Her gün babamdan dayak yiyorum

Ben, 19 yaşında bir genç kızım ve her gün ailemden dayak yiyorum. Öyle günler oluyor hepsinden aynı anda şiddet görüyorum. Yaşadığım her şeyi yazmak istiyorum ama kelimeler yetmez, gerçekten hiç iyi değilim.

Haberin Devamı

Dicle Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü, 1. sınıf öğrencisiyim. Daha 14 yaşındayken babam “Kızımı istemiyorum” diye beni karakola ve kimsesizler yurduna bile götürmeye kalktı.
Beni kimse sevmiyor. Polise gidemiyorum, herkes kötü gözle bakacak, ailesizlik ileriki hayatımı etkileyecek. Kaldı ki kayıtlarıma sığınma evinde kalmış biri olarak geçsin istemem. 2 kez saçımı eğri büğrü kesip bacağıma bıçak batırdılar.
12’nci sınıftayken, okulda dövdü. Daha neler yaşamadım ki...
Üniversite sınavında ilk 13 bine girdim ve Türkçe öğretmenliği kazandım. Yeteneklerimi engelledi, ortaokulda sesim için yarışmaya sokmaya kalkan öğretmenlerime izin vermedi.
Bir sevgilim oldu, onunla da iki ay önce bitti. Kimseyi de istemiyorum, sadece ailem tarafından sevilmek, okumak, mesleğimi almak istiyorum.
Bana, “Çık git” diyorlar. Annem de bana vuruyor... Gidecek yerim yok, biliyorum. Kaç kez attı beni evden... Kaza orucumu tuttum, akşam yemeği yiyecektim fakat eve gelince beni yine dövdü.
Ben de korkmadığımı söyledim, yumurtalıklarıma tekme attı. Nefes alamıyorum. Annemin de babamın da sevgisini tadamadım.
◊ Rumuz: Yüreğim acıyor

Haberin Devamı

Bu hayattan kurtulsam

13 yaşındayım ve hayatımdaki negatif enerjiden, sürekli bana bağırılmasından, kardeşim yüzünden dayak yemekten, her gün gözyaşı dökmekten bıktım. Bunu size güvendiğimden yazıyorum.
Bazen ölümü düşünüyorum.
Ama her seferinde korkup vazgeçiyorum. Bazı çocukların anne babaları çok kibar, çok iyi... Benim ailemin böyle olması çok acı.
Kardeşim yüzünden sürekli şiddete maruz kalıyordum. Ayrıca ceza veriyorlar bana... Yemek, su vermemek, odadan çıkarmamak gibi şeyler... Bana yol gösterin.
◊ Rumuz: Yalvarırım yardım edin

YANIT

Biri 13 yaşında, diğeri ise 19...
Ama ikisinin de ortak dertleri aileleri tarafından şiddet görmek, sevgisiz büyümüş olmak ve bu gencecik yaşlarında ölümü düşünmek.
Bana ulaşan ilk aile şiddetini yansıtan mektuplar değil bunlar...
Benzerleriyle çok karşılaşıyorum. Ve ben de sizin gibi inanmak istemiyorum. Erkek şiddetini sürekli görüyoruz, eşlerini, sevgililerini döven, yaralayan erkekleri biliyoruz da... Bu anne baba şiddeti de nedir, nereden çıktı?
Hani büyüklerin çocuklarına arada bir dayanamayıp bir tokat attığına şahit olmuşuzdur da bacağını bıçaklamak, yumurtalıklarına tekme atmak... Evinden yuvasından göndermeye kalkmak da nedir Allah aşkına?
Anneler babalar akıllarını mı kaçırdı?
Bunlar onların evlatları, sevgiyle sarmak görevleri.
Bu şekilde nefretle büyütülen çocukların neler hissettiğini, psikolojilerini hiç mi düşünmüyorlar?
Bu nasıl vicdansızlık?
Bana kalırsa böyle bir dehşet evinde yaşamaktansa, bir yurtta ya da sığınma evinde kalsalar daha hayırlı olur. Kim ne derse desin, dayak yemekten daha iyidir.

 

Yazarın Tüm Yazıları