"Gülse Birsel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülse Birsel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülse Birsel

Umut? Gelecek planı? Hayaller?

BUNDAN birkaç hafta önce Kuzey Kıbrıs’ta bir üniversiteye söyleşiye gittim. Soru-cevap yaparken öğrencilerden biri “Oyuncu olmak istiyorum, ama burada şartlar zor, oyunculuk eğitimi veya film endüstrisi yok, ne yapmamı önerirsiniz” diye sordu. Bir başkası senaristlikle ilgili tavsiye istedi. Ben de “Gerçekten istiyorsanız ve yapabileceğinize inanıyorsanız bir yerden başlayın. Mesela oyunculuk istiyorsanız amatör tiyatro yapın. Hedefiniz yazarlıksa hemen oturup her gün yazmayı deneyin, o egzersizi edinin. Üniversite bitsin sonra bakarız diye vakit kaybetmeyin, hayalinizdeki meslek neyse tatilleri bile boşa geçirmeyin, tavsiyem, bir an önce o alanda parasız bile olsa çalışın, tecrübe edinin, sahaya çıkın” manasında bir cevap verdim.

Yerel basın söyleşinin haberini verirken gayet iyi niyetli bir başlık atmış: “Gülse Birsel gençlere ‘Hayallerinizi bir an önce gerçekleştirin’ dedi”. Altında da söyleşide konuşulanlar yer alıyor.

Haber çıkınca “Hayallerinizi bir an önce gerçekleştirin” başlığı üzerine sosyal medya bir anda tuhaf bir biçimde yorum doldu!

“Ben Maldivler’e tatile, Madrid’e maça, Paris’e kahvaltıya gitmeyi hayal ediyorum, hangi parayla hayalimi gerçekleştireyim, senin tuzun kuru tabii!” tarzında çocuksu yorumlar gördüm, ki konuşmaya değmez. Tepkili yorumlara cevap veren “Siz hayallerinizi gerçekleştirmeyin o zaman kardeşim, boş oturun, işi gücü bırakın, perdeleri kapatın, evde yatıp ölümü bekleyin, derdiniz ne yahu?” diyenler de çok.

Ama bu yazıyı bana yazdıran, ayağı yere basan, üzücü, çok düşündürücü cümleler de okudum.

“Sosyal medya zaten çöp, herkes birine saldırmaya meyilli, ‘Hayalinizi gerçekleştirin’ cümlesinin neyine tepki geliyor canım?” denebilir, doğrudur. Ama bu bir yerde de kolaya kaçmak olur. “Hayalini gerçekleştirmek” bazı genç insanlar için artık “gerçeklerden uzak, saçma, aşırı iyimser Polyanna’cılık” haline gelmişse anlamaya çalışmak, üzerinde durmak lazım.

“Cebimde beş kuruş yok, otobüse binip yan semte gidecek imkânım bile yok, nasıl hayal kurayım” diyen çok. Bazısı banka hesabındaki tek haneli bakiyenin ekran fotoğrafını atmış!

“Şu kadar zamandır işsizim, hayal mi kaldı” diyen var.

“KPSS’de şu puanı aldım, rekor kırdım, mülakatta elediler” diyen var.

“Torpilsiz iş bulmak imkânsız, vasıf değil tanıdık önemli, fırsat eşitliği mi var da meslek hayali kuralım” diyen var.

“Üniversiteyi kazandık ama üniversite üniversite değil, hocalar hoca değil, bir şey öğrendiğimiz yok, neyin hayali?” diyen var.

“Bu ülkede yetenek, zekâ, eğitim, tecrübe ne işe yarıyor ki, önemli olan hangi cenahtan olduğun, hayal ne işe yarar?” diyen var.

İstatistik veren, yeniliğe, fikre, icada bu ülkede artık yer olmadığını, zaten arkadaşlarının ve kendisinin kapağı dışarı atmaya çalıştığını söyleyen var.

Var da var...

Ekonomiden ümidini kesmiş, eğitim kalitesinden ümidini kesmiş, iş bulmakla ilgili ümidini kesmiş, iş bulsa da çalışma şartlarının iyi olabileceğinden ümidini kesmiş, yeni fikirlerin değer göreceğinden ümidini kesmiş, alanında müthiş biri olsa da artık medeni ülkelerde onu başarıya taşıyacak özelliklerin bu ülkede beş para edeceğinden ümidini kesmiş gençlerle dolu genç nüfuslu bir ülke mi olduk yani biz?

Mühim olan budur.

Mühim olan “Hayallerinizi bir an önce gerçekleştirin” cümlesini bazı gençlerin “Ne hayali allasen? Nasıl gerçekleştireceğiz bu ülkede?” diye umutsuzluk, hatta öfkeyle cevapladığı bir yer haline gelmiş olmaktır.

Ve gençlerin geleceğe dair umudu, planı, hayali kalmamışsa...

Elimizde ne kalır ki?

 

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI