Seçim programları

Göçmen sorunu... Artan sayıdaki üniversitelerin gittikçe niteliksizleşen eğitimi... Sağlıkta şiddet... Yanlış ve düşmanca politikalar yüzünden, yetiştirdiğimiz en değerli kaynağımız olan insan hazinemizi kaybetme tehlikesi... Bazı sorunlara maalesef iktidar kadar muhalefetin seçim programlarında ve konuşmalarında da yüzeysel olarak değiniliyor.

Haberin Devamı

 

BÜTÜN partiler ve geçmiş ile geleceğin genel problemlerine değinelim. Bunlardan birincisi, seçimlere katılımın yüksek oranda olacağı anlaşılıyor. Hatta dışarıda bile bu oranın yükseldiği görülüyor. Mesela bu zamana kadar çok ilgi duymayan ve Amerika’nın genel seçmeninin havasına uyarak seçim sandıklarıyla alaka kuramayan ABD’deki Türklerin dahi katılım oranı yükseleceğe benziyor. Avrupa’da ise bu katılım daha hareketlidir. Türkiye’nin genel sorunları karşısında dışarıdaki seçmenin tutumu aslında çok ilginçtir. Vatandaş olsalar bile bulundukları ülkenin seçimleri ve partileriyle yeterince sıcak ilgi kuramayan ve seçimlere katılım oranları düşük olanların Türkiye seçimlerine katılımı bazen bir gösteri mahiyetini alıyor. Konsolosluklar ve büyükelçiliklerde mahalli memurlar ve diplomatlara karşı saygısız ve lüzumsuz protestolar göze çarpıyor. Hatta bu son seçimde Fransa’daki taraflar arasında çatışma çıktığı malum. Dış ülkelerdeki Türk seçmenin durumunu ele alarak bir değerlendirme yapılması şarttır. Buna karşılık seçim günü seferde ve sahada olan yüzlerce yer personeli, kabin memuru ve kaptan pilot oy kullanamıyor. YSK’ya başvurular var ama hiç ses yok. Üzerinde ciddiyetle durulması lazım ve bu bir ayıp teşkil edecek noksandır.

Seçim programları

YÜZEYSEL DEĞİNİLİYOR

Haberin Devamı

Bazı sorunlara maalesef iktidar kadar muhalefetin seçim programlarında ve konuşmalarında da yüzeysel olarak değiniliyor. Bunlardan birincisi göçmen sorunudur. Türkiye’nin bir göçmen ülkesi olmadığı gerçeği, taraftarı az görünen bir partinin dışında büyük partilerin programında ciddi olarak ele alınmıyor. Hele ki bir facia haline gelen ve halkımızın, vatandaşlarımızın mesken bunalımının ve yüksek kiraların kaynağı olan vatandaşlığın satılması, dış göçmenlerin gelişi ve bunun nasıl önleneceği ne iktidar ne de muhalefet partilerinde ciddi biçimde belirtilmemiştir. Muhalefet ilk 5 yıl bu işe izin verilmeyeceğini söylüyor. Ancak geçmişin birikimi nasıl halledilecek ve 5 yıl sonra niye tekrar açılacaksınız?

Haberin Devamı

Eğitim programları son derece sathi; eğitim Türkiye’nin acil ıslahat bekleyen konularından birisidir. Köy okulları kapatılıp taşımalı eğitime devam edilecek mi? Yoksa bu saçma ve yorucu sistemden vazgeçilip son zamanda bakanlığın önerdiği gibi asli sisteme dönülecek mi? Yani her köyün okulu ve öğretmeni muhafaza edilecek mi?

Diğer bir sorun, hiç şüphesiz ki seçim anketlerinde bile bazı densiz insanlar daha evvel doktorların kendilerine kötü muamele ettiğini, şimdi ise onları dövebildiklerini sıkılmadan söyleyebilmektedirler. Besbelli ki kürsülerin dışındaki militan grupların seçim propagandaları bu minval üzere gidiyor. Bu gibi seçmenin kimseye hayrı olmayacağı bir yana, muhalefetin bu konuda nasıl ciddi tedbirler almayı düşündüğünü göremiyorum. Daha açık konuşsunlar. Bazı utanç verici sorunları herkese hoş görünmek için halının altına itemezsiniz.

Çok yakın gelecekte 5 milyon nüfus, Felemenkçe ve Almanca konuşan ülkelerde emekli olacak; dolayısıyla Türkiye’ye acilen ihtiyaçları var. Çünkü Türkiye’de ara eleman miktarı diğer işsizlik çeken ülkelere göre yüksektir. Ne kadar tenkit etsek de eğitim düzeyinde de fark vardır. Üstelik yanlış ve düşmanca politikalar yüzünden, yetiştirdiğimiz en değerli kaynağımız olan insan hazinesini yitirmekle karşı karşıyayız. Artan sayıdaki üniversitelerin gittikçe niteliksizleşen eğitimi çığ gibi büyüyen bir diğer sorundur. Üniversitelerin yakın geleceği hakkında planlama belli ki yok. Herhangi bir vaat veya tasvir de göze çarpmıyor. Dış ve İçişleri Bakanlıkları kadroları maalesef geleneksel sağlam yapısından mahrum hale getirildi. Bu konuda nasıl acil bir tedbir olan, kadroların yenilenmesi veya tayinlerde restorasyon cihetine gidilecek mi sorusuna da değinilmiyor.

Haberin Devamı

LİSELERİN SON SINIFLARI

Seçim programları


Lİselerİn
son sınıfında âdeta ders yapılmıyor, öğrenciler okula dahi uğramıyor veya daha beteri bir başka yerde de ders görmeyip koridorlarda oturuyorlar. Devamsızlık söz konusu olmayacakmış. Mektepleri kapatsak zaten sorun hiç olmaz. Lisenin son iki senesi medeni bir memlekette yani kültürünü, bilimini gençliğe aktarmayı başaran bir memlekette en önemli iki yıldır. Bu Türkiye’de de böyleydi. İçine düşülen şu durum bir rezalettir. Manzara; dershanelerin sırtında tutunan bir Türkiye eğitimi! Ne var ki dershanelerin de giriş sınavlarında başarıyı bile sağlamadığını kendi verdikleri rakamlar gösteriyor. O takdirde bu manzarayı niye seyrediyoruz?

Haberin Devamı

SAĞLIK PERSONELİMİZ VE GELECEĞİMİZ

Önümüzdekİ
yasama döneminde TBMM ve hükümet kim gelirse gelsin sağlık personelinin geçimini, iş güvenliğini ve meslek haysiyetini onaramaz, tahkire ve tecavüze devam eden kendini bilmez çevrelerin suyunda gider ve halk dalkavukluğuna dahi değil, doğrudan doğruya çığırından çıkmış kimselerin dalkavukluğuna devam ederse Türkiye’nin tıbbi başarıları çıktığı seviyenin altına düşer. Hastaneleriyle iftihar etmeye başlayan, hekimlerine güvenen Türk halkı çaresiz ve güvensiz kalır, imkânı olanlar da parmağı kesilse Avrupa hastanelerine müracaat eder.

Seçim programları

Bu hazin macerayı görmek istemiyorsanız lütfen muhalefet partilerinin temsilcilerinden daha kesin söylemli nutuklar ve programlar talep ediniz. Şüphesiz ki bu talep ve tenkit iktidar partisine de yöneliktir. Bazı konuların parti ve ideoloji ile alakası yoktur. Türkiye hangi medeniyeti seçeceğine karar vermelidir. Bağnaz, devlet ve münevver düşmanı bir taassupla mı beraber olacağız, yoksa yetişmiş insanlarımıza hürmet duymayı, kanun ve nizama yer vermeyi mi öğreneceğiz?

Yazarın Tüm Yazıları