Yanlış yaptığını söyleyenler şimdi hayranlıkla izliyor

İyi bir eğitimin ardından kurumsal iş hayatına ilk adımı atar. Ve elektronik mühendisi olarak yıllarca uluslararası bir şirketin 11 farklı departmanında önemli işlere imza atar.

Haberin Devamı

 

Ali Rıza Ersoy, emeklilik yaşının yaklaşmasıyla birlikte de yeni arayışlara girer. Çocukluğu köyde geçen Ali Rıza Ersoy, yönünü toprağa çevirmeye karar verir. Eşiyle birlikte Urla Barbaros Köyü’ne yerleşir ve sürdürülebilir tarım (permakültür) felsefesiyle çalışmaya başlar. ‘Yanlış yapıyorsun’ söylemlerine rağmen doğaya hiçbir müdahalesi olmadan bağcılık yapar. Günün sonunda Ali Rıza Ersoy, elde ettiği sonuçla da herkesi şaşırtır. Ali Rıza Ersoy, bugün bir yandan kurduğu İon Village’le agroturizm yapıyor, atölyeler düzenliyor, öte tarafta ise tarımın dijitalleşmesi için çalışıyor. Hedefte ise permakültür ile tarım 4,0’ı harmanlayarak dünyada bu alanda çalışmalar yapan start-upları Barbaros köyüne çekerek yeni hikayeler yazmak var.

Haberin Devamı

Yanlış yaptığını söyleyenler şimdi hayranlıkla izliyor

ALİ Rıza Ersoy... Olumsuz tüm sözlere rağmen hedeflerinin peşinden giden toprak aşığı bir isim. Permakültüre tarım 4,0’ı entegre ederek önemli başarılar elde eden sıradışı bir girişimci. İon Village ve İon Academy’nin kurucusu Ali Rıza Ersoy ile hem kariyer yolculuğunu hem de Urla Barbaros Köyü’nde permakültür alanında yürüttüğü çalışmalarla yarınlara dair planlarını konuştuk. Aydın Koçarlı’da 1957’de doğan Ali Rıza Ersoy, 10 yıl burada yaşadığını belirterek, şöyle devam etti:

Yanlış yaptığını söyleyenler şimdi hayranlıkla izliyor
Yanlış yaptığını söyleyenler şimdi hayranlıkla izliyor

11 FARKLI DEPARTMANDA ÇALIŞTI
“Köyü ve toprağı bilerek büyüdüm. Tarsus Amerikan Koleji’nden mezun olduktan sonra İTÜ Elektronik Mühendisliği’ni bitirdim. Daha sonra ise yurtdışına gittim ve yine elektronik mühendisliği alanında Viyana Teknik Üniversitesi’nde eğitim aldım. Burada asistanlık yaptım. Bir süre sonra İzmir’e dönüp, bir teknoloji şirketi olan Siemens’te işe girdim. Evlendim. Türkiye’nin ilk manyetik rezonans cihazını Dokuz Eylül Üniversite Hastanesi’ne satma başarısını gösterdim. Daha sonra kariyerime İstanbul’da devam ettim. Sağlıktan IT çözümleri ve servislere kadar 11 farklı departmanda çalıştım. İcra kurulu üyeliği, genel müdür yardımcılığı gibi çeşitli görevler üstlendim.”

Haberin Devamı

KURUMSALDAN KÖY HAYATINA
Ali Rıza Ersoy, 50’li yaşlara geldiğinde ‘emeklilik sonrası ne yapacağım’ sorusuna yanıt aramaya başlar. Bu sırada bir arkadaşı Japonların yaptığı bir araştırmayı onunla paylaşır. Araştırmanın başlığının ‘Emekli olma yaşıyla ölüm arasındaki korelasyon’ olduğunu paylaşan Ali Rıza Ersoy, “Büyüklerimiz bize hep çok çalışmayı öğütledi, çok çalışan uzun yaşar dedi. Oysaki Japonya’daki çalışma bunun tam tersini söylüyordu. Burada alınan görev ve sorumlulukların etkisi büyüktü. Araştırmada ‘45 yaşında kurumsalı bırakın ve en sevdiğiniz şeyi yapın’ diyordu. Ben bu süreçte insan kaynaklarında çalışıyordum ve zorlu da olsa şirkette o dönem 65 olan emeklilik yaşını 60’a çektim. Muhteşem mühendis ağabeylerimiz vardı, ülkeye büyük katkı sağlamışlardı ama ikinci baharlarını düşünmeyi başaramıyorlardı, işi de bırakmıyorlardı. Bu uygulamayla emekli oldular ama bir süre sonra benim de ayrılma zamanım gelmişti. 32 yılın ardından kurumsal hayat son buldu. Bu süreçte çocukluğu köyde geçen biri olarak yönümüzü toprağa çevirmek gerektiğine karar verdim ve eşim Işıl Ersoy’u da ikna ettim” diyerek, içinde hep var olan toprağa dönme tutkusuna bir adım daha yaklaştığını paylaştı.

Haberin Devamı

Yanlış yaptığını söyleyenler şimdi hayranlıkla izliyor
Yanlış yaptığını söyleyenler şimdi hayranlıkla izliyor

DELİRDİKLERİNİ DÜŞÜNDÜLER
Toprağa dönme kararının ardından soru bu kez ‘peki nereye yerleşeceğiz’ olur. Ali Rıza Ersoy, emeklilik öncesi Kazdağları’ndan Marmaris’e kadar olan bölgeyi gezdiğini belirterek, hikayenin devamını şöyle aktardı:
“Ve ikinci baharımız için lokasyon arayışları bizi Urla Barbaros köyüne getirdi. 8 yıl önceden söz ediyoruz. Bize gösterilen arazinin bahçesinde bulunan asırlık çam ağacıyla oluşan bağla adresimi belirledik. Bu ağacın adını da Kibele koyduk. İkinci baharımızı yaşayacağımız yeri de seçtikten sonra burada ne yapacağız sorusuyla birlikte hayatımıza permakültür girdi. Bağcılığa merak saldım ve kurslara gittim. Toprağın hiçbir yapısına dokunmadan bağcılık serüveni başladı. Söylenenlerin ya tam tersini yaptık ya da hiçbir şey yapmadık. Doğayı kendi halinde bırakarak bir tarım yapmayı hedefledik. ‘Yanlış yapıyorsun, mümkün değil olmaz’ gibi karşı çıkan söylemlere rağmen doğru bildiğimizi, tabii bilimsel veriye dayanarak hayata geçirdik. Delirdiğimizi düşündüler ama 3 yılın ardından bağda iki misli başarılı olduk. Karşı çıkan köylü bu kez bizi hayranlıkla izlemeye başladı ve arkamızdan gelmeye başladı. Sonuçta böceklenme, hastalık yok, aynı zamanda çok da ekonomik bir süreç. Böylece köye dönüş serüvenimizin ilk ayağında permakültür ile önemli bir rol model olmayı başararak bugüne geldik.”

Haberin Devamı


HEDEF PERM AGRO 4.0’DA
REFERANS MERKEZİ OLMAK
SÜRDÜRÜLEBİLİR tarımın ilk halkasında başarıyı yakalayan Ali Rıza Ersoy, boş durmaz. Kurumsal hayatta çalıştığı dönemde dijital fabrikalar bölümden de sorumlu olan Ali Rıza Ersoy, geçmişteki deneyimleriyle birlikte bu kez tarım 4.0’a odaklanır. Ali Rıza Ersoy, “Permakültürden sonra ikinci aşkım tarım 4.0 başladı. Bu ikisini birleştirme hedefiyle 2018’de İzmir’de düzenlenen tarım fuarı Agroexpo’da danışmanımız Esra Karagöl’le birlikte geçmişin permakültür öğretisiyle geleceğin dijital teknolojisini kaynaştıran Perm Agro 4.0 adı altında bir manifesto yazdık. Permakültür ile dijitali birleştirmek adına da Doktor firmasının ‘Filiz’ adlı ürününü aldım. Toprağa 15 santimetre kadar sapladığımız Filiz; dijital veriyi, buluta taşıyor. Buluttaki yazılım programları bu veriyi telefonlarımızdaki aplikasyona gönderiyor. Örneğin ‘bu gece sulama’ diyor. Bağın yaşını, yağmuru, rutubeti, nemi araştırıp, öğrenebiliyor. Bizim verebileceğimiz kararlardan çok daha iyi kararlar vermiş oluyor. Bu adımla da permakültür ile teknolojiyi birleştirmiş olduk. Burası bir laboratuvar ve bu alanda çalışmalar yapan start-uplara kapımız açık. Burayı bir tarım okuluna dönüştürerek tarımda sensör teknolojilerini kullanan start-upları buraya çekerek bir referans merkezi olmak istiyoruz. Start-uplar için bir kovan olacağız” diyor.

Haberin Devamı


AGROTURİZMDE DE VARIZ
ALİ Rıza Ersoy, bir yandan permakültür öğretisiyle tarımsal faaliyetler için emek verirken bir yandan da tarım 4.0 için de uğraşıyor. Urla Barbaros’ta yaklaşık 7 dönümlük bir alanda yaşadıklarını paylaşan Ali Rıza Ersoy, “Eşimi toprağa çekmek için benim arazi değil, insan aramam lazımdı. Burayı onun için cazibeli hale getirmek için konaklamayı da dahil ettik. Beş odamız var. Agroturizm felsefesiyle çalışıyoruz ve atölyeler düzenliyoruz. İnsanlar buraya geliyor, birlikte eğlenip, öğreniyor, akşamüstü de bağın keyfini sürüyoruz” diyerek, İon Village’in çalışma prensibini paylaştı.

KISA KISA

* İş bulma hedefiyle köyden kente göç eden gençlerin gittikleri yerde mutlu olmadığını aktaran Ali Rıza Ersoy, “Ama geri de dönemiyorlar çünkü tarım ekonomik değil. İşte bu noktada da permakültür ve dijitalleşmenin gücüyle onlara bir kapı açmaya odaklandık. Ürün olarak da belediyenin desteğiyle salebi seçtik. Lavantayı seçenler de var. Burada da kooperatifle hareket ediyoruz. Sonuçta yüksek katma değerli ürünlerle gençleri köye-tarıma çekmek istiyoruz” diyor.

* Urla Barbaros köyündeki oluşumun aslında bir aile işletmesi olduğunu paylaşan Ali Rıza Ersoy, “İon Village, eşim Işıl Ersoy’un sorumluğunda İon Academy de benim kontrolümde. Bir de gelecekte oğlumuzun bize katılacağını düşünerek tasarlanan İon Farm bulunuyor. İki girişimimiz şu an aktif” diyor.

* Son dönemde sıfır karbonun çok konuşulduğunu, ama bunun da artık eskidiğini söyleyen Ali Rıza Ersoy, “Doğaya, gezegene, insana saygılı çalışıyoruz demek yetmiyor. Artık geçmişteki karbon ayak izlerini de temizlemek zorundasın” diyerek, 5 teknolojiyi kullanarak yenilenebilir enerji üreterek 15 yıl içinde eksi karbon hedeflediğini paylaştı.

Yazarın Tüm Yazıları