"Jale Özgentürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Jale Özgentürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Jale Özgentürk

AVM’de ‘geçici mağaza’ dönemi

Türkiye perakende sektöründe tam anlamıyla yaprak dökümü yaşanıyor. Açılan mağazadan çok kapanan mağazalar gündemde artık. Bu gelişme hem alışveriş merkezi yatırımcısını hem de perakendeciyi yeni yöntemler geliştirmeye itiyor. Deneme dönemi bunlardan biri. Perakendeci, AVM’lerde önce üç ay pop up’larda (geçici mağazacılık) deneme yapıyor sonra mağazayı büyütüyor.

PERAKENDE sektöründe son dönemlerde açılan mağazalardan çok kapanan mağazalar gündemde. Büyük kentlerin ünlü caddelerinde, alışveriş merkezlerinde (AVM) verimsiz kalan mağazalar birer birer kapanıyor. Gerekçeler kentsel dönüşüm, perakende cirolarındaki düşüş ve en önemlisi de döviz kurlarının artışıyla patlayan kiralar.

Kiralar düşmeye başlasa da giden mağazaların yerine yeni kiracı bulmak kolay olmuyor. Hem perakendeciyi hem de alışveriş merkezi yatırımcılarını etkileyen krizde iki taraf arasındaki çelişkiler ise derinleşerek sürüyor.

TALEPLER BİTMİYOR

Neler oluyor diye önce AVM yatırımcılarına sordum. Sektörün sorunlarını kabul ediyorlar ancak yaşanan sıkıntıları perakendecilerin fırsata çevirdiği iddiasını ortaya atıyorlar. Bir yatırımcı “Perakendecilerin talepleri bitmiyor” diyor.

Mağaza kapatmanın açmaktan daha övünülür hale geldiğini söyleyen AVM sahipleri ve işletmecileri, “Perakendeciler artık çok kolay mağaza kapatma kararı alıyor. Bu bir tehdide dönüşüyor. Yeni açılmak zorunda kalan AVM’lerde ise dekorasyon giderleri tamamen yatırımcıya ait hale geldi. Yeni bir AVM’de dekorasyon gideri 25 milyon TL’yi buldu. Sıkıntı büyüyor” diyor.

AVM’de ‘geçici mağaza’ dönemi

Dövizle kiralama konusunda AVM’lerin yüzde 80’inde anlaşma olmuş. Yabancı işletmeciler ise bu konuya daha mesafeli yaklaşıyor. Yine AVM yatırımcıları, var olan yatırımların devreye girmesinden sonra 2019’dan sonra yeni AVM açmaya kimsenin yanaşmayacağı görüşünde. Çünkü yatırımların geri dönüş süresi 10 yıldan 15 yıla çıkmış.

Bir yatırımcı AVM’deki her bir kiracının ayrı ayrı desteklendiğini, ciro sorunu yaşamaya başladığında ortak çare arandığını, ciroya göre kira konusunun yaygınlaştığını anlatıyor.

DEVLER BEKLEMEDE

Cevahir, İstinye Park gibi birkaçı dışında mağaza açmak için sıra beklenen AVM kalmadığını söyleyen bir yatırımcı, büyük yabancı markaların da artık mağaza açmak konusunda istekli olmadığını anlatıyor. “Zara, Mango, H&M gibi yabancı markalar bu yıl mağaza açmama kararı aldı. Hatta cirosu kötü giden mağazayı ya küçültüp ya da kapatmayı düşünüyorlar” diyor. Mango kapatmalara başlamış durumda.

4 BİN MAĞAZA BOŞ

Verilen bilgilere göre 348 AVM’de 4 bine yakın mağaza boş duruyor. Tabii bu dönemi fırsata çevirmeyi düşünen yeni markalar da boy göstermeye başladı. Kadın giyimde İstanbul’un tekstil merkezi Merter’den yeni markalar çıkmaya başladığını söyleyen yatırımcı, Japonya ve Kore’den de Miniso, Mumuso gibi markaların pazara girmeye başladığını anlatıyor. Bu yeni markaların getirdiği yeni bir uygulamayı da şöyle açıklıyor: “AVM’lerde pop up dönemi başladı. Yani AVM’de aniden açılan, kısa sürede ya büyüyen ya da yok olan markalar var. Markalar küçük bir mağazayı 3 aylık kiralıyor. Ürünlerine ilgiyi, ciroyu görmek istiyor. Bu üç ayın sonunda satışı başarısız görürse kapatıyor, başarılı olursa mağazayı ve zinciri büyütüyor.”

Bunlar AVM yatırımcılarının dertleri.

Fırsat var ama perakendeci rahat mı? Bu talepleri boşuna mı? Tabii ki hayır. Turizmde sıkıntıların yaşandığı, dövizin alıp başını gittiği bir ortamda perakendeci ayakta kalma mücadelesi veriyor.

Yani iki tarafta zorda ve aynı gemideler. Ancak ne yazık ki gemi hızla su alıyor.

OLPAK: DEİK BAŞKANLIĞI KONUSUNDA BİLGİM YOK

AVM’de ‘geçici mağaza’ dönemi

TURGUT Özal’ın Cumhurbaşkanlığı sırasında kurulmuştu Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK). Kuruluş hedefi, ihracatın yeni yeni canlandığı 1987’de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesinde özel sektörün dış ilişkilerini güçlendirmesiydi.

Ancak 2014 yılında bir gecede torba yasa ile Ekonomi Bakanlığı’na bağlandı. Yeni yönetmelikten sonra başkanı atama ya da görevden alma kararı bakana verildi. Bu yeni dönemin ilk başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da olurunu alan Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) eski başkanı Ömer Cihad Vardan oldu.

Ancak iddialara göre bugünlerde DEİK’te bir sıkıntı yaşanıyor. Vardan’ın görevden alınacağı ya da görevi bırakacağı çok fazla dillendirilmeye başlandı. Bazı iddialara göre Vardan, işlerinin başına dönmek istiyor, bazılarına göre ise Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ile arasında bazı sıkıntılar var. Önceki gün Aydınlık Gazetesi’nde de bu gelişmenin çok kısa süre içinde gerçekleşeceği belirtiliyordu.

DEİK iş dünyası için hala önemli bir kurum. İş Konseyi başkanları Türkiye’nin en önemli sanayicilerinden oluşuyor. Ali Koç, Tuncay Özilhan, Zeynep Bodur ilk aklıma gelen isimler. Bu nedenle ben de neler oluyor diye araştırdım. İddialara göre Zeybekci’nin kuruma yönelik yeni planları var. DEİK’i bir “platform” olarak kullanmak istiyor.

Zeybekci, DEİK’in bütçesine katkı sağlayan TOBB, TİM, MÜSİAD ve Müteahhitler Birliği gibi kurumların da dönüşümlü başkanlık yapmasını düşünüyor. Yeni kabinede de Ekonomi Bakanı Zeybekci, şimdi bu değişimi yapmak için düğmeye basmış.

Başkanı görevden alma ve atama yetkisine sahip Zeybekci’nin bu değişikliği kısa süre içinde yapacağı öne sürülüyor. Yeni başkan adayı olarak ise Aydınlık’ın haberinde eski MÜSİAD Başkanı Nail Olpak’ın adı geçiyordu. MÜSİAD başkanlığından beri izlediğim Olpak’ı aradım. Şunları söyledi:

“Görevi bırakacağımı söylediğim tarihten itibaren 1 yıl boyunca bana çok değişik başkanlık alternatifleri yakıştırdılar. Şimdi de DEİK Başkanlığı diyorlar. Çok net söylüyorum bu konuda benim bilgim yok. Bana ulaşan bir bilgi yok.” Olpak “bilgim yok” diyor ama başkanlık görevi zaten bakanın iki dudağı arasında. O nedenle iddiaların doğru çıkması kuvvetle muhtemel. Tabii Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oluru da sonucun belirlenmesinde çok önemli.
O bu konuda ne diyecek? Bunu bilmek zor!

TUZLA BELEDİYESİ SANAYİCİ İŞBİRLİĞİ İLE ÜNİVERSİTE AÇACAK

AVM’de ‘geçici mağaza’ dönemi

İSTANBUL’un 8 organize sanayi bölgesinin 5’i Tuzla’da. Türkiye’nin en büyük tersaneleri de Tuzla’da. Ve Tuzla artık sanayisiyle anılıyor. Oysa Tuzla bir zamanlar İstanbulluların yazlığıydı. Eski Cumhurbaşkanlarından Süleyman Demirel yaz dönemi çalışmalarını oradaki evinde yürütürdü.

Bu durumdan Tuzlalılar memnun değil tabii ki. Bu algının değişmesini istiyorlar. Bunun için de Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’nın projeleri var.Yazıcı, bölgenin sanayi algısını değiştirecek yatırımlardan birini marina ve Viaport alışveriş merkezi olarak anlatıyor. 750 yatın bağlanabileceği marinanın yapılmasıyla bölgenin çekim gücünün arttığını söylüyor. Kentsel dönüşümün devam ettiğini ancak deniz kıyısında villaların olduğu bölgede imar değişikliğine kesinlikle izin vermediklerini anlatıyor. “Amacımız Tuzla’yı eskiden olduğu gibi tatil merkezi yapmak. İstanbul’un Bodrum’u olmaya aday bir ilçe olarak görüyoruz” diyor.

Ancak Yazıcı’nın daha önemli bir hedefi var. Türkiye’nin bir süredir temel bilimleri ihmal ettiğini düşünüyor. Fen, matematik, mühendislik eğitimlerinin önemsenmediğini hatırlatıyor ve bu konuda adım atmak istediğini açıklıyor. Hedefini de şöyle açıklıyor:

“Tuzla denince akla ilk eğitim gelsin istiyoruz artık. Tuzla Belediyesi olarak Türkiye Temel Bilimler Araştırma Vakfı’nı kurduk. Vakfa bağlı bir üniversite kuracağız. Böyle bir üniversite üretim-sanayi-kamu işbirliğini oluşturmak açısından sanayi ağırlıklı bir yerde yer almalı. Tuzla’da sanayici de var üniversite de fakat temel bilimler konusunda kimse yatırım yapmıyor. Son iki yılda devlet üniversitelerinde 37 adet Temel Bilimler Fakültesi kapatıldı. Şu an da üniversite binasının tasarımına ilişkin çizimler yapılıyor. Ayrıca Kibar Grubu, İş Bankası Grubu ve Arçelik ile görüştüm. Sanayiciler projemize sıcak bakıyor.”

 

X