İdlib’de neler oluyor?

İdlib’de Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde üç askerimizin şehit olmasının ardından, gözler hem bölgeye hem de Türkiye-Rusya ilişkilerine çevrildi. Üstelik Türkiye ve Rusya’dan gelen açıklamalar “Mutabakata kim uymuyor?” sorusunu da gündeme getirdi.

Haberin Devamı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İdlib’de Suriyeli muhaliflerle teröristleri ayırma çalışmalarının, “hedeflenenden çok uzak” olduğunu söyleyerek, Türk meslektaşlarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in iki yıl önce üzerinde anlaştığı maddeleri uygulamaya çağırdı. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise “Rusya Federasyonu ile yaptığımız görüşmeler sonrasında imzalanan mutabakatlar var. Biz bu mutabakatlara uyuyoruz. Muhataplarımızın da bu mutabakatlara uymalarını bekliyoruz” dedi. Bu iki dikkat çeken açıklamanın ardından, mutabakatın içeriği ve Türkiye’nin meseleyi nasıl yorumladığı konusunda görüşmeler yaptım. Ankara’nın bakış açısını ve öngörüsünü şöyle özetleyebilirim:

TSK’ya yönelik saldırıyı sosyal medyada bir bildiri ile Ebubekir Sıddık Bölüğü üstlendi. DEAŞ bağlantılı bir bölük olduğu bilgisi paylaşılıyor.

Haberin Devamı

Türkiye başından beri kendisine yönelik bir tehdit oluştuğunda, üslerine ya da üslerinin yakınlarına ateş açıldığında misliyle karşılık veriyor.

Ankara’ya göre Rusya ile varılan mutabakatta “Türkiye’nin ateşkes sağlaması ve bu ateşkesi devriyelerle sürdürmesi yönünde” yazılı bir angajman bulunuyor.

Ankara, Moskova’nın her fırsatta dile getirdiği “Radikal örgütleri yok etmek ya da çıkarmak Türkiye’nin sorumluluğunda” şeklinde bir yükümlülüğünün bulunmadığını belirtiyor.

Rusya’nın bölgede söz konusu radikal örgütlere yönelik hava saldırıları sürüyor.

Esad rejimi ise daha çok sivilleri tehdit görüyor. Rejim kendi hâkimiyetindeki bölgelere sivillerin geri dönmesini istemiyor.

Son yaşanan gelişmeler için Ankara’da “konjonktürel” tespiti yapılıyor.

Konunun ve sorunların ay sonunda Soçi’de yapılması beklenen Erdoğan-Putin zirvesinde ele alınacağı belirtiliyor.

MISIR VE TALEPLERİ

TÜRKİYE, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan arasında sorunların giderilmesi için görüşmeler sürüyor. Bu köşenin müdavimleri hatırlayacaktır, görüşmelerin, ilk istihbarat örgütleri arasında başladığını bir nevi arka kapı diplomasisinin işletildiğini yazmıştım. İstihbarat örgütlerinin açtığı kapıdan giren Dışişleri Bakanlıkları arasında görüşmeler sürüyor. Özellikle Mısır ile... Ancak Mısır’ın taleplerinin arkasında Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın olduğunu da biliyoruz. Bu taleplerden biri Türk kuvvetlerinin Libya’dan çekilmesi, diğeri ise Türkiye’de bulunduğu belirtilen Müslüman Kardeşler’in üyelerinin Mısır’a iadesi. Mısır Başbakanı, Bloomberg’e verdiği demeçte; “iki ülke arasında bazı önemli sorunlar” olduğunu söyleyerek, bunların çözülmesi halinde ilişkilerin bu yılın sonuna kadar yeniden kurulabileceğine işaret etti. Bu taleplere Ankara’nın bakış açısı ise tahmin edeceğiniz gibi olumlu değil. Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ya da Suudi Arabistan’ın ulusal çıkarlara aykırı taleplerinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığına dikkat çeken yetkililer müzakereler neticesinde ortak bir zemin bulunabileceğini belirtiyor.

Haberin Devamı

3 KULAKLI 5 GÖZLÜ YARATIKLAR MI?

AŞI karşıtlığının da bir sınırı olsun lütfen. Bu kadar bilimsel araştırma varken, salgından hayatını kaybedenlerin çoğunu aşısızlar oluştururken, toplumun takip ettiği siyasetçiler açıklama yapmadan bir daha düşünsünler. Mesela, Fatih Erbakan aşı olmadığını belirterek, “Yarı insan yarı maymun çocuklar olabilir, üç kulaklı, 5 gözlü yaratıklar doğmasına yol açabilir” demiş. Şaka sandım ama değilmiş. İlahi Fatih Erbakan! Hangi bilimsel veri ile bu açıklamayı yapmış, bu sonuca nasıl varmış acaba? Gelelim aşı karşıtlarının İstanbul’da düzenledikleri mitinge... Maskesiz, mesafesiz, HES kodu bile sorulmadan bir araya geldiler. Sonra da aramıza geri katıldılar. Bravo! Bence buna izin verilmesi de, onların tedbirsiz bir araya gelmesi de büyük yanlıştı. Aşı olduğu için kimsenin beş gözlü çocuğu olmaz da, umarım aşı olmayıp bu mitingi yaptıkları için çoluğa çocuğa hastalık bulaştırmamışlardır.

 

Yazarın Tüm Yazıları