Çok büyük bir sanatçıyı daha sonsuzluğa uğurladık

Giderek gerçek ve çok özel sanatçıları teker teker yitiriyoruz. Yüreğimizden ve bizlerden de birer parça götürerek gidiyorlar.Yeri doldurulmayacak biriydi Ayla Algan. Benim için ayrıca özel bir yeri vardı.

Haberin Devamı

Yalnızca gençlik yıllarımda adım adım izlediğim bir sanatçı olmasının dışında, soyadım nedeniyle bana sık sık sorarlardı, “Ayla Algan’la bir akrabalığınız var mı” diye.

Çok büyük bir sanatçıyı  daha sonsuzluğa uğurladık

Ben de tüm içtenliğimle “Ah keşke olsaydı ama, ne yazık ki akraba değiliz” derdim.
Onu çok iyi tanımayan genç kuşaklar için kısa bir hayat öyküsünü aktarayım...
86 yaşında beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybeden Ayla Algan, Girit göçmeni bir ailenin tek çocuğuydu.
Ortaokulu benim de okulum olan Notre Dame de Sion’da bitirdikten sonra lise öğrenimi için Fransa’ya giden Algan, Fransızca, İngilizce ve Almanca biliyordu.
Daha sonra ise tiyatro eğitimi için ABD’ye gitti ve New York Actors Repertory Theatre’da okudu. Tiyatro alanında çok büyük başarılar sergileyen sanatçı Hamlet oyununda Ophelia rolünü üstlenen ender oyunculardandır.
Pek çok dizi ve filmde rol almasının dışında Paris’in ünlü Olimpia sahnesine çıkarak ülkemizi tanıttı.
Tiyatro dışında Yunus Emre’nin 650. yıldönümü için çok özel bir albüm de hazırladı. 1973’te Bulgaristan’ın Uluslararası Altın Orfe şarkı yarışmasında, savaş karşıtı şarkıyla ikincilik ödülü aldı.
UNICEF Onur Ödülü’ne layık görüldü. 1999-2001 sezonunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen “Aşk Hastası” oyununda rol aldıktan sonra emekli oldu.
2022’de Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat büyük ödülüne layık görülmüştü.
Beklan Algan ile 1957 yılında evlenmiş ve bu evlilikten kızı Sevi dünyaya gelmişti.
İşte Ayla Algan’ın yüreğimdeki özel yeri nedeniyle, internette yayınlanan bu çok değerli yazıyı da sizlerle paylaşmak istedim.
Ve bu çok güzel yazı için Yalçın Boratap’a teşekkür ediyorum.

Haberin Devamı

1950’lerin sonu, 1960’ların başıydı...

“Onlar peş peşe Amerika’dan tiyatro eğitimi alarak gelmişlerdi. Engin Cezzar, Tunç Yalman, Nüvit Özdoğru, Ayla-Beklan Algan, Şirin Devrim...
Ve elbette öncelikle Haldun Dormen... Ama o kendi tiyatrosunu kurmuştu bile...
Muhsin Ertuğrul Hoca onları büyük bir coşku ve sevgiyle kucaklarken, Şehir Tiyatrosu’nda yetişmişler, bu aşırı ilgiden rahatsız olmuş, alınmış hatta kızmışlardı.
İlk kez 1958 yılında Engin Cezzar, Hamlet’le büyük sükse yapmış, onu izleyen yıllarda Rumeli Hisarı Yaz Oyunları’nda Tunç Yalman ve Beklan Algan imzalı Shakespeare trajedileri çok ses getirerek oynanmıştı.
1963 sezonunda ise Beklan Algan’ın sahneye koyduğu Sezuan’ın İyi İnsanı’nda genç bir yıldız oyuncu Tepebaşı Dram Tiyatrosu’nun emektar sahnesinde parlamıştı...
İşte Ayla Algan’dı o...
Ancak bilinmelidir ki, birçok Türk insanı gibi, Bertolt Brecht adını hayatında ilk kez o günlerde duyan Darülbedayi’nin büyük ustalarından Samiye Hün, dünya çapında bir performansla Ayla’nın annesini oynamıştı...
Sonraları, Sezuan’ın İyi İnsanı, bir suare temsilinde Dram Tiyatrosu’nda bir saldırıya uğrayacaktı.
Amerikan okullu bu ustalar, zaman içinde Nüvit Özdoğru dışında- Ertuğrul Muhsin Hoca dahil Şehir Tiyatrosu’ndan kopup gitmişlerdi.
Tunç Yalman, Ayla ve Beklan Algan bağlarını koparmayarak arada kimi çalışmalarıyla gözükseler de, ilişkiler ve başarılar 1960’lı yıllardaki gibi olamamıştı.
Ve sonuçta kurucu ustalarının emaneti Darülbedayi, genç ve öz çocuklarının emekleriyle bugünlere gelmiştir...
Hepsi ayrı ayrı tatlı ve artık aramızda olmayan o günlerin şık ve imtiyazlı usta dostları -ki dördü ile çalıştım- başkalarını bilmem ama benim kalbimde yaşarlar.
Türkçe keşkesiz pek konuşulmaz, keşke, Sezuan’ın İyi İnsanı’nı, Ayla Algan’ı ve büyük aktris Samiye Hün’ü o günlerde seyredebilseydiniz ve yakılmış o görkemli Dram Tiyatrosu’nu görebilseydiniz.
Benim yaptığım ise, 66 yılın sadece bir kesitinin, rüzgâr gibi geçen acele bir anlatımı ve özetidir.
Öyle bakın.
Ve değerli, büyük oyuncu, iyi, dost Ayla Algan’ı giderken mutlaka selamlayın.”

Yazarın Tüm Yazıları