"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

İlk millet kıraathanesi çay ve kek standartları

Bundan bir süre önce Mardin’in Dara Harabeleri’ni gezerken Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’le karşılaştım.

Bir grup Üsküdarlı ile birlikte Mardin’i gezmeye gelmişler.

Orada beni Üsküdar’a davet etti...

Bir de şunu söyledi.

“Türkiye’nin ilk millet kıraathanesini yapıyoruz. Onu da gezeriz.”

Geçen çarşamba günü Üsküdar’a gidip bir öğleden sonramı orada geçirdim.

Eski düğün salonunu başka bir binaya taşımışlar. Onun yerine yepyeni bir tasarımla, kütüphane ve kültür merkezi yapmışlar.

Başkan bu projeyi bana şöyle sundu:

“Bu bir anlamda bizim ilk millet kıraathanemiz...”

İlk millet kıraathanesi çay ve kek standartları

MİLLET KIRAATHANESİNDE DİKKATİMİ ÇEKEN BİR ŞEY

KÜTÜPHANEYİ gezerken şu dikkatimi çekti. Burayı kullananların çoğu başı örtülü kızlar ve kadınlardı.

Oysa oradan dışarı çıkıp Üsküdar Meydanı’na gittiğinizde başı açık ve kapalı kadın oranlarının birbirine yakın olduğunu görüyorsunuz. Üsküdar ilçesinin seçim sonuçlarına baktım. Cumhurbaşkanı Erdoğan yüzde 48.8, Muharrem İnce ise yüzde 40.9 oy almış. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin aldığı oy yüzde 42. Yani nispeten dengeli bir siyasi yelpaze var.

İnsan ister istemez ilçedeki bu siyasi yelpazenin ve sosyolojinin kütüphaneye neden yansımadığını merak ediyor. Yöneticileri çok samimi buldum. En küçük bir ayrımcılık duygusu ve düşüncesi hissetmedim. Hatta kütüphanenin duvarlarında “Üsküdar Belediyesi”nin logosunu taşıyan tek ibare bile yoktu. Başkan çok açık düşünceli bir insan.

Mesela kütüphaneyi gezerken Kadıköy’den gelmiş bir kadın ve eşine rastladık. Başı açık, gayet modern bir kadındı.

Başkana, sırf bu kütüphaneyi görmek için Üsküdar’a geldiğini söyledi ve tebrik etti.

Acaba böyle bir yerin varlığı henüz tam olarak bilinmiyor mu? Üsküdar’da yaşayan, hatta çevrede oturan herkese burayı tavsiye ederim.

İnsana gerçekten okuma ve çalışma duygusu veriyor.

İlk millet kıraathanesi çay ve kek standartları

CEMEVİ ALBÜMDE NİYE İNANÇ BÖLÜMÜNDE DEĞİL

BELEDİYE Başkanı Hilmi Türkmen’in en önem verdiği projelerinden biri Çengelköy’de bir cemevinin yapılması. İki katlı bir cemevi inşaatı bitmek üzere... Fotoğraflarını gördüm. Bittiğinde çok da güzel bir yer olacak. Ancak Üsküdar Belediyesi’nin hazırlattığı “Dört Dörtlük Eserler” adlı albümde bir şey dikkatimi çekti. Albümde camilere ayrı yer ayrılmış ama Boğaziçi Cemevi bir inanç değil, kültür mekânı olarak sunulmuş. Bana göre, Aleviler bu mekânları ibadethane olarak görüyorsa, bir inanç ve ibadet yeri olarak kabul edilmeli.

360 DERECELİK KÜTÜPHANE İNSANDA NE HİS BIRAKIYOR

DÜĞÜN salonunun değiştirilmesiyle yapılan kütüphane 360 derecelik yuvarlak bir mekân.

Bütün duvarlar kitap raflarıyla dolu.

On yıl kadar önce Borusan Holding’in çıkardığı çok güzel bir albüm vardı.

Dünyanın en ünlü ve efsaneleşmiş kütüphanelerinin fotoğrafları ve kısa tarihi yazılmıştı.

Üsküdar Şemsipaşa’daki Nevmekân Sahil bende işte öyle bir etki yarattı.

Yani sıradan bir kütüphane değil burası... 360 derece gizemli bir mekân olmuş.

KIRAATHANEDE KAÇ KİTAP VAR

KÜTÜPHANENİN hedefi 100 bin kitaba ulaşmakmış.

Raflarda şimdilik 60 bin kitap varmış.

Bunun yanında 20 bin dijital kitap varmış.

“Audio kitap var mı” diye sordum.

Yokmuş.

Bence bu bir eksiklikti.

Çünkü dünyada yükselen trend audio kitaplar.

MİLLET KIRAATHANESİ KEK STANDARTLARINA UYGUN MU

CUMHURBAŞKANI Erdoğan 24 Haziran seçiminden önce Hatay mitinginde “Millet kıraathaneleri açacağız” demişti.

Bu kıraathanelerin nasıl olacağını da madde madde saymıştı.

Peki Üsküdar Nevmekân Sahil buna uyuyor mu?

Erdoğan “Buraya gençlerimiz, yaşlılarımız gelecek” demişti.

Nevmekân Sahil’de gençler ağırlıkta ama her yaştan insan da vardı.

Erdoğan “İskambil oynayan değil, kitabını okuyan insanlar olacak” demişti.

Burada kitap okuyan vardı ama daha çok ders çalışan gençleri gördüm.

Tabii en büyük ağırlık cep telefonu, iPad’ler ve laptop’larına bakanlardı.

Erdoğan “Buraları 24 saat açık olacak” demişti.

Üsküdar Nevmekân Sahil 24 saat açık.

Erdoğan “Kek ve çay bedava olacak” demişti.

Keki bilmiyorum ama başkan her saat simit ve çayın bedava olduğunu söyledi.

Kısaca Nevmekân Sahil Cumhurbaşkanı’nın “millet kıraathanesi” tarifinin 4 maddesine de uyuyor.
 

ÇAYLAR NİYE İNCE BELLİ BARDAKTA DEĞİL

NEVMEKÂN Sahil millet kıraathanesi tanımına uygun demiştim ama uygun olmayan bir şey de var. Kütüphaneye gelenlere çaylar ince belli bardakta değil, karton bardakta veriliyor.

Başkan bunun nedenini “Çay servisi sırasında gürültü olmaması” olarak açıklıyor.

İlk millet kıraathanesi çay ve kek standartları

RAFLARDAKİ STEPHEN KİNG KİTAPLARI HAKKINDAKİ SORUM

360 derece kitaplığın iki tarafı da tamamen raflarla kaplı. Kitaplara bakarken üst üste iki rafta Stephen King’in gerilim temalı kitaplarını görüyorum.

Başkana “Kitap seçimini nasıl yapıyorsunuz” diyorum.

“Kitabın ideolojisi olmaz. İdeolojik bir ayrımcılık yapmıyoruz. Her görüşten, her türden ve zevkten kitabı bulundurmaya çalışıyoruz” diyor. Bir kuralları da şuymuş. Raflara, kullanılmış değil hep yeni kitapları koyuyorlarmış.

İlk millet kıraathanesi çay ve kek standartları

HAYVAN AMBULANSINI GÖRDÜĞÜM SIRADA ANKARA’DAN GELEN HABER

ÜSKÜDAR gezisi sırasında beni çok şaşırtan bir yere rastladım. Binanın üzerinde “Minik Dostlar Kliniği” yazıyor. Burası bir hayvan hastanesi. Bu hastanede her gün 20’den fazla ameliyat yapılıyormuş. En az 50 hayvana bakılıyormuş. Ayrıca kedi, köpek maması yardımı veriliyormuş.

Daha da ilginci bu hastanenin 2 ambulansı var. Onlar da sabah 08.30 ile 23.30 arasında yaralı, hasta ve bakıma muhtaç sokak hayvanlarına yardımcı oluyormuş. Son günlerde şuna inanıyorum... Spor, siyaset ve başka birçok şey bu ülkeyi bölüyor.

Ama iki konuda duyarlılık var ki bizi birleştiriyor, millet haline getiriyor. Hayvanlara karşı giderek artan duyarlılık ve sevgi...

Kadına ve çocuklara şiddet konusunda giderek büyüyen tepki ve bunun önlenmesi için talepler...

Üsküdar’da gördüğüm bu tablo beni çok sevindirdi. Ancak oradan çıkıp eve geldiğimde torunum Zeynep’ten hepimizi mahveden bir haber aldım. İstanbul’dan yarış için götürülen atlar Ankara civarında kaza geçirmiş. Biri ölmüş, üçü ağır yaralıymış ve uzun süre hastaneye götürülmeyi beklemişler. Haberi duyduğumda, Üsküdar Belediyesi’nin ambulansları gözümde daha da büyüdü.

PACHELBEL’İ TANIDIĞIM YERİ YENİDEN BULDUM

1970 yılında öğrenci olarak Paris’e gittiğim ilk gün yaptığım ilk iş, planetaryuma gitmek olmuştu.

Champs Elysees’deki binanın karanlık salonunda kubbenin altındaki yatak koltuğa uzanmış ve gökyüzü simülasyonunu izlemiştim. Müzik olarak Pachelbel’in “Kanon”u çalıyordu. İlk defa orada dinlemiştim. Bana klasik müziği o parça sevdirmişti.

Üsküdar Belediyesi de buna benzer bir planetaryum yaptırmış. 14 metre çapında ve 4K çözünürlükte bir uzay simülasyonu yapıyorlar. Simülasyon da olsa uzayı seyretmek harika bir şey.

İlk millet kıraathanesinden başlayan yolculuğum, böylece suni bir gökyüzünün altında Samanyolu’nu seyrederek sona erdi. 

X