"Musa Dede" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Musa Dede" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Musa Dede

Mah-ı Ramazan

Bir Ramazan ayının daha içerisindeyiz, çok şükür!

Ramazan-ı Șerif’in alameti farikası “oruç” halidir. Oruç yani “savm”, bildiğimiz manasının yanında “yok olmak” demek, ve hem de “yükselmek”. Öyle ki; yok olan, varlıkla ödüllendirilecek. “Orucun karşılığını Ben veririm” buyuruyor Hakk Teala, ve; “Ademoğlunun her ameli kendisi için, yalnızca orucu Benim içindir” (kudsi hadis)..

 

Herkes kendince Ramazan ayını, orucun sırrını anlıyor, anlatıyor, herkes kendi zaviyesinden bir şeyler görüyor da O’nun gördüğü gibisini, gösterdiklerinden başka kimse göremiyor. Onlar ki, masivayı boşaltmışlar, yakına yükselmişler; Terk etmekle, oruçla… Doyurulmuşlar! Doymuşlar! Allah rızası için terk edilecekler terk edildiğinde, geriye O’ndan başka ne kalır? Ramazan’da oruç, kavuşmaktır! İftar bunun delili; bayram eder ulaşan…

 

“Ramazan ayı ki, insanlar için hidayete erdirici(Allah’a ulaşma vesilesi) ve beyyineler(açık deliller ve ispat vasıtaları) ve Furkan(Hakkı bâtıldan ayırıcı) olarak Kur’ân, Hüda tarafından onda(o ayın içinde) indirildi. Artık içinizden kim bu aya şahit olursa o zaman onu, oruç tutarak geçirsin. Ve kim, hasta veya yolculukta olursa, o taktirde (tutamadığı günlerin sayısı) diğer günlerde (oruç tutarak) tamamlanır. Allah sizin için kolaylık diler, zorluk dilemez. (Size bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi hidayet erdirdiği şeye karşılık Allah’ı yüceltmeniz içindir. Umulur ki böylece siz şükredersiniz” (Bakara 2;185)

 

Bu mübarek ayı olabildiğince yüksek bir farkındalıkla deneyimlemek niyetinde olanlar; kimimiz bedeni orucun getirdiği fizyolojik değişiklikleri, kimimiz de ayrıca iç alemlerimizde ortaya çıkan farklı halleri gözlemliyoruz. Bedenimiz ne kadar kırılgan, ruhumuz ne kadar hassas! Ya irade, nerede? Zahmet ve rahmetin ne kadar geçişken olduğunu düşünüyor musunuz siz de? Olduğumuzdan daha fazlası olduğumuzun tadı geliyor mu dilinize? İradenin karar verdiği yerdeyiz aslında. Mecazi olanla bağımız gevşedikçe hakiki olan dolar içimize…

 

Ramazan ayı, putları kırma ayıdır aynı zamanda. O putlar ki içimizde. Onlardan boşaldıkça insan, acıkır puthane. Alışık olduğuna acıktığını sanmak kolayıdır, lakin doyurmaz. Halbuki bu kırılma anı, sabredilirse eğer, Sultan’ın gelişiyle onurlanacaktır. Sultan’ın huzuru yegane huzurdur. O huzurda batıla yer yok. Mecaz bir resimse eğer, fırçayı tutan el gözükmüştür artık. Bak, o el ne kadar da kusursuz çalışıyor. Kusursuzluktan dahi münezzeh, siyahla beyazı ne şekillere büründürüyor! Yoklukta varlık, varlıkta yokluğu gizliyor… Bizi O besliyor.. Bunun bir remzidir Mah-ı Ramazan.

 

Mahvetmekle kibirimi, anlatırsın muhtaciyetimi; açlığım Senle tok olmayı arzular. Mahvetmekle sabırsızlığımı, ne için sabırlandığımı gösterirsin; ödüllerin gözümü nurlandırır. Mahvetmekle kavgacılığımı, gönlümde barış rüzgarları estirirsin, şükrünle nimetlenir dilim. Mahvet cimriliğimi, öğrensek kardeşliği, asla yalnız bırakmazsın bizleri. Mahvet nefsimin kara gölgesini, bildir hakikatini, renklerin özümü kamaştırsın ey Rahman! Ve sen de vesilesisin ey Mah-ı Ramazan! Selam…

 

“Zeitgeist”, yani zamanın ruhu.. Şimdi, bu zaman; öyle bir zaman ki fırsat dolu. Öyle bir zaman ki, ruhu Kur’an ruhu. Bu zamanda yaşayan bilir ki bu zaman geçmez zamanın sonuna varmadan. Ramazan ayının ruhu; işte idrak etmek istediğimiz “zeitgeist”. Ve tüm ömrümüze yayılmasını istediğimiz… Bizden razı olmaklığını dileriz; o da şahitliğine başvurulanlardan. Biz onu tutarsak, o da bizi tutacak, yanımızda olacak; Allah rızası için tuttuğumuz oruçları, nefsimize hakim olmak için verdiğimiz gayreti, yapılan iyilikleri anlatacak. Öyleyse yüzüne okunmasından hoşnut olacağı şeyleri yazmalı insan…

 

“Ey imanlı olanlar! Oruç, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazıldı. Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz” (Bakara 2;183)

 

Aşk olsun! Hu

 

Musa Dede / GÖLGENİN HAKİKATİ

 

NOT: “Oruç” hakkında daha tafsilatlı bir yazımı okumak isteyenler için Hürriyet arşivinden 6 temmuz 2014 tarihli “Oruç (Savm/Siyam)” yazısını önerebilirim.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI