Sorumsuzluğun böylesi

Merhum Adnan Menderes darağacında son nefesini vermeden önce; “Allah bu millete bir daha CHP gibi bir muhalefet vermesin!” diye dua ve niyazda bulunmuştu.

Haberin Devamı

CHP, mahut muhalefeti (yalan, iftira, karalama, ülkeyi kötüleme, yabancılara jurnalleme, ülkenin en saygın kurum ve kuruluşlarını istiskal etme, itibarsızlaştırma, yok etme, itibar suikastı yapma vb.) İttihat ve Terakki’den tevarüs etmiştir.

Zira o dönemdeki muhalefet anlayışı; “Edirne’yi Enver (Paşa) alacağına Bulgar alsın!” zihniyetidir.

Demokrasilerde muhalefetin de en az iktidar partileri kadar sorumluluğu vardır; hele de iktidara aday olan ana muhalefet partisinin sorumluluğu hepsinin fevkindedir.

Ana muhalefet partisi Genel Başkanı’nın dilinin kemiği yok; Cumhurbaşkanı’na yaptığı iftiralar yüzünden çarptırıldığı para cezalarını şahsi servetinden karşılayamadığı için, milletvekili arkadaşlarına bölüştürüyor.

Balık baştan kokar misali; Başkan Vekili olan kişi de “İktidar partisi dünyanın en düzgün, en güzel işini yapmış olsa da bizim ona güzel diyecek halimiz yok!” diyerek, yalan, iftira ve karalama politikalarını perçinleyip resmileştirdi.

Haberin Devamı

Kılıçdaroğlu, önceleri resmi kurumları hedef aldı; izinsiz ve randevusuz kapılarına gitti, içeri alınmayınca da provokatif açıklamalar yaparak ortalığı velveleye verdi.

Yabancı ülkeye gitti; “Türkiye’ye gitmeyin! Türkiye’de can ve mal güvenliği yok, yatırımcı da turist de gelmesin!” ve “Yabancı ülkeler, Türkiye deyince sırtını dönüyorlar!” diyerek; Türkiye düşmanlarının bile yapmadığı iftirayı kendi ülkesine attı.

Tüm bu hezeyanlar ve tıpkı bunlar gibi daha nice herzeleri yetmezmiş gibi, Türkiye’yi uyuşturucu ticareti yapmakla ve bu gayri meşru parayla cari açığı kapatmaya çalışmakla suçladı.

Utanmadan, sıkılmadan ülkesini, ülkesinin yöneticilerini dünya âleme rezil etmek için iftira çıtasını sürekli yükseltti.

En sonunda da zıvanadan çıkarcasına TBMM’yi ve İslamiyet’in mukaddes bir değeri olan ‘Gazilik’ mefhumunu diline doladı ve; “Ne Gazi Meclis’i, bırakın bu ayakları.. Gazi Meclis bellidir. Ne olduğu da bellidir. Kimin gazi olup olmadığı da bellidir” diyerek ufunetini kustu.

Bu sözü söyleyenin, ya ağzından çıkanı kulağı duymuyordur ya da bu söz belli bir maksatla, kasıtlı söylenmiştir.

Haberin Devamı

Bu kişinin, gazilik gibi mukaddes bir değere ‘bırakılacak ayak’ diyerek hafife alınacak bir konu olmadığını bilmesi lazım. Bilmiyorsa öğrenmeden konuşmaması yani Müslüman mahallesinde salyangoz satmaması lazım.

Bilerek konuştuysa, FETÖ’ye ve FETÖ’cülere selam çakıyor. 15 Temmuz aşağılık kalkışmasına ‘Tiyatro’ demeyi sürdürüyor. O uğurda ölen ya da yaralananları görmezden geliyor ve onların sahip oldukları şehitlik ve gazilik makamlarını ‘bırakılacak ayak’ addediyor.

Aynı iftirayı Meclis’e de atıyor; Meclis’in de iktidar tarafından bilerek ve isteyerek bombalandığını ve dolayısıyla onun için de Gazi Meclis denilemeyeceğini ileri sürüyor.

Tarihte çok sahte kahramanlar gördük lakin bunun gibi tankların arasından sıvışıp giden ve koltuğunda oturup kahvesini yudumlayarak televizyon ekranından darbeyi izleyen ‘kaset kahramanını’ görmemiştik.

Haberin Devamı

Ey! Partilere lider değiştirten ve onları hem çığırından ve hem zıvanadan çıkaran ‘Kaset’; sen nelere kadirmişsin!

Belli ki o ‘Kaset’ daha çok çalacak ve onunla koltuğa oturanlar bu şekilde oynayacak!

Millet de trajikomik olan asıl tiyatroyu seyretmek zorunda kalacak!

Yazarın Tüm Yazıları