‘Ah’ı alınan çocuklar

23 Nisan kutlamalarını canımızın içi çocuklarımızın düzenlenen şenliklerdeki coşkusunu ekrandan izleyerek geçirirken, bir yandan da içimdeki derin endişeyi kontrol altına almaya çalıştım.

Haberin Devamı

İçimdeki endişenin kaynağını şöyle özetleyebilirim:

“Ya başta yetkililer olmak üzere yetişkinler, yetişkinlerimiz samimiyet krizi geçirirlerse?.. Ya gerçekler ortaya dökülüverirse...”

Bugün artık 24 Nisan olduğuna göre, tıpkı geçen sene yaptığımız gibi bayram coşkusu içinde pek duyulmayan, göz ardı edilen istatistiklere bakalım mı?

Gözleri kapatmak, uzaklara bakarak ıslık çalmak opsiyoneldir...

Bu yıl rehberimiz Eğitim-Sen’in “Çocuklarımız ve Gerçekler” başlıklı raporu olacak...

İYİLEŞME YOK GERİLEME VAR

Rapora baktığımızda, geçmiş senelerdeki raporlarla karşılaştırdığımızda görüyoruz ki çocukların sorunlarında, özellikle de kız çocuklarının durumunda iyileşme yerine gerileme var.

Kız çocuklarının okul yerine evde eğitime yönlendirildiğini görüyoruz mesela... Ortaöğretim seviyesinde “açık öğretime” devam edenlerin yüzde 62’si kız çocuğu.

Haberin Devamı

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre “evlilik ve nişanlılık” durumundan eğitime devam edemeyenlerin yüzde 97.4’ü de kız çocuğu...

TÜİK verilerine bakalım, içimiz sıkılsın... Son 10 yılda 482 bin 908 kız çocuğu devletin izniyle evlendirildi, 6 yıl içinde 142 bin 298 çocuk anne oldu.

‘RESMEN’ REZALET

Eğitim-Sen raporu okudukça iç karartan verilerle dolu ve bu verilerin tamamı kayıtlı kuyutlu, resmi rakamlar. Buzdağının tamamını mı yansıtır, ucunu mu siz karar verin.

Okuyalım:

“Adli sicil kayıtlarına göre son 5 yılda çocuk istismarı dava sayısında yüzde 50 oranında artış kaydedildi... Her 6 erkek çocuktan 1’i cinsel istismara uğruyor. 11 yaşından küçüklerin oranı yüzde 70. Türkiye’deki cinsel suçların yüzde 46’sı çocuklara karşı işleniyor. Adalet Bakanlığı’nın 2015 verilerine göre de yılda ortalama 17 bin istismar davası açılıyor, bu davaların yüzde 45’i mahkûmiyetle sonuçlanmıyor...”

Çocuğun cinsel istismarında dünya üçüncüsü ülkeyiz netice itibariyle...

Çocukların emeklerini sömürmek konusunda da iddialıyız.

Çalışan her 10 çocuktan 8’i kayıt dışı... 2012 yılında 601 bin olan 15-17 yaş arası çocuk işçi sayısı, 2016 yılına gelindiğinde 709 bin olmuştu...”

Haberin Devamı

BİR DE MÜLTECİYSEN

Hem çocuk hem de “sahipsiz bir mülteci” isen... Vah kardeşim, vah güzel çocuğum:

Milli Eğitim Bakanlığı Eylül 2017 tarihli verilerine göre 976 bin okul çağındaki Suriyeli mülteci çocuğun yüzde 54.5’i okullara kayıtlı. Okullaşmayan yaklaşık 450 bin Suriyeli var.

Ömürleri, emekleri sömürülüyor, çocukluk nedir bilmiyor bu yavrular.

Bir haberin son paragrafından okuyalım:

“İzmir Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi’nde bir saya atölyesinde çalışan 10 yaşındaki Ali’nin babası ve dedesi Suriye’de yaşamını yitirdi. Günde 13 saat çalışıp haftalık 100 lira kazanan Ali, ‘Aileme destek oluyorum’ diyor...”

Eğitemiyoruz.

Tarlada, atölyede, inşaatta köle gibi çalıştırılmalarına göz yumuyoruz.

Haberin Devamı

İtten, kopuktan, tacizciden koruyamıyoruz.

Çocukluklarını öldürüyoruz, sonra da nutuk atıyoruz...

“Bu dünya bu nasıl bu hale geldi?” diye soruyoruz ya bazen hepimiz.

Bu kadar çocuğun “ah”ını aldığındandır...

Yazarın Tüm Yazıları