"Mustafa Çulcu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mustafa Çulcu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mustafa Çulcu

Mustafa Çulcu

İki penaltı da yanlıştı

12 Şubat 2017

MERKEZ Hakem Kurulu eski başkanı Mustafa Çulcu, 1-1 sona eren Bursaspor-Fenerbahçe maçında yaşanan tartışmalı pozisyonları değerlendirdi:

DAKiKA 20: F.BAHÇE’NiN PENALTISI

- Top öndeki Ertuğrul’un bacaklarından sekerek Sivok’un eline çarpıyor. Sivok’un kolu doğal konumda. Yana doğru açmıyor. Uzaktan gelse de top kontrol dışı bir şekilde geliyor ve Sivok görmüyor. Penaltı değil.

DAKiKA 43: JOViC’iN KIRMIZI KARTI

- Bursasporlu Boban Jovic’e çıkan kırmızı kart doğru. Aslında Jovic’in 34. dakikada Sow’a yaptığı hareketten sonra ikinci sarı kartı göstermesi gerekiyordu. Ancak hakem o pozisyonu tolere etti.

DAKiKA 87: BURSA’NIN PENALTISI

- Bursaspor’un penaltısı da yanlış. Penaltıyla yakından uzaktan ilgisi yok. Kjaer’in kolu kapalı. Sanıyorum hakem devre arasında kafası karıştığı için bu penaltıyı verdi. İlk yarıda Fenerbahçe lehine verdiği yanlış penaltıya takıldı. Halil Umut Meler maalesef bu maçta baskıyı kaldıramadı.

Yazının devamı...

Bu gözlemci nasıl objektif olsun?

10 Şubat 2017

TFF’nin 19.01.2016 tarih ve 13 sayılı toplantısında kabul edilerek 22.01.2016 da yayınlanarak yürürlüğe girmiş olan Merkez Hakem Kurulu Talimatı’nda futbol hakem gözlemciliği yapabilmek için uyulması gereken şartlardan biri de Madde 52 Gözlemciliğe Giriş Koşulları (e) bendinde ‘Aktif olarak futbol branşında faaliyeti olan spor kulübü ve bağlı kuruluşlarında fahri veya profesyonel yöneticilik, teknik adamlık, futbolculuk, futbol hakemliği, futbolcu temsilciliği, TFF temsilciliği, sağlık ekibi görevi veya görsel, işitsel, yazılı (internet dahil) ve sosyal medyada futbol ve hakem yorumculuğu yapmıyor olmak’ diye belirlenmiş.

Aynı talimatın madde 55 (a) bendinde de gözlemcilikten çıkarılma nedeni olarak yukarıda bahsettiğimiz  52. madde de belirtilen gözlemciliğe giriş koşullarından birini kaybetmek olarak da gösterilmiş. Av. Somer Karakaş ekibiyle birlikte 27.01.2016 tarihinde yapılan seçimle İzmir Galatasaraylılar Derneği Başkanlık görevini getirilmiş.  Şimdi ‘Ne var bunda?’ diyebilirsiniz.

HAKEM ETKİLENİR

İlginç olan şu ki Galatasaraylılar Derneği Başkanı Av.Somer Karakaş aynı zamanda Süper Lig  hakem gözlemci kadrosunda. Yani diğer bir bakış ile hem Galatasaraylılar Derneği Başkanlığı yapıyor hem de G.Saray’ın oynadığı herhangi bir maçı yöneten hakemin gözlemciliğini yapıyor o hakemlerin performansını gözlemliyor onlara not veriyor.

Peki... Bu durumdan hakemler etkilenir mi? Neden etkilenmesin. Av.Somer Karakaş objektif olabilir mi?  Fahri olarak hizmet amaçlı gönlünün takımının taraftar derneğine başkanlık yapan bir gözlemci bu takımın maçlarını yöneten hakemlere karşı ne kadar objektif olabilir?

ÖNYARGI VAR

İşte bu tartışılır. Neden kuş sevenler, yardım sevenler derneği değil de Galatasaraylılar Derneği Başkanlığı? Demek ki gönül bağını muhafaza ediyor. Sizce bu etik mi? Bence hiç değil. Talimat da zaten çok açık. MHK acaba bu durumun farkında mı? Kim bilir? Eğer bu durum normal ve soun yok ise o zaman Beşiktaş Çarşı’dan geliyor diye Fırat Aydınus’u, gençlik yıllarında Galatasaray’da basketbol oynamış diye Hüseyin Göçek’i yöneteceği kritik maçlar öncesi ve maçlarda yaptığı hatalar sonrası “Zaten bu Beşiktaşlı, zaten bu Galatasaraylı” diye yıllardır niye yazılı ve görsel basında yerden yere vuruyoruz? Baksanız açık açık hem Süper Lig’de gözlemcilik yapıyor hem de G.Saraylılar Dernek Başkanlığı.

SOMER KARAKAŞ’IN BU SEZON GÖREV YAPTIĞI ÜST DÜZEY MAÇLAR

- 3.HAFTA     Adanaspor-Gaziantepspor: 0-0

- 5.HAFTA     Antalyaspor-Akhisar Belediye: 0-0

- 11.HAFTA   Bursaspor-Akhisar Belediye: 0-0

- 14.HAFTA   Çaykur Rizespor-Kasımpaşa: 0-1

- 16.HAFTA   Adanaspor-Medipol Başakşehir: 1-1

ZİRAAT TÜRKİYE KUPASI Beşiktaş-Fenerbahçe: 0-1

Yazının devamı...

Hakem kalmadığı için Ali Palabıyık!

3 Şubat 2017

Yani UEFA Konvansiyonu prensipleri, eğitim, kalite, gözlemci notu, hepsi hikaye. Varsa yoksa isimmiş...

O isimlere bakınca derbinin Ali Palabıyık’a nasıl verildiğini görüyoruz!..

Çakır’ın Karabük-G.Saray, Göçek’in Adana-Başakşehir, Yıldırım’ın F.Bahçe-Başakşehir maçlarından sıkıntıları var.

Özkahya, Çınar ve Yankaya’ya Fenerbahçe maçlarında görev veremiyorlar.

Ulusoy’a güven yok, Aydınus, Özkalfa ve Şimşek’in sakatlıkları var. Diğer hakemler, henüz MHK kriterlerine göre ‘İsim’ değiller.

Hakemlerimizin durumu yazık ki iç karartıcı.

Bu tabloda MHK’nın elinde bu maça verebileceği Ali Palabıyık dan başkası yoktu.

Onlar da Palabıyık’ı atadı.

Yazının devamı...

Video hakemi nedir, ne değildir?

6 Ocak 2017

Hakemler, sahip oldukları iletişim imkanlarına rağmen hala daha doğruyu bulmakta zorlanınca,  VAR ''Video Yardımcı Hakemlik'' sistemi futbolun gündemine oturdu.

Sistemin devreye girmesi aşikar.

Lakin hacmini ve çizgiyi iyi ayarlamak gerekecek. Oyunun durma sıklığı ve süresi futbolu bozar, seyir zevkini kaçırır mı? Bekleyip göreceğiz. Ben bozacağını düşünenlerdenim.

UEFA nın etkili ismi David Elleray, ''Minimum müdahale maksimum fayda, ana prensibimiz. Oyunu yavaşlatacağını ve seyir zevkini azalttığını hissettiğimiz anda hakem kararlarında doğruyu bulma konusunda yüzde yüzü yakalasak bile sistemden vaz geçmek için bir an bile tereddüt etmeyiz'' diyor.

Olay henüz deneme safhasında. FIFA'nın öngörüsü 2018 veya en geç 2019 da sistemin resmi olarak uygulamaya girmesi. Birkaç yıldır elde ettiği veriler Münih ve Harvard üniversitelerinde analiz ediliyor.

VAR, DÜNYA KULÜPLER KUPASI'NDAKİ 2 MAÇTA SINIFTA KALDI
Yokohoma-2016 Kulüpler Dünya Kupası'nda Macar hakem Kassai sistemi uygulayarak doğru bir penaltı kararı verdi. Ancak Real Madrid'in oynadığı yarı final ve final maçlarında sistem sınıfta kaldı. Yarı final maçında Ronaldo'nun golünde iletişim hatası yaşandı. Final maçında sarısı olan Ramos'un hareketine Zambiyalı hakem Janny Sikazwe ikinci sarıyı çıkaramadı! Gel-git ler yaşadı. Hatta 'korktu çıkaramadı' algısı bile oluştu. Oysa sistem ikinci sarıdan ihraçlar konusunda kullanılmıyor.

'VAR'I HER ÖNEMLİ POZİSYONDA KULLANAMAZSINIZ
Ülkemizde de son zamanlarda tavan yapan hakem skandallarından sonra öyle bir algı oluştu ki sanki ligin ikinci yarısında VAR sistemi kullanılmaya başlanacak tüm tartışmalı pozisyonlar görüşülecek her şey düzelecek. Oysa hiç de öyle değil. IFAB'ın koyduğu kriter ve belirlediği ilkeler farklı.

IFAB;

1-) Goller (Hatalı gol yapılıp yapılmadığı)

2-) Penaltı veya penaltı yok kararları

3-) Doğrudan kırmızı kart (İkinci ihtarlar değil)

4-) Yanlış oyuncu tespitinde sistem kullanılır.... diyor.

 

İLKELER;

1-) VAR uygulaması sadece net hatalı kararı düzeltmek ve goller, penaltı/penaltı yok, doğrudan kırmızı kart ve yanlış oyuncunun tespitinde (örneğin yanlış oyuncuya ihtar veya ihraç verilmesi) kullanılacaktır.

2-) Son karar her zaman hakem tarafından verilecektir.

3-) VAR maç görevlisidir. Yardımcı hakemler, ilave yardımcılar ve dördüncü hakemlerden gelen bilgiler gibi aynı sistemde hareket eder.

4-) Hakemler VAR yokmuş gibi maçları yönetmeli ve kararlarını vermelidir.

5-) Bir kararın çok net hatalı olduğu videodan yeniden izlenerek açıkça görülmedikçe, hakemin kararı nihaidir.

6-) Pozisyonun yeniden izlenmesine sadece hakem katılır.

7-) Yeniden izleme sürecinde ne olursa olsun izleme süresi konusunda baskı yapılamaz. Kararın doğru verilmesi hızlı verilmesinden daha önemlidir.

8-) Yeniden izleme sürecinde veya son karar vermede oyuncular,takım görevlileri hakemin etrafını saramaz.Videodan izlemeye dahil olamaz.Etki altına almaya teşebbüs edemez. Bu tutum içerisinde olan oyuncular ihtar alacaktır.

9-) Hakem işin şeffaflığı açısından yeniden izleme esnasında görünür bir konumda kalmalıdır.

10-) Olayın yaşanmış olduğu ilgili devre bitmemiş olması şartıyla eğer yeniden izlenen bir olaydan sonra oyun devam etse bile bir disiplin cezası uygulaması yapılır. Hatta bu hakemin verdiği asıl karar olsa bile (umut vaat eden bir atağı engellediği için ihtar/bariz gol şansını engellemeden dolayı verilen ihraç-ihtar kararı hariç)

11-) Bir olaydan sonra ve devrenin en son anından önce izleme yapılabilir.

12-) Video Yardımcı Hakem ''VAR'' protokolü oyun kurallarının felsefesine ve VAR ilkelerine uygun olmalıdır.

Daha çok değişime uğrayacak ve yeni ilaveler olacağı kesin. Videonun başında bulunan, sahada görev yapan hakemin konumuna eşdeğer konumda güvenilir, tarafsız ve kabul gören isim olacak.

Biz 5 ve 6. hakemliği iki sezonda lağvetmiş,  Piero yu 6 ayda mahkeme kapılarına götürmüş bir futbol eleştiri ülkesi olarak bakalım video hakemliğe ne kadar dayanabileceğiz?

Yazının devamı...

Hakeme saygı duymak lazım

20 Aralık 2016

Zeminin sertlik oranına ve oynayıp oynanamayacağına hakem karar verir. Hüseyin Göçek de demek ki o zemini futbol oynamaya elverişli olarak gördü ve maçı oynattı. Hakemin kararına saygı duymak lazım. Ülke genelindeki bazı kentlerde bazı sahaların kış şartlarında zemininin sertleşmesi durumu tabii ki görülüyor. Bunun uzun vadeli çözümünü TFF ve Kulüpler Birliği yapmalıdır.

Nasıl Sivas’ta ısıtmalı saha var, bunu tüm illere yaymak lazım. Rusya’da da daha sert sahalarda takımlar oyun oynayabiliyorlar. Top sekiyorsa, kontrolü mümkünse hakemler ona bakar ve maçı oynatır. Ben de zamanında soğuk yerlerde pek çok maç yönettim.

Yazının devamı...

Kural hatası var!

19 Aralık 2016

 14. dakikada Konyasporlu Bajic, kaleci ile karşı karşıya kaldı; tam vuracağı anda tribünden bir düdük sesi geldi. Bütün futbolcular durdu. Ama hakem devam ettirdi. Bajic, Rangelov’a çıkardı, o da golü attı.

 

Futbol Oyun Kuralları’nda Kural 5 bölümünün 47. sayfasındaki “Hakem” başlıklı  3. maddesi şöyle diyor:

 

HAKEM ATIŞI GEREKİRDİ

 

“Bir seyirci oyunu etkileyen bir düdük çalarsa oyun durdurulur ve hakem atışıyla tekrar başlatılır.”

 

Dünkü olay tam da budur. Alper Ulusoy’un oyunu durdurup “hakem atışı” ile başlatması gerekirdi ama yapmadı. Karabük kural hatası itirazında bulunursa, maçın tekrar söz konusu olur.

Yazının devamı...

MHK’ye de hakemlere de güven yerle bir

16 Aralık 2016

UEFA da lobimiz olmadığı için hakemlerimiz Avrupa da maç alamıyor diye uzun yıllar dert yandık. 2006 yılında UEFA Hakem Konvansiyonu’na üye olduk. Hakemlerimizin önü açıldı. Düne kadar Hollandalı Jaap Uılenberg, bugün için İtalyan Roberto Rosetti hakemlerimize UEFA standartlarında eğitim veriyorlar. TFF hakemliğe ciddi yatırım yapıyor.

 

Geçen sezon “reklam arası gibi” bir sezonluğuna görev yapan Kuddusi Müftüoğlu MHK’sını bir kenara koyarsak 3. kez göreve gelen MHK Başkanı Yusuf Namoğlu hakemliğimizin son 5 yılına damga vurdu.

 

SOW’UN GOLÜNDE HASSASİYET YOK?

 

Şu an gelinen noktaya baktığımızda ise bunca yatırım ve desteğe rağmen “Damga değil de darbe vurdu” dersek daha doğru söylemiş oluruz. Hakem skandallarını konuşmadan geçen günümüz, haftamız yok. Bir derbi maçı oluyor, yönetebilecek iki ismi söyleyemiyor, sahaya çıkacak bir hakemi zor buluyoruz.

 

Bu hafta ile birlikte Süper Lig de 135 maçın 111 tanesinde 12 hakem görevlendirilmiş. Kalan 24 maçta ise 8 hakem görev alırken, 2 hakem hiç maç alamamış. Yani MHK ligi 12-13 hakem ile götürmeye çalışıyor.

 

Bu hafta Fenerbahçeli Sow’un Antalya’ya attığı ve faul gerekçesi ile iptal edilen röveşata golü tartışılıyor. Daha uzun zaman da tartışılacak gibi... MHK Başkanı, “Bu gol faul” diyor. Sayın başkan, Bursa kalecisi Harun’un bacağına acımasızca basan Beşiktaşlı Marcelo’ya kırmızı yerine sarı kart çıkaran hakemi ne yapacaksınız, merak ediyorum?

 

Ligin 8. haftasında oynanan Beşiktaş-Antalya maçında çok tartışılan Tosic’in pozisyonunu daha o gece Rosetti’ye sorup bu pozisyonda faul olmadığını basına servis eden MHK, neden Moussa Sow’un pozisyonunda aynı hassasiyeti göstermiyor?

 

YABANCI HAKEME VURMAK KOLAY...

 

Dinamo Kiev-Beşiktaş maçından sonra hakem Thomson’u ve UEFA yapısını topa tutan MHK Başkanı, benzer hataları yapan kendi hakemlerine, hiç bir şey olmamış gibi her hafta maç vermeye nasıl devam eder?

 

Geçen hafta Beşiktaş ve Fenerbahçe maçlarında üst düzey iki hakem izledik. Gündemden hala düşmeyen pozisyonlara rağmen her iki hakemin bu hafta yine maçı var. Hakemlere, sisteme ve MHK ya olan güven yerle bir. Şimdi neye, kime inanacağız?

 

ALAY MI EDİYORSUNUZ?

 

Skandal hatalara rağmen aynı hakemler, aynı gözlemciler her hafta görev yapacaklarsa, iyi ile kötü, yetenekli ile yeteneksiz, korkak ile cesur fark etmiyor ve ayırt edilmiyorsa, bunca yatırıma ne gerek var? Mahalle aralarında topa biraz vurmasını bilenlere düdüğü teslim edelim, ancak bu kadar hata yaparlar.

 

Allah aşkına, siz içinde bulunduğunuz futbol ekonomisinin ve yaptığınız işin ciddiyeti ve büyüklüğünün  farkında değil misiniz? Yoksa 80’li yıllarda yapıldığı gibi ‘’Ben yaparım, olur’’ diyecek kadar işi hafife alıp bizimle alay mı ediyorsunuz?

 

Böyle devam ederseniz bilesiniz ki siz de altında kalacaksınız!.. Az kaldı.

Yazının devamı...

Böyle rezalet görmedim

7 Aralık 2016

BEŞİKTAŞ’ın çöküşüne neden olan penaltı pozisyonunda Gonzalez ile Beck, ceza alanına doğru giderken top için mücade ediyor. Gonzalez, Beck’e aşırı güç uygulayarak (nizami olmayan şarj) onu düşürüyor. Yere düşen Beck’in üzerinden atlamaya çalışan Gonzalez, Beck’i geçtikten sonra bir yarım, bir de tam adım atıyor ve kendini yere bırakıyor.

 

FAUL BECK’İN LEHİNE

 

Burada hakemin, Beck’in lehine faul vermesi gerekir. Yok eğer illa penaltı verecekse de, kartın rengi kırmızı değil sarı olmalıdır. Çünkü değişen bariz gol şansı kriterleri ve yorumlarında artık, “Top için mücadele yapılan pozisyonlarda kartın rengi sarı olmalıdır” deniyor.

 

DARMADAĞIN OLDU

 

Beck’in ayakları rakibe temas etmiş gibi gözüküyor olsa bile bu bir takılmadır. Verilen karar rezalet ve skandal bir karardır.

 

Orta hakem Thomson tamamen verdiği kırmızı kart kararın etkisinde kalıp darmadağın oldu. Maç kontrolünü kaybetti. Sahada ruh gibi dolaştı. Maçı ilave yardımcılar ve yardımcılar idare etti.

 

Dinamo Kiev’in son golündeki ofsaytı  da vermediler.

 

Diğer kırmızı kartta ise Aboubakar faulden sonra tepki olarak topa vurdu. Bu tepkiye karşılık 2. sarıdan atıldı, doğru karar. 

Yazının devamı...
Mustafa Çulcu Kimdir?

Mustafa Çulcu