"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Boşuna ağlamayalım artık keşif zamanıdır

ŞİMDİ size bir büyük mücadelenin öyküsünü anlatacağım.

Bu mücadeleyi elbette birçok kişi yaptı.

Ama bana göre başrolde bir kadın var:

Adı, ‘Fulya’...

Hikâyemiz şöyle başlıyor:

Biliyorsunuz, turizm sıkıntıda. Özellikle Avrupa’dan iptal sesleri geliyor.

Ve bu durum öyle bir hal aldı ki...

Türkiye’nin en büyük turizm bölgesi Muğla kıyılarında turizmciler kredi batağında çırpınmaya başladı.

İşte böyle bir günde, Fulya ve eşi Yücel, isyan ettiler:

Yahu bıktık artık Avrupalılar gelmiyor diye ağlamaktan. Bu dünya Avrupa’dan mı ibaret?”

İşte böyle başladı Hindistan macerası.

Yücel ve Fulya Okutur, Dalaman’da çok güzel bir resort otel işletiyorlar.

Yücel Okutur aynı zamanda, Dalaman-Ortaca-Köyceğiz çevresini içeren turizm birliği DOKTOP’un başkanıdır.

Öyle başkan deyince, zannetmeyin ki babadan kalma bir zengin.

Hayata Karaman’da ilkokul öğrencisiyken, tren istasyonunda su satarak başladı Yücel.

Şimdi bu bölgenin otel sahibi, turizm başkanıdır ama... Mal mülkten önce‘gönül zengini’dir.

İşte bu arkadaşlar, “Dünya Avrupa’dan ibaret değildir” diye çıktılar Hindistan kıyılarına.

9 aylık bir mücadeleden sonra, Hindistan’ın en büyük turizm acentelerini Muğla bölgesine davet ettiler.

Muğla valisi, belediye başkanı, Fethiye belediye başkanı, Denizli, Aydın valileri destek verdi.

Ama bu defa da bürokrasi çıktı karşılarına.

Bütün o gidip gelmeler. Çabalar...

Gelecek olan Hintli acentelere vize meselesi çıktı.

Sonra Türk Hava Yolları öyle bir fiyat çekti ki...

Davet sahibi Fulya, THY’ye yazılar yazdı:

“Bu uçak paraları bizim cebimizden çıkıyor. Biraz indirseniz... Sonuçta Hindistan’dan turistler gelecek. Size de yarayacak.”

Ne yaptıysa olmadı.

Yılmadı. Başbakan Yıldırım’ın bir Muğla gezisinde Yücel, durumu bütün çıplaklığıyla anlattı.

Binali Bey, o dakika meseleyi çözdü.

Sonunda en fazla 3 ay olan vizeler, ücretsiz bir şekilde hem de 1 yıllık olarak Hintli acentelere verildi.

Şimdi 3-18 Mayıs arasında Hindistan’ın en büyük turizm acenteleri Muğla’ya geliyor.

Bu şu demek:

Yaklaşık 15 milyon civarında turist kapasitesi bulunan Hindistan ilk kez Türkiye kapısından adım atıyor...”

Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan bu ay sonu Hindistan’a gidiyor.

Yücel ve Fulya da o uçakta.

Umarım Hindistan’la vize meselesi çözülür. Turizm adına çok iyi anlaşmalar imzalanır.

ÖZAL HATIRASI

Bu arada bir sözüm de bürokrasiye.

Öğrendiğim kadarıyla bu çabalarda Hindistan Büyükelçiliği pek fazla yardımcı olmamış.

Oysa Büyükelçi Şakir Torunlar’ı tanırım. Hiç böyle bir tavrı olacağını düşünmem. Şaşırdım.

Büyükelçi deyince aklıma geldi.

Yıllar önce Özal’la bir Hindistan gezisindeydik. Büyükelçilikte bir  resepsiyon verilmişti. O sırada dikkatimi çekti. Japon büyükelçi, elinde bazı broşürlerle Hintli yetkililere bir şeyler anlatıyordu.

Baktım broşürlerde Japonya’nın en büyük müteahhitlik firmaları tanıtılıyor.

Turizm bölgeleri ve şirketleri var.

O gece Delhi’deki resepsiyonda bir işadamı bana şöyle demişti:

Japonya büyükelçisinin bu hareketine şaşırma. Bak bugün Hindistan’ın nüfusu 1 milyar. Diyelim ki 250 milyon aç var. Hadi 250 milyon açlık sınırının üstünde. Hadi 400 milyon da orta sınıf. Geriye 100 milyon zengin ve para harcayacak insan kalıyor.  Bizim nüfusun iki misli zengini var yani. Japon büyükelçi elbette doğru yapıyor.”

Özal anında eklemişti:

İşte tam böyle. Büyükelçi dediğin, aynı zamanda tüccar temsilcidir.”

Bu hikâyeyi niye anlattım?

Çünkü artık bu ‘Almanlar gelmiyor ağlaması’nı bırakıp, bizim de uzak kıtalara gitmemiz lazım.

Tıpkı Kolomb gibi. Tıpkı Piri Reis gibi.

Müteahhitlerimiz bunu yaptı. Afrika’nın en zor ülkelerinde işler alıp yaptılar.

Şimdi artık sıra turizmcilerde.

Artık ağlamak yok.

Artık  ‘kâşif yatırımcı’ya ihtiyaç var.

X