"İlber Ortaylı" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "İlber Ortaylı" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
İlber Ortaylı

Venedikli Türk dostu kaybettik

Prof. Dr. Maria Pia Pedani son yıllarda Türkiye’de, İtalya’da ve başka yerlerdeki kongrelerde çok rastladığım bir meslektaştı.

Yayın listesinden de görünüyor, üretkendi. En önemli kitaplarından biri Türkçede Türk Tarih Kurumu tarafından, “In Nome Del Gran Signore” yani “Padişah Adına” unvanıyla basıldı. Kitap İstanbul’un fethiyle Girit kuşatması arasında Venedik’e yollanan Osmanlı fermanlarının metin ve tahlillerini içeren çalışmasıdır. Osmanlı-Venedik tarihi üzerinde Türkiye’de Tayyib Gökbilgin, bilhassa hocamız Şerafettin Turan ve bizim kuşaktan Mahmut Şakiroğlu çok meşgul olmuştur. Memnuniyetle belirtelim ki İtalyan arşivlerine girmeye başlayan genç Türklerin sayısı artıyor.

Pedani (maalesef 66 yaşında geçtiğimiz hafta bu dünyadan ayrıldı) ölümüne kadar bu konuyla uğraşan ve İtalya’da uzun bir süre durgunluğa giren Osmanlı tetkiklerini dirilten hocadır.

Venedikli Türk dostu kaybettik

MUTFAĞI DA YAZMIŞTI

Denizcilik araştırmalarının vazgeçilemez üyesiydi. Beynelmilel komitelerde gerek İtalya’da gerek Türkiye’de çıkan dergilerde daima seçkin üyelerden biri olarak yer alırdı. Tarih Kurumu üyesi olduğu gibi Mülkiye Dergisi’nde bile makaleleri görülür. Birçok İtalyan aydını gibi çeşitli yönleri vardı. Mutfakla da, müzikle ve tiyatroyla da ilgilenmiş ve ürün vermiştir.

Sayısız eserleri İtalyanca ve İngilizce çıktı, Türkçeye de çevrilen “Doğu’nun Kapısı Venedik” gibi bir kitabı daha var. Bu arada Osmanlı mutfağıyla ilgili eser kaleme almayı da unutmamıştı. Bu güler yüzlü, yardımsever, talebeleriyle meslektaşlarını ayırt etmeyen asil ve âlicenap Venedikliyi hiçbir zaman unutmayacağız. Venedik’teki Türkoloji Enstitüsü, Türkiye’yi birçok farklı yönüyle tanıtmaya çalışan uzmanlardan oluşuyor. San Marco Cumhuriyeti’nin bu seçkin âlimi uzun zaman anılarımızda ve literatürde yaşayacak.

Venedikli Türk dostu kaybettik

DEĞİŞEN ORTA AVRUPA 

ORTA Avrupa asıl Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra oldukça trajik görünümlere sahipti ve sosyal sınıflar arasındaki eşitsizliği tasfiyeye başladı. Macaristan’da Bela Kun’un sosyalist Sovyet devriminin Amiral Horthy tarafından bastırılması, Avusturya’da neo-Marksist sistemin tıkanması ve nihayet 12 Mart 1938’de Hitler Almanyası’nın Avusturya’yı işgal ve ilhakı yeni bir Orta Avrupa ortaya çıkardı. Bu sakat bir doğumdu. Çekya ise Avusturya İmparatorluğu’nun sanayileşmiş ve en gelişmiş bölgesi olduğundan demokratik bir rejimle komşu Slovakya ile birlikte Çekoslovakya olarak hayatına devam etti. Ne var ki orada da Hitler Almanyası’nın işgali ve Bohemya bölgesinin ilhakı ve ardından gelen Varşova rejimi dönemi eski Çekya’nın değişmesine neden oldu.

Venedikli Türk dostu kaybettik

GÖRGÜSÜZ OPERA

1989’dan itibaren yeniden eski Avrupa düzeni içinde yer almaya çalışan Çekya ve Macaristan zorluklarla karşılaşmadı değiller. Bilhassa nüfusu yaşlı olan Macaristan 20 yıldır iktisadi bir gerileme ve buhran içinde yaşıyor. Ne var ki otoriter rejimlerin bazı ahvaldeki sert müdahaleleri durumu değiştirebiliyor. Çekoslovakya’nın sağlam iktisadi ve sınai yapısı onun Avrupa Birliği için ayrıcalıklı konumu itibariyle gelişmesine neden olduğu gibi Macaristan’ın yalpalamaları da şu sıralar artık durmuş görünüyor ve ülke kalkınıyor. Galiba hâlâ zor durumda olan Macaristan’dır. Son zamanlarda orada dahi gelişen turizm gaddar bir tedbir olmasına rağmen mülteci akımının önlenmesi ülkeyi normal bir hayata yaklaştırıyor. Orta Avrupa beş asırdır ortak bir kaderi yaşıyor. Ama bu ülkenin halkları içinde kültürel, dini farklılıklar, lisan birlikten çok ayrılığa sahiptir.

Venedikli Türk dostu kaybettik

Dünyada gelir farklılığı gittikçe büyüyor. Hatta bu farklılık bütün tarihte görülmeyecek kadar trajik boyutlara ulaştı. Sonuç şudur: Zenginler çok zengin fakat bu geliri rafine ve iyi hesaplama yapılarak tüketmek ve yönetmek söz konusu değil. Mesela Viyana’nın geleneksel opera balosu gün geçtikçe daha çok görgüsüz gösterişçi tüketim manzaraları sergiliyor. Biraz da halkın eğlencesi olan Richard Lugner ünlü bir inşaat müteahhidi ve bu dengesiz tüketimin en tipik temsilcisi. Opera balosundaki partneri olarak daima ünlü mankenleri ve sinema dünyasının ünlü hatunlarını yüz binlerce Euro ücretle davet ediyor, farfara, şişirilmiş törenlerle karşılıyor. Şurası açık, orta sınıfların eridiği veya erimese bile kabuğuna çekilmek zorunda kaldığı çarpık iktisadi yapılanmalarda kültürel bir gerileme ve zevksizlik yaşanıyor. Orta ve üst orta sınıflar dengeli bir gösterişçi tüketimi yaşatırlar. Bunun aksi bir kaostur ve en çok ülkenin kültürel kurumları ve gelenekleri darbe yer. Prag ve Budapeşte’nin mimarisi yine eskisi gibi, hatta güzel restorasyonlar yapılıyor. Viyana’nın nüfusunda gençler lehine bir canlanma var. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ihtiyar ve suratsız bir şehirdi. Artık bölgenin canlanan ve büyüyen bir metropolü. Hatta şehrin eski Yahudi gettosu bile bütün dünyadan gelen Yahudilerle şenlenmeye, zenginleşmeye başladı. Bazı şeyler ise geriliyor, yok oluyor.

YENİYETMELER

Ünlü Burgtheater’da artık Avusturya’nın Prag Almancasının tatlı lehçesini duymak mümkün değil. Eski ağırbaşlı Viyanalı zenginlerin bilhassa üst orta sınıf zenginlerin yerini cavul cuvul gezinen yeniyetmeler alıyor. Bu bütün dünyada görülen yeni tatsız bir gelişme fakat bir şey çok mühim; bütün Orta Avrupa ülkeleri ve büyük şehirler temizlik ve nizamın hükmettiği yerler. Akdeniz dünyasına göre farklı durum da bu...

O MAAŞTAN HABERİM YOK

CAN Ataklı’yı tanımıyor değilim, o da beni tanır. Gazeteciler bazen tahkik etmeyi unutuyor. Kültür Turizm Bakanı’na bağlı bir danışman değilim, böyle bir statüm yok. Bahsedilen maaştan da haberim yok. Bakan Yardımcısı eksik olmasın beni sözlü olarak kendiliğinden danışman tayin etmiş bulunuyor. Bu yürürlükte olan bir kurum değil. 70 yaşını geçen insanların hiçbir şekilde devlet hizmetinde bulunması mümkün değil. Ayrıca Kültür Bakanı’nın danışmanı da Cumhurbaşkanı’nın müşaviri olamaz. Bu maaşlı makamı nasıl çıkarıyorsunuz? Önce öğrenip sonra yazmalıyız derim. Dediğiniz sorun hakkında ben sizden evvel Hürriyet’te yazı yazdım. Geçen haftaki yazımı okuyabilirsiniz. Maalesef daha çok açığa çıkması gereken hususlar var. Proje yapacak olan firmalar henüz açıklama dahi yapmadılar. İş muğlak ve hoş görünmüyor. Gazeteci olarak onların takibini yapmanızı tavsiye ederim.

Son gün Can’ın bu konudaki uzlaştırıcı yazısından haberdar oldum. Sağ olsun.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI