam ediyorlar. CHP artık siyasi alanda Atatürk’ün çizgisinin devamı olma özelliğini kaybetti ve sadece mevcut yönetim değil, “değişim” diye ortaya çıkan eskiler de tabloyu daha kötüye götürecek.

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın “Kemal Kılıçdaroğlu adeta yılan gibi CHP’ye mezhepçiliği soktu. Ama kendisi kurultayda kendi mezhebini seçilmek için açıklayan ilk genel başkan oldu. Bu son derece utanç verici ve parti programına da açıkça aykırıdır. İnsan mezhebine, alt kimliğine kendi karar veremiyor. İnsanlar annesi babası Kürtse Kürt doğuyor, Türkse Türk doğuyor, Aleviyse Alevi, Sünniyse Sünni doğuyor. O kişinin kaderidir. Kimse bu partide etnik alt kimlik milliyetçiliği yapamaz, mezhep milliyetçiliği yapamaz” sözleri bir şeyleri anlatıyor.

Yine Tanju Özcan’ın “Kılıçdaroğlu’nun içinde Atatürk’e karşı Dersim Harekâtı’ndan dolayı kin var...” sözleri de etnik ve mezhebe dayalı siyasi anlayış ekseninde, Atatürk’ten intikam alırcasına CHP’nin başkalaştırıldığını gösteriyor.

Cevat Hoca’nın Atatürk övgüsü bölünmüş Irak ve Suriye’nin hali
Prof. Dr. Cevat Akşit’in oğlu TEİ Genel Müdürü Mahmut Akşit son 9 yılda 11 yerli ve milli motor geliştirdi.

Haberin Devamı

ATATÜRK DEĞİL KILIÇDAROĞLU PARTİSİ

Dolayısıyla
, CHP’nin programında, tüzüğünde yazsa da, bizzat Atatürk tarafından kurulmuş olsa da, bugünkü Kılıçdaroğlu CHP’si Atatürk’ü temsil etmiyor. Atatürk’ün kafasında millet;  görüş, inanç, etnik köken ayrımı yapmadan bir bütündür.

Dolayısıyla Atatürk, sadece Kurtuluş Savaşı’ndaki önderliği değil Türk milleti şuurunun oluşması ve devrimleri itibarıyla da ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Özellikle Türk milleti bilincinin ortaya çıkmasında ve bunu, “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına ‘Türk milleti’ denir” diyerek ırkçılıktan uzak ve kapsayıcı bir milliyetçilik şeklinde ifade etmesi, bizi bugün birçok tehlikeden uzak tutan anlayış olmuştur.

Haberin Devamı

Atatürk’ün Türk milleti tanımında her etnik köken, her inanç kendisini bulurken, “Ne mutlu Türküm diyene” sözü ile de adeta mühürlemiştir. Buna göre “Türk olmak” değil “Türküm” demek yeterlidir.

Şimdi Cevat Akşit hocanın sözlerini bir de çerçeveden okuyun. Eğer yine ne demek istediğini anlamayan olursa, sadece Suriye ve Irak’a bakmaları yeterli.

Kendi sınırları olan Irak’ta da Suriye’de de bir anayasa, bayrak, devlet, bürokrasi, yargı, ordu, dini inanç, konuşulan dil hatta petrol gibi önemli bir ekonomik zenginlik vardı.

Ayrıca halk oyuna dayalı seçimler yapılıyordu. Irak’ı Saddam yönetiyordu.

Suriye’de ise hâlâ Esad yönetimi var.  Yani her şeyleri vardı ama bir şeyleri hiç olmadı; millet olma bilinci. Türkiye’den farklı olarak petrol gibi ekonomik zenginlik kaynakları da olmasına karşın Amerika Birleşik Devletleri başta Batı’lı emperyalist ülkelerin bir operasyonuyla paramparça oldular. Irak fiili olarak 3’e, Suriye 4’e, 5’e bölündü.

Haberin Devamı

Türkiye ise 100 yıl öncesinde olduğu gibi bugün de aynı düşmana karşı bağımsızlık savaşı vererek ayakta kalıyor. Bunu da Türk milleti olma bilinciyle başarıyor.

Batı’nın yıllardır yıkmaya çalıştığı bu bilinç.

Çünkü şunu biliyor; Türk milleti şuurunu yıkamazsa, Türkiye’yi bölemez...

Yazarın Tüm Yazıları