"Gülben Ergen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gülben Ergen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gülben Ergen

Samatya’nın tiyatrocu gençleri

Gülben Ergen bu hafta Samatya’da yer alan Sahakyan Okulu’ndan Yetişenler Derneği’nin tiyatro ekibiyle bir araya geldi ve 28 Ekim’de BKM’de sahnelenecek olan “Kral Dairesi” oyununun hikayesini dinledi.

hakyan Okulu’ndan Yetişenler Derneği’ndeyiz.
Samatya’nın içi içine sığmayan, tiyatroya, müziğe, sosyalleşmeye meraklı gençlerini daha yakından tanımak istiyorum. Her biri işinin peşinde, genç emekçiler.
Birisi kuyumcuda çalışıyor, diğeri dönerci, bir diğeri öğretmen...
Günlük işlerini yapıp, mesai bitiminde dernek çatısı altında provalar yapıyorlar, çalışıyorlar ve muhteşem oyunlar sahneye koyuyorlar.
Geçen sene zevkle izlediğim ve ayakta alkışladığım “Kral Dairesi” oyununun tüm oyuncuları ile şahane bir sohbet içindeyiz.
Oyunu Cem Yılmaz’dan Osman Sınav’a izlemeyen kalmamış. 28 Ekim’de BKM sahnesinde olacaklar. Değerli, şahane oyuncular onlar... Eğer bu gençleri sahnede izlemediyseniz mutlaka izleyin...

Samatya’nın tiyatrocu gençleri
Fotoğraflar: Murat ŞAKA 

* Bu dernek çatısı altında mı tanıştınız yoksa önceden tanışıyor muydunuz?
- Herman Bıçakçı: Bazılarıyla ilkokul sıralarında hatta anaokulunda tanıştık. Yaşı bizden küçük olan arkadaşlarımızla dernekte bir araya geldik. Sadece tiyatro için aramıza katılanlar da var.
- Caroline Benli: Ben Viyana’dan geldim. Liana vasıtasıyla tiyatroya dahil olduğumda buradaki arkadaşlarla tanıştım. Beni ekiplerine kabul ettikleri için hepsine teşekkür ediyorum.
- Ayhan Gez: Ben de bu sene katıldım. Kuyumcuyum. Bana bir gün “Oyunda oynaması için bir ceset arıyoruz” dediler. Sonra Sevan beni çağırdı. Çok mutlu oldum. Ama ilk geldiğimde biraz korkuyordum.
- Denise Çat: Ben ekibe en son katılanlardan biriyim. İki tane hizmetçi rolü varmış ama yönetmenimiz onları atmış. Ben gelince iki hizmetçi rolünü bende topladı ve biraz rolü değiştirdi. Tiyatrodan sonra Sevan’ın yönlendirmesiyle dernekte gençlik koluna da girdim. Şu anda üniversite öğrencisiyim.
- Meryem Keşişoğlu: Ben de ekibe bu sene katıldım. Daha önce şiir yarışmasına katılmıştım ve Sevan beni orada fark etti. Sonrasında beni tiyatroya davet etti. Öncesinde 3 ay Diyalog’dan yaratıcı drama eğitimi aldım.

* Buradaki herkesin aslında bir mesleği var ve tiyatroyu amatör olarak yapıyor değil mi?
- Caroline Benli: Evet. Mesela ben muhasebeciyim. İşimi bırakıp profesyonel anlamda oyunculuk yapabilmek için İstanbul’a geldim. Bu da benim ilk işim. Yani direkt tiyatro ile başladım.
- Sevan Selviler: Ben aslında kuyumcuyum. Ama döner dükkanımız da var.

* Bugün pırlanta mı sattın döner mi?
- Sevan Selviler: Bugün pırlanta sattım ama yarın döner satacağım. Bazen ben de şaşırıyorum. Geçenlerde yarım ekmek döneri 4 bin dolara satmaya kalktım. (Gülüyor)

* “Kral Dairesi” oyununun fikri nereden çıktı?
- Sevan Selviler: Herman, Arman, Murat, ben ve diğer 6 arkadaşımızdan oluşan kemik kadro 10 senedir Sahakyan Okulu’ndan Yetişenler Derneği çatısı altında oyunlar hazırlıyordu. Burada kendimizi çok iyi hissediyoruz. Oyundan ziyade burada geçirdiğimiz zaman, provalar, oyun sonrası ortaya çıkan sonuç bizi çok mutlu ediyor.

* “Kral Dairesi”nden önce hangi oyunları oynadınız?
- Arman Bıçakçı: Dernekte uzun yıllar tiyatro oyunu sahnelendi. Sonrasında bir süre ara verdik. 2007 yılında birkaç arkadaş yeniden toplandık ve yeniden oyun sahnelemeye karar verdik. Sonrasında yönetmen Volkan Muzaffer Sarıöz’le çalışmaya başladık. Ne zaman bu oyun çıkmaz desek Volkan Hoca mucizeler yarattı. Her sene kapalı gişe oynadık. “Kral Dairesi”nden önce “Bu da Benim Karım”ı oynadık. Ama daha da öncesinde “Salaklar Sofrası”, “Kare As”, “İki Kere İki”, “Baba”, “Beni Çok Seveceksin” gibi birçok oyun sahneledik.
- Murat Yesayan: 1998 yılından beri tiyatro yapıyoruz. Bu kadro ilk kez “Kral Dairesi”nde bir araya geldi.

* Sizi sadece Samatya çevresi mi bilir?
- Elizabeth Kabe: Ben de ekibe bu sene dahil oldum. Samatyalı değilim. Ama oyunlarını seyretmeye geliyordum. Gruptan bir tek Sevan’la tanışıyordum. Ben Ermeni okulunda sınıf öğretmeniyim. Sevan oyunda oynamam için beni davet etti. İyi ki de dahil olmuşum. İnanın kulis ve sahne arkası, oyundan da güzel.

Samatya’nın tiyatrocu gençleri
 Kral Dairesi 28 Ekim’de BKM’de sahnelenecek.

DERNEĞİN AMACI GENÇLERİ KAYNAŞTIRMAK

* Sahakyan Okulu’ndan Yetişenler Derneği’nin misyonunu anlatır mısınız?
- Sevan Selviler: Bence derneğin en önemli misyonu gençleri birbirleriyle kaynaştırmak. Gençlerin sokakta serserilik yapacaklarına burada sosyalleşmelerini de sağlıyor. Gençler gelsin burada tiyatro yapsın, koroya katılsın. Koromuz 315 senelik, tarihi çok sesli koro.
- Liana Ünal: Kilise korosu ama aynı zamanda dünya müzikleri, aryalar, operalar da söylüyorlar. Cemal Reşit Rey, Lütfi Kırdar gibi büyük salonlarda konserler veriyorlar. Bir dönem ben de korodaydım ama sonrasında bırakmak zorunda kaldım.

* “Kral Dairesi” kimin fikriydi?

- Sevan Selviler: Birçok oyun okuduk. Ben arkadaşları bu oyunu oynamamız için ikna ettim. Oyuna çok inandım.
- Murat Yesayan: Oyunun okuma aşamasında ben yoktum. Hanımdan kolay kolay izin alamıyorum. Bu sene aslında tiyatroda olmayacaktım. İki çocuğum var, tekstille uğraşıyorum; zor oluyordu... Ama oyunda rol alacak olan arkadaş bırakmak zorunda kaldı. Sevan benim oynamamı istedi. “İki çocukla zor olur, hanım sıkıntı çıkarabilir” dedim. “Sen onu bana bırak” dedi. Herman’ın düğününün olduğu gün kilise ile yemek arasında bizim eve geldi.
Eşimi iki aylığına ikna etti, ondan sonra provalara dahil oldum. Sevan’ın bu konudaki katkısı yadsınamaz. İnsanlar onu sevdiği için kıramıyor. Herkesi birleştiren bir yapısı var.

BKM’DE 700 KİŞİYE OYNAYACAĞIZ

* 28 Ekim’de BKM’de sahneye çıkacaksınız. Çok büyük bir şans. Nasıl oldu?
- Arman Bıçakçı: BKM Genel Müdürü Zümrüt Hanım’la (Arol Bekçe) bir yerde karşılaştık. Onunla laflarken “Kral Dairesi”nden bahsettik. O da sağ olsun “Neden bizim sahnemizde oynamıyorsunuz, yardım amaçlı oyunlara ev sahipliği yapmaktan çok keyif alıyoruz” dedi. Sahnelerinde bazı günler boşluklar olabiliyormuş. Uygun bir tarihte orada oynayabileceğimizi söyledi. Biz de bir saniye bile düşünmeden kabul ettik. Çok kısa bir sürede 700 kişilik salonu doldurmamız gerekiyor. Bunun için yoğun bir çaba harcıyoruz. Şu anki ilgiden memnunuz.

* Bilet geliri nereye aktarılacak?

- Arman Bıçakçı: Derneğin ayakta kalabilmesi için devamlı bir akar gerekiyor. Sahneyi, kostümleri hep oyunlardan elde edilen gelirle düzenledik. Bizim hiçbir kazancımız yok. Üzerine devamlı para kaybediyoruz. Herkes elini cebine atıyor.
Biz sadece bu derneği yaşatmak istiyoruz. Samatyalılığın böyle bir tarafı var.

 

BURADA VAFTİZ OLUR, BURADA OKUR, BURADA EVLENİRİZ

* Bu okulun ve semtin sizin için en büyük önemi nedir?
- Arman Bıçakçı: Burada kilise, anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve vakıflar var. Doğuyorsun, gelip burada vaftiz oluyorsun... İlk dayağı da burada yedik, dizimiz de ilk kez burada kanadı. Lise sondan sonra derneğe geçtik ve devam ediyoruz işte...
- Herman Bıçakçı: Evlenirsek de burada evleniyoruz ve çocuğumuz yine burada vaftiz oluyor. Ölürsen de buradaki gasilhaneye getiriliyorsun. Anmaların da burada yapılıyor. Bütün hikayen burası. Bizim evimiz aslında.
- Arman Bıçakçı: Artık birçoğumuz Samatya’da oturmuyor ama haftanın 5 günü buradayız. Büyükler de öyle.
- Murat Yesayan: Ailelerimiz de buraya olan bağlılığımızı bilir. Buradan kolay kolay kopamayız. Zamanında bizim babalarımız da bizim gibi derneğe bağlı kalmışlar.

Samatya’nın tiyatrocu gençleri

CEM YILMAZ DA GELDİ OSMAN SINAV DA

* Ünlü bir yönetmenden dizi ya da sinema filmi teklifi gelse, hepiniz mesleklerinizi bırakır profesyonel anlamda oyunculuk yapar mısınız?
- Liana Ünal: Benim hiç öyle bir hayalim yok. Bu soruya hepimiz farklı cevap veririz sanırım.
- Sevan Selviler: Benim de öyle bir hayalim yok.
- Arman Bıçakçı: Burada profesyonel anlamda oyuncu olmak isteyen Meryem ve Caroline var. Biz amatör olarak devam etmek istesek de onlar bu işi bir tık ileriye götürmek istiyor. Öyle bir teklif gelirse onlar adına mutlu oluruz.
- Murat Yesayan: Daha gençken ben de düşünüyordum. Hatta birkaç ünlü isimle de tanıştım. Herman benim için çok çabalamıştır. Ama o işi yapmak gerçekten kolay değil. Siz de bilirsiniz.

* Oyunlarınıza bugüne kadar hangi ünlü isimler geldi?
- Arman Bıçakçı: Cem Yılmaz, Ara Güler, Osman Sınav, Esra Dermancıoğlu, Dolunay Soysert, Azra Akın, Songül Öden, Zuhal Olcay, Yasemin Yalçın, Hakan Peker ve siz...

* Bu isimler dernekten haberdar olarak mı yoksa kişisel ilişkileriniz sonucunda mı geldi?

- Murat Yesayan: Bundan önceki yönetmenimiz Aydan Burhan’dı. Aydan Hanım’ın dostlarıydı bir kısmı. Ama derneği bilen ve merak edip gelenler de oldu saydığımız isimler arasında.

* Kimleri usta olarak görüyorsunuz?
- Arman Bıçakçı: Genç kuşaktan Esra Bezen Bilgin, Serkan Keskin ve Mustafa Kırantepe’yi söyleyebilirim.
- Murat Yesayan: Arman’a katılıyorum. Bir de Haluk Bilginer. Ama çok usta isim var.
- Liana Ünal: Merve Dizdar’ı da çok beğeniyorum genç kuşaktan.

 

YÖNETMEN VOLKAN MUZAFFER SARIÖZ: BURADA YAPTIĞIM OYUNLARI AMATÖR BULMUYORUM

* Yönetmen olarak ekibin performansını nasıl buluyorsunuz?
- Onlar bir arada oldukları için bugün buradalar ve bu oyunu oynuyorlar. Ben de birlikte çalışmayı seviyorum. Onları eğitmiyorum, sadece bildiklerimi paylaşıyorum. Onların üçüncü gözü ya da bir arkadaşları gibiyim.

* Siz tiyatroya ne zaman başladınız?
- Ben Semaver Kumpanya Çevre Tiyatrosu’nda Işıl Hoca (Kasapoğlu) ile başladım. 2002 yılından beri oradayım. Oyunlarda oynadım. Şimdi yönetiyorum. Ayrıca eğitmenlik de yapıyorum. Çevre Tiyatrosu, İstanbul’un önemli özel tiyatrolarından biri. İçimizden çok sayıda ünlü oyuncu çıktı. Hepsi İstanbul piyasasında iş yapıyor.

* Amatör tiyatrocuları profesyonelleştirdiğiniz için mi heyecanlısınız yoksa sizde de Samatya aşkı var mı?
- Bende tiyatro aşkı var. Bir gün Semaver Kumpanya’da işlerle uğraşırken iki genç geldi. “Biz bir oyun yapmak istiyoruz, hemen sizin tiyatronun aşağısında yerimiz, gelir misiniz?” dediler. “Gelirim” dedim. Geldim ve onlarla tanıştım. Bana ilginç geldiler ilk başta. Kendilerine çok güveniyorlardı. Sonra “Salaklar Sofrası”nı önüme koydular. Ben vodvil çalışmıyorum. Tarzım değil ve yapmadığım bir tiyatro. Ben onlara klasik bir oyun yapmaları gerektiğini söyledim. “Hayır biz gülmek ve eğlenmek istiyoruz, vodvil yapmak istiyoruz” dediler. Sonrasında yaptık. Ama bizim burada yaptığımız vodviller aslı gibi olmadı. Çünkü vodvil yapmak benim için ıstırap oluyor. Bir de ekibi seviyorum ve neden daha çok eğlenmesinler diyorum. İtiraf edeyim burada yaptığım oyunları sevdim. Burada yaptığım oyunları amatör bulmuyorum. Amatör deniliyor ama amatör neye denilir, profesyonel neye denilir? Para aldığın yer profesyonel midir? Yoksa işin niteliği midir profesyonel olan? Orası biraz karışık... O yüzden öncelikle niteliğine bakarsanız, bence çok nitelikliler.

Samatya’nın tiyatrocu gençleri

GÜLLÜ AGOP’LARDAN DOLAYI BİZE PEMBE BAKILIYOR

* Azınlık tiyatrosu olarak ayrımcılığa uğradığınızı düşünüyor musunuz?
- Arman Bıçakçı: Düşünmüyoruz. Varsa pozitif ayrımcılık vardır. Ermeni tiyatrocular Güllü Agop’lardan dolayı bize bir tık daha pembe bakılıyor. O yüzden negatif bir ayrımcılığa uğramıyoruz.

 

 

 

X