"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Ülke işte böyle bir yazı ile savunulur

Dün Pitti Uomo Erkek Giyim Fuarı için Floransa’daydım.

Penceremin hemen önündeki nehri bile görmemi engelleyen bir sis çökmüştü Toskana üzerine.

Sabah kahvemi içerken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın New York Times gazetesine yazdığı makaleyi okumaya başladım. 

Lafımı hiç evelemeden gevelemeden söyleyeyim.

Bugüne kadar bir Türk yöneticisi tarafından kaleme alınmış en güzel metindi.

İşte dikkatimi çeken noktalar:

İletişimçi gözüyle: Çok net, herkesin anlayacağı bir dille kaleme alınmış. Türkiye’nin dış politikası çok ikna edici ve kolay anlaşılabilir bir dille anlatılmış.

Hıristiyan gözüyle: Türkiye’nin IŞİD terör örgütüne mesafesi ilk defa bu kadar somut bir dille ortaya konmuş. Makalenin 3 ayrı yerinde “sözde İslam devleti” ifadesi kullanılmış. Böylece ilk defa, ‘Müslümandan terörist çıkmaz” ifadesinden çok daha etkileyici ve ikna edici bir yaklaşım benimsenmiş.

Terörle mücadele açısından: Makalenin daha ağırlıklı bölümü El Kaide terörüne ayrılarak, bütün dünya açısından, daha büyük önem taşıyan bir tehlike ile mücadeleye öncelik veriliyor mesajı verilmiş.

Ülke işte böyle bir yazı ile savunulur

Dünya açısından: El Kaide’nin Türkiye’de kanlı eylemler yaptığı belirtilmiş, “Bana da hain şeytan dediler” ifadesi kullanılmış. Bu da İslamcı teröriste karşı mücadelede “Sizinle aynı saftayız” mesajını kuvvetlendirmiş.

İnsan hakları açısından: Makalede, El Kaide’den kaçan “Hıristiyanların” ve “Ezidilerin” Türkiye’ye sığındığı özellikle belirtilerek, Türkiye’nin sadece Müslüman göçmenlere değil, her inançtan insana kucak açtığının belirtilmesi çok etkili olmuş.

Kürtler açısından: Makalede “Türkiye’nin Suriyeli Kürtlerle hiçbir meselesi bulunmadığı” vurgulanarak Amerikan yönetiminden gelen eleştiriler çok etkili biçimde savuşturulmuş.

Kürtler açısından: Makalede, Suriyeli Kürtlere üç güvence çok net biçimde verilmiş:

Birinci olarak: “Ben” diyerek başlayan bir cümle ile “Türkiye’nin Suriyeli Kürtlerle hiçbir sorununun bulunmadığı, sorunun YPG terör örgütü ile olduğu” vurgulamış.

İkinci olarak: “Kürt gençlerin mecburen YPG saflarına katıldığı” vurgulanarak, YPG saflarındaki gençlere de kucaklayıcı bir mesaj verilmiş.

Üçüncü olarak: “Kürtlerin çoğunlukta olduğu bölgelerde yerel yönetimler çok büyük ölçüde Kürt temsilcilerden oluşacaktır” diyerek, niyetin işgal olmadığı açıkça belirtilmiş.

İnsani hassasiyet açısından: Makalede, bütün dünyada hassasiyet yaratan “çocuk savaşçılar” sorununa da değinilmesi çok sıcak bir etki yaratıyor. Bu çocukların aileleri ile tekrar birleştirileceğinin söylenmesi çok etkileyici.

Gelecek açısından: Makalede Esad’ın adı tek kelime ile bile anılmamış. Bu da Türkiye’nin gelecekte Suriye ile ilgili politikası için esnek bir alan bırakmış.

Tekrar ediyorum.

Bugüne kadar yabancı bir yayın kuruluşunda Türkiye’nin tezlerini bu kadar açık, bu kadar akıllıca ve samimi bir üslupla anlatan bir yazı okumadım.

Bu yaklaşımı benimseyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı...

Bu metni kaleme alanları, candan kutluyorum.

NEW YORK TİMES EDİTÖRÜNÜN SÜRPRİZİ

EDİTÖR SÜRPRİZİ: New York Times editörü beni şaşırtan bir tercihle yazıyı birinci sayfanın manşetine almış.

BAŞLIK SÜRPRİZİ: Gazetenin yazıya koyduğu başlık da benim için sürprizdi. Erdoğan’ın ağzından “Amerika haklı. Türkiye bu işi becerir” başlığı pek New York Times tarzı değildi.

Bu tam Trump’ın anlayacağı, onun Twitter diline yakın bir başlıktı. 

Ülke işte böyle bir yazı ile savunulur

50 YAŞ KADININI DELİRTEN ADAM

FRANSIZ roman yazarı Yann Moix kadın dergisi Marie Claire’e bir mülakat verdi.

Yeni romanının tanıtma turlarını yapan yazar dergide şunu diyordu:

“50 yaşını geçmiş bir kadını sevmek söz konusu olamaz. Benim için 50 yaşını geçmiş bir kadın çok yaşlıdır.”

Mülakatı yapan gazeteci soruyor:

“Neden? 50 yaşını geçmiş bir kadının bedeni sizi iğrendiriyor mu?”

Erkek yazarın cevabı:

“Hayır... Zaten iğrenmem diye bir şey söz konusu olamaz. Çünkü o yaştaki kadınlar benim için görünmez insanlar. Onların bedenlerini görmüyorum. Ben sadece genç bir bedeni tercih ettiğimi söylüyorum. 25 yaşında bir kadının bedeni harikulade. Buna karşılık 50 yaşında bir kadının bedeni hiç harikulade değil.”

Sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Ben 50 yaşımdayım ve 50 yaşında bir kadın benim için çok yaşlı. Ama 60’ıma gelince belki ilgimi çekerler.”

Bir de şu ayrıntı.

“İlgimi sadece Uzakdoğulu kadınlar çekiyor. Sadece Koreli, Çinli ve Japon kadınlarla çıkıyorum...”

Ülke işte böyle bir yazı ile savunulur

50 YAŞ KADINININ ALTI ÇIPLAK FOTOĞRAFLA CEVABI

YANN Moix’in bu sözleri 50 yaş Fransız kadınını haklı olarak çılgına çevirdi.

Ne “sarı yelekliler”, ne başka bir şey... Fransa önceki günden beri ayakta.

Özellikle 50 yaş kadını, mor yelekleri giyip sokağa çıktı çıkacak. Sosyal medyada ise şimdiden sokağa çıkmış durumda demek istedim.

Mesela ünlü bir Fransız kadın gazeteci Colombe Schneck çok ilginç bir tepki gösterdi. Twitter’a belden aşağı, kalçalarını gösteren çıplak bir fotoğrafını koydu ve altına şunu yazdı:

“Yann bak neleri kaçırıyorsun...”

Ancak bir süre sonra bu fotoğrafını sildi. Maganda Fransız erkeği olur mu diyeceksiniz...

Bal gibi olur.

Onların bazıları da “Adam haklı. 50 yaş kadını bitmiştir” mesajları atıp duruyor.

Ülke işte böyle bir yazı ile savunulur

BU ADAM RUHUYLA VE BEDENİYLE SİZİN YANINIZDA

FRANSA’daki bu tartışma şunu gösteriyor.

Kırklı yaş kadınını anlatan “Kırk7” kitabımdan sonra şimdi sıra “Elli” kitabını yazma zamanım geldi.

Elli yaş kadını bil ki...

Bu adam, ruhuyla ve bedeniyle sizin yanınızda...

X