"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Akdeniz’deki tehlikeli kuşatma

Dünya enerji devlerinin Akdeniz’de başlattığı enerji avı Türkiye’yi de içine alan büyük bir kuşatmaya dönüşüyor...

Deyim yerindeyse, “kırmızı alarm” veriyor...

Ve son olarak Türkiye’nin haklı olarak başlattığı sondaj çalışmaları...

Rum tarafının sondaj gemisi Fatih’in personeli için tutuklama çıkarma gayreti...

Nasıl yapacaksa...

Daha öncesinde İtalyan, Fransız ve Amerikan enerji devi şirketlerin Güney Kıbrıs’la enerji anlaşmaları yapmaları...

Ardından Mısır ve İsrail’in bu çalışmalara dahil olması... Ve Doğu Akdeniz’deki Afrodit yatağında doğalgaz aramak ve çıkarmak için Güney Kıbrıs’la yine bu enerji devlerinin anlaşma yapması...

Özetle... Dünya enerji devleri, Güney Kıbrıs’la anlaşarak Doğu Akdeniz’deki trilyonlarca metreküplük doğalgaz rezervlerini parsellemiş görünüyor.

Türkiye haklı olarak bu oyunun dışında kalmıyor.

Ve haklarına sahip çıkmak adına her türlü girişimde bulunuyor.

VE RUSYA DEVREDE

Ama enerji savaşı bu kadarla kalmıyor...

Rus Lukoil firması Doğu Akdeniz’de Mısır’a ait ZOHR sahasının yüzde 30’unu satın aldı. Diktatör Sisi’nin umurunda olmadan...

Ardından...

Novatek, Lübnan’da İtalyan ve Fransız enerji şirketleriyle birlikte rezerv arama çalışmaları için konsorsiyum kurdu.

Zaten daha önceden, Rusya Esad rejimine destek karşılığında Banyas’tan Tartus’a kadar Suriye’nin kıyı kesiminde 25 yıllık sondaj hakkının Rus enerji firmalarına verilmesini sağladı.

Bir nevi “koruma hizmeti”...

Bitmedi... Rusya, aynı anda İsrail ile işbirliğini geliştirdi...

Ve Tamar ve Leviathan sahalarındaki gazın bir kısmını LNG olarak Avrupa yerine Doğu Asya pazarına satmayı planladı...

ABD DURUR MU?

Rusya ve Avrupa enerji devleri böyle çalışırken...

Aynı anda... ABD Kara Kuvvetleri Komutanı ani bir ziyaretle Güney Kıbrıs’a gidiyor...

O günlere kadar Güney Kıbrıs, İngiltere’den sonra Fransa ve İtalya’ya da askeri üs vermişti. 

Karşılığında İtalyan ve Fransız enerji şirketleri arama hakkı elde etmişti.

Ve ABD Kara Kuvvetleri Komutanı’nın ziyaretinin ardından, Güney Kıbrıs ABD’ye de bir askeri üs sahası tahsis ediyor.

Ardından...

ABD’li ExxonMobil gibi bir enerji devi Güney Kıbrıs’la anlaşma yaparak Doğu Akdeniz’deki bu enerji savaşına dahil oluyor...

Özetle...

Güney Kıbrıs, Mısır, İsrail ve Suriye’de büyük devletlere “koruma amaçlı” askeri üsler veriliyor...

Ardından o büyük devletlerin enerji şirketleriyle anlaşmalar yapılıyor.

Tam bir emperyalizm ilişkisi.

Neredeyse Birinci Dünya Savaşı sonrası.

Bu tehlikeli gidişte elbette Türkiye boş durmuyor. Fatih gemisinin arama faaliyetleri bu kapsamda önemlidir.

Yavuz gemisinin yapacağı araştırmalar teknik ve diplomatik açıdan değerlidir.

Ancak bu noktada bir önemli hatırlatmayı da buraya almalıyım...

Habertürk’ten Olcay Aydilek’in sorularını yanıtlayan enerji uzmanı İbrahim Palaz şöyle diyor:

Elbette ülkemiz ikinci sondaj gemisi Yavuz’un da katılımıyla aramalara hız verecektir. Türkiye Akdeniz’de doğalgaz bulmalıdır, bulacaktır. Dikkat ederseniz, Doğu Akdeniz’de yapılan keşiflerin hepsi uluslararası şirketler tarafından yapılmıştır. Hiçbirisi Mısır, İsrail veya Güney Kıbrıs şirketleri tarafından yapılmamıştır. Petrol aramak tecrübe, birikim, teknoloji gerektirir. Bunların hepsini hemen parayla satın almak mümkün değildir. Türkiye’nin doğru ittifaklar yapmasında fayda vardır. Türkiye elbette bu sektörde söz sahibi olacaktır, bunu hızlandırmak mümkündür.”

İşte bu noktada Türkiye-AB, Türkiye-ABD ve Türkiye-Rusya ilişkileri gündeme geliyor.

Önümüzdeki dönemde S-400’den Fransa ile ilişkilere, İngiltere ile ilişkilerden İsrail, Mısır ve Suriye ile ilişkilere kadar bir dizi çok önemli diplomatik labirent karşımızda duruyor.

Türkiye arama çıkarma faaliyetleri aşamasında dünya enerji devleriyle nasıl bir ilişki kuracak? 

Bu da önemli bir soru...

Devletler çatışır, sertleşir, ilişkiler soğur ama sonunda birlikte yaşamanın yolunu bulur.

Çünkü devletlerarası ilişkiler aşk ilişkisi değil, menfaat ilişkisidir. O nedenle ben yine aynı noktaya geliyorum...

Demokrasi içinde birlik olmanın saygısını ve kültürünü yaşamamız gerekiyor.

Doğu Akdeniz’de enerji için arama ve keşif yaparken kendi içimizdeki arama ve keşif önceliğimiz de şu olmalı:

“Birlik ve karşılıklı saygının yaratacağı Türkiye enerjisi...”

X