"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin  Abla

Canım annem sesimi duy

Annem üç çocuğunu tek başına büyütmüş cefakar bir kadın. Ben de evlenene kadar ona can yoldaşıydım. Ama evlenip başka şehire gitmemle ilişkimiz yara aldı. Yanında olmam için boşanmamı dört gözle bekliyor...

Merhaba Güzin Abla... Ben 3 çocuklu bir ailenin en küçükleri ve tek kızıyım.
Babamı 9 yaşındayken kaybettim. Annem ve abilerimle yaşadık. Annem hepimizi tek başına büyüttü, okuttu.
Hepimiz evlendik, yuva kurduk.
En son ben evlendim. Evlendiğim güne kadar da anneme can yoldaşı oldum. Maddi manevi her şeyiyle bizzat ilgilendim. Onun bize verdiği şefkati, emeği ona vermeye çalıştım.
Şimdi ise eşimin işi sebebiyle farklı bir şehirde yaşıyorum.
Annem bu durumu çok kolay kabullenemedi. 15 günde bir yanına gitmemi, her gittiğimde uzun süre yanında kalmamı istiyor.
Kurduğum aile düzeni bozulacak, eşim de “yeter artık” diyecek korkusuyla bir denge bulmaya, ayda bir yanına gitmeye çalışıyorum.
Bunun dışında annem gün içinde de benimle telefonda konuşmayı, her şeyden onu haberdar etmemi, sabahları ilk onu aramamı, yine gece yatmadan mutlaka onunla konuşmamı istiyor. Aksattığım zaman da kavga çıkarıyor.
Tansiyonu yükseliyor, sinir hapı kullanıyor. Hayırsız evlat olduğumu söylüyor. Eşime düşman kesiliyor, ona dünyanın en kötü insanı gibi davranıyor.
Ayrıca çevremizdeki herkese evliliğimde mutsuz olduğumu, eşimin benimle ilgilenmediğini anlatıyor.
Beni her şeyden mahrum bırakan, beni hizmetçi olarak kullanan bir eşim varmış gibi yansıtıyor çevresine... Bana da “Sen değersizsin onun gözünde, seni kullanıyor” gibi kötü sözler sarf ediyor.
Hamile kaldığımda, anneme bu haberi vereceğim gün mideme kramplar girdi, nasıl söyleyeceğimi bilemedim. Tahmin etmiştim vereceği tepkiyi, beklediğim gibi de oldu.
Kıyametleri kopardı, eşime gururunu incitecek bir sürü laf etti. Sanki eşim bana zorla çocuk yaptırmış gibi. Hamileliğimi kabullenmeye başladı ama doktor ilk zamanlar yolculuğu yasakladığı için gidemedim yanına, olaylar daha da büyüdü. Her yolu denedim ama düzelmiyor aramız. İyi bir şey söylüyorum, tam tersi olarak algılayıp sorun çıkarıyor. Artık herkesin boşanmamı beklediğini söylüyor bana.
Oysa çok mutlu bir evliliğim var.
Anneme nasıl yaklaşacağım? Ne olur yardım edin.
Buradan anneme seslenmek istiyorum: “Anneciğim, ben seni çok seviyorum. Biliyorum üzerimde çok emeğin var. Babasız çocuk büyütmek ne demek, çok iyi anlıyorum. Benden uzak olmak seni üzüyor ama ben eşimle çok mutluyum. Bak ben de anne olmak üzereyim, ne olur bana böyle davranma. Anne olmanın ne demek olduğunu sen iyi biliyorsun, bana yardımcı ol, yanımda dur. Seni sevdiğimi unutma... Bana ve eşime lütfen böyle davranma. Beni çok üzüyorsun canım annem...”
◊ RUMUZ: ÜZGÜNÜM

YANIT

Sevgili kızım, anneciğine bu çağrın umarım iyi bir sonuç verir.
Genellikle eşlerini genç yaşta kaybeden annelerin böyle takıntılı davranışları olabiliyor.
Çocuklarının hayatına hükmetmekten, onların hayatlarını yönetmekten vazgeçemiyorlar.
Bunun çocuklarını nasıl bunalttığını fark etmiyorlar bile.
Bu durumdaki anneler genellikle eşlerine olan sevgilerini de çocuklarına verdikleri için, onları tamamen benimsiyor ve bir başkasını sevmelerine katlanamıyorlar.
Aslında onları da anlamaya çalışmak lazım, ama bu takıntılı durum elbette çocuklarına zarar veriyor. Anneni bir psikoloğa götürme fikrini uygun buluyorum kızım.
Senin ona anlatmaya çalışıp da başaramadığını, eminim bir uzman en iyi şekilde anlatacaktır.
Böylece annen de inşallah yanlışını görüp bu hatadan döner.
Sana da eşine de rahat verir, çocuğuna tatlı bir anneanne olur, senin aileni benimser, mutluluğuna mutluluk katar.

 

X