Bir park var ama park denebilir mi

Hürriyet Bursa okuru mekatronik mühendisi İlge Akkılıç, özetimle şikayetini şöyle dile getiriyor:

Haberin Devamı

Bir park var ama park denebilir mi

“Osmangazi Belediyesi sınırları içinde bulunan ve yapımı Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafınca gerçekleştirilen Sultan II. Murat Parkı gerçekten çok güzel oldu. Ancak sistem hep aynı! Yaparken kaliteli malzeme ve kaliteli işçilik yok. Denetim zaten hak getire. Vaziyet böyle olunca da yazık oluyor onlarca şeye!

DEFORME OLDULAR

Bakınız; parkın girişinde bulunan tanımlayıcı tabelanın ahşap bedeni hava muhalefetlerine uygun seçilmediği için üzerindeki verniğin büyük bölümü soyulmuş. Ahşapları da şeklini kaybetmeye başlamış. Parkın içindeki oyun aletlerinin bazıları deforme olmuş. Beton alanda bulunan ve yaşamaları için kendilerine kafes dahi bırakılan bölümlerdeki ağaçlar nerede? Tarihi ağaçların gövdelerine ‘Yerlere çöp atmayınız’ yazılı demir plakalar çakılmış. Salıncakların bulunduğu alanda sivri uçlu tijler ve promosyonu olarak da enerji kabloları hediye edilmiş!

Haberin Devamı

Bir park var ama park denebilir mi

ELEKTRİKLİ PARK

Vatandaş elektrik enerjisi sonucu canlarını yitirmesin diye kablo uçlarına plastik şişe geçirilmiş. Şişe çıkmasın diye de hem bantlanmış hem de bağlanmış. Bazı alanlardaki kauçuk zemin kaplama malzemeleri yapıştırıcısının yetersiz ve kalitesiz olmasıyla alakalı olarak kopmuş. Hele bir durum var ki tam komedi! Güler misiniz ağlar mısınız? Elektrik direğinin enerjisi için kullanım mecburiyeti olan kablo, parkın demir çitlerine dolandırılarak ağaç dalları marifetiyle taşınmış. Beraberinde bu işe aracılık eden elektrik dağıtım kutusunun kapak kilidi yok. Ayrıca ardına kadar da açık. Çok yazık... Bir sorum olacak. Devamı, yani kontrolü ve denetimi olmayan hizmete hizmet denir mi?”
Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi Belediyesi ve UEDAŞ’ın dikkatlerine diyerek...

BİNDİĞİ DALI KESEN BOSAB GERÇEĞİ

Bir park var ama park denebilir mi

Haberin Devamı

OKURUMUZ Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi BOSAB üyesi S.K. özetimle: “BOSAB’da hizmet veren fabrikaların onlarcası bacalarında filtre kullanmıyor. Bu kullanılmamazlık hele mesai saati bitince zirve yapıyor! Aksini diyen varsa kendisini kandırır. Daha da inanmayan varsa saat 18.00’den sonra buradan yani Ankara Caddesi üzerinden bir geçsin bakalım. Daha yaklaşmadan kilometrelerce öncesinde etrafa hakim olan dumanları görünce ‘eyvah yangın çıktı’ galiba diyecek mi demeyecek mi?

MEYVELER ZEHİRLENİYOR

İşin üzücü yanı da ne biliyor musunuz? Özellikle şeftalisiyle nam yapan ve şehir merkezindeki tek en büyük tarım arazisine sahip olan Dudaklı Mahallesi’ndeki (Köy) meyveler de bu zehirden nasibini alıyor. İlgili olarak onlarca şikâyetlerimiz oldu. Ancak ihbarlarımız karşısında kulaklar tıkanıyor, gözler görmez oluyor. Bu durum Nasreddin Hoca’nın; ‘Bindiği dalı kesmek’ hikâyesine denk düşmektedir. Çok yazık olacak yarınlarımıza...”

Yazarın Tüm Yazıları