"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Alttaki 3 soruya 4 yıl cevap verecek

Seçim bitti.

Şimdi önümüzdeki 4 yıla odaklanma zamanı. Bu 4 yılın sonunda ne olacak ona bakmanın sırası.

*

Geçen pazar günkü seçimin sonuçlarını en iyi tahmin eden iki araştırma şirketi KONDA ve Metropoll oldu.

Metropoll’ün 14-15 Haziran’da, yani seçimden bir hafta kadar önce, İstanbul’da 1613 kişi üzerinde yaptığı bu son ankette bana göre pazar günkü seçimden çok daha önemli 3 ayrıntı vardı.

AK Parti uzmanlarına naçizane tavsiyem şu.

Bu araştırmayı önlerine koyup oradaki alt bilgileri ve detayları dikkatle okumalarında büyük yarar var.

Şirket seçim sonuçlarını tam bildiğine göre aynı insanların öteki sorulara da doğru cevap verdiğine inanmak gerekir.

Alttaki 3 soruya 4 yıl cevap verecek

SORU 1 - BUGÜN BAŞKANLIK SİSTEMİ İÇİN KİM NE DÜŞÜNÜYOR 

Önce o araştırmada İstanbul’da yaşayanlara sorulan şu sorudan başlayalım.

SORU 1: “Referandumla gelen başkanlık sistemi sizce Türkiye için ne ölçüde yararlı oldu?”

Son derece yararlı oldu: Yüzde 11.6

Yararlı oldu: Yüzde 29.2

Yararlı olmadı: Yüzde 23.1

Hiç yararlı olmadı: Yüzde 27.6

Fikrim yok/cevap yok: Yüzde 8.5

Bu arada bir de alt bilgi vereyim.

‘Cumhur ittifakı’nın iki ortağından AK Parti’de yüzde 13, MHP’de ise yüzde 41 gibi bir grup da “başkanlık sisteminin yararlı olmadığı” görüşünde.

SORU 2 - GEÇEN PAZAR BİR REFERANDUM OLSA VE ŞU KONU OYLANSAYDI

Gelelim ikinci ve
asıl soruya:

SORU 2: “Aynı referandum bugün yapılsa başkanlık sistemini mi yoksa parlamenter sistemi mi tercih edersiniz?”

Parlamenter sistemi: Yüzde 58.6

Başkanlık sistemini: Yüzde 39.4

Fikrim yok/cevap yok: Yüzde 2

*

Bir karşılaştırma yapabilmeniz için İstanbul’a ait şu iki bilgiyi de vereyim.

Aynı soru nisan ayında sorulduğunda “Parlamenter sistem” diyenlerin oyu yüzde 56.6 iken, bu oran haziran ayında 2 puan artmış.

Yani ilk seçimi iptal kararının da 2 puanlık etkisi olmuş.

*

2017 referandumunda İstanbul’da “başkanlık sistemine evet” diyenlerin oyu yüzde 48.65...

“Hayır” diyenlerin oyu ise yüzde 51.35’ti...

Bu demektir ki “parlamenter sistem” isteyenlerin oyu iki yıl içinde 8 puan yükselmiş.

*

Hiç kuşkusuz bu rakamların Türkiye genelinde de önemli bir yansıması vardır. Peki bunun sonucu nedir?

*

Başkanlık sisteminin tutup tutmayacağını da önümüzdeki “seçimsiz 4 yılda” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık yönetiminin performansı belirleyecek.
 

SORU 3 - İMAMOĞLU’NUN KELEBEK EFEKTİ KAÇ YIL SÜRER

Pazar günkü seçimden bir hafta önce yapılan Metropoll araştırmasında İstanbullu seçmene şu soru da sorulmuş:

“Bu pazar milletvekili seçimi yapılsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?”

Cevaplar şöyle:

*

Bunun anlamı şu: Geçen pazar günü “İmamoğlu efekti” muhalif seçmeni CHP’de toplamış ve bu partiyi Türkiye ortalamasının 10 puan üzerine çıkarıp AK Parti ile neredeyse başa baş hale getirmiş.

*

Ancak araştırma şirketinin değerlendirmesinde şöyle bir cümle de var:

“Yapılacak ilk seçimde muhalif kanattan gelen bu oyların yine eski partilerine dönmesi beklenebilir...”

*

Doğru ama şunu da hiç unutmayalım.

Hiç küçümsenmeyecek sayıda bir seçmen grubu, belki de hayatında ilk defa “CHP ile bir duygudaşlığa” girmiş ve ona “Oy verebilirim” mesafesine gelmiştir.

*

Sonuç: İmamoğlu önümüzdeki seçimlerde CHP için bir “kelebek efekti” yaratabilecek potansiyele sahip.

Anlamı da şu:

Türkiye’nin bu en büyük metropolündeki bu kanat çırpışı, Türkiye’nin öteki bölgelerinde de büyük etkilere yol açabilir.

*

Ama bu da CHP ve İmamoğlu’nun önümüzdeki 4 yılı nasıl kullanılacağına bağlı.

Alttaki 3 soruya 4 yıl cevap verecek

MAKUL AKP’LİLER İÇİN ÇOK DEĞERLİ BİR BİLGİ

Bazı AK Partililerle konuştuğumda şöyle bir değerlendirme yapıldığını görüyorum.

“Bu sonuç ekonomideki krizin sonucu...”

Bir ölçüde doğru.

Nitekim Metropoll anketi de şunu açıkça gösteriyor.

Halkın bugün en büyük iki sorun diye tanımladığı iki konu şu:

1- Ekonomi:
Yüzde 48.6

2- İşsizlik:
Yüzde 15.6

Yani açık ara iki ekonomik faktör var.

*

Ama dikkat...

Aynı soru geçen nisan ayında sorulduğunda yüzde 61.6 ekonomi derken, bu rakam haziranda azalmış.

Üstelik az buz da
değil. Halk geçen
pazar günü sandığa giderken ekonomi konusunda şikâyet 14 puan azalmış.

Buna karşılık işsizlik konusundaki şikâyet sadece 2 puan artmış.

EKONOMİK ŞİKÂYET AZALDIĞI HALDE NEDEN 10 PUAN FARK

Kısaca pazar günkü 10 puana yakın farkı, sadece ekonomi ile açıklamak bence çok yanlış.

Çünkü bu yanlışlık AK Parti’yi yine üç-beş sorumlu yönetici ve bakan gönderip sorunu onun sırtına yükleme noktasına getirir.

*

AK Parti’nin bugünkü sorunu çok daha derinlerde.

Bir “tripping point” sorunu...

Yani bardağın taşması...

Başka birçok köklü sorunun yarattığı bir birikme bu.

*

Onlar da “adalet, eğitim, Suriye, kutuplaşma, nefret söylemleri” diyerek sıralanabilir.

Tabii ki daha
başka çok önemli faktörler de var.

*

Ama en önemlisi şu.

Ortaya çıkan 10 puanlık farkta “sandıktan çıkan sonucun iptalinin” yarattığı tepkiyi de hiç küçümseyemeyeceğimizi gördük.

*

Bu demektir ki...

Bu demektir ki küçümsenmeyecek sayıda seçmen “başkasına yapılan haksızlığa da isyan etmeye” başlamıştır.

*

Bu da şu demektir:

“Türkiye seçmeninin adalet duygusu ve vicdanı kınından çıkmıştır...”

FARKINDA MISINIZ ÇOK SAKİN BİR 24 SAAT GEÇİRDİK

Seçim ertesi gününe baktım. Türkiye çok sakin.

Ne zafer duygusu taşıyan bir kalabalık ve gösteri...

Ne de yenilginin getirdiği bir öfke seli...

Türkiye sakin...

Herkes sonucu serinkanlılıkla karşılamış. Siyasetçinin
bu sükûneti görmesi...

Ve anlamaya çalışması...

En önemlisi de bu sükûneti Türkiye enerjisi haline getirmeyi bilmesi iyi olmaz mı...

X