"Emre Özpeynirci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Emre Özpeynirci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Emre Özpeynirci

Kanca’yı eleştirmeyin yeni nesile odaklanın

‘TÜRKİYE’nin otomobil’ projesine ilişkin geçen hafta yazdığım ‘İlk etapta yüzde 30’u yerli olacak’ başlıklı yazım çok ses getirdi ve tartışıldı.

Okumayanlar için kısa bir özet geçmem gerekirse, yerli otomobili yapacak ‘Türkiye’nin Otomobil Girişim Grubu’nun (TOGG) CEO’su Gürcan Karakaş, Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği’nin (TAYSAD) üye toplantısına katılıp, projeyle ilgili geniş bir sunum yapmıştı. Karakaş, bu görüşmeyle ilgili açıklama yapmaktan kaçınıp, sorulara cevap vermek için topu ileri bir tarihe atınca bende mikrofonu TAYSAD Başkanı Alper Kanca’ya tutmuştum. Alper Kanca da Gürcan Karakaş’ın ricası üzerine yerli otomobilin detaylarına girmeden, benim genel sorularımı cevaplandırdı. 

Kanca’yı eleştirmeyin yeni nesile odaklanın

Yerli otomobilin elektrikli ve otonom (sürücüsüz) özelliklere sahip yeni nesil teknolojik bir araç olacağını, tedarik sanayi olarak ise bu konuda zayıf olduklarının altını çizen Kanca, “Bu yüzden Türk tedarik sanayisi olarak yerli otomobilin ancak yüzde 30’unu karşılayabiliriz” açıklamasını yaptı. Söyledikleri çok ama çok net... Sonuçta bugün Türkiye’de mevcut otomotiv sanayi elektrikli ve otonom araç üretmediği için yan sanayi buna hazır değil. Ama bu demek değil ki kendini geliştirmeyecek.

NEDEN YETERSİZ GÖSTERDİN

Ama yazının yayınlanmasından sonra Alper Kanca’yı resmen topa tutmuşlar. Dışarıdan öğrendiğim kadarıyla Kanca’ya kendi derneğinin üyeleri, “Neden bizi yetersiz gösterdin” diye sitem ederken, siyasi kanattan ise “Neden Türkiye’nin otomobilini küçük düşürdünüz” eleştirileri gelmiş. Sonuçta gerçekten ortada bir yanlış anlama var. Çünkü Alper Kanca’nın söylediklerinde yanlış veya küçük düşürücü hiçbir şey yok.

Şimdi hemen başa sarıp Türkiye’de otomotiv sanayinin durumuna bir daha bakmak gerekiyor. Bugün Türkiye’de ana sanayi tarafından üretilen araçlarda yerlilik oranı yüzde 40 ile 70 arasında değişiyor. Bahsedilen yüzde 40 ile 70’lik yerli payının ise yüzde 25 ile 40’ı arasındaki kısmı doğrudan yerli tedarikçiler tarafından sağlanıyor. Geri kalan kısmı ise OEM (Orijinal Ürün Üreticisi) firmalarının kendi fabrikalarında ürettiği parça imalatı, montaj işlemleri ve işçilik ile karşılanıyor.

RİSKİ ORTAYA KOYDUM

Yani şu an Türkiye’de üretilen otomobillere de yan sanayinin verdiği parça oranı ortalama yüzde 30. Detaylı bir çalışmada yerlilik oranından bahsedildiğinde bir aracın içerisinde hem tedarikçilerin hem de OEM’lerin yerlilik oranın ayrı ayrı düşünülmesi gerekiyor.

Alper Kanca bu noktada şu eklemeyi yapıyor; “Ülkemizde imal edilen araçlardaki oranlar belki şu anda üretilen araçlar için yeterli görülebilir. Ama şimdiden söyleyebiliriz ki gelecekte kesinlikle yeterli olmayacaktır. Çünkü geleceğin araçlarında elektrik, elektronik ve yazılım çok daha ağırlık kazanacak. Biz Türkiye’deki tedarikçiler bu konularda gereken dönüşümü yapmaya yıllar önce başladık ve bu konuda yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Ama ne yazık ki ülkemizde elektronik ve yazılım alanlarında istenilen seviyelere henüz ulaşılamadı. Eğer gereken dönüşüm yapılmaz ise tıpkı bugün kullandığımız tablet, cep telefonu gibi cihazlarda yaşadığımız yerli üretim sorunu, birer mobil bilgisayar olarak karşımıza çıkacak gelecek nesil araçlardaki yerlilik payı ile karşımıza çıkacaktır. Başka bir ifade ile kendimizi geliştirmezsek gelecek nesil araçlarda yerlilik oranı ister istemez düşecektir. Hürriyet’teki köşende yer alan yüzde 30 yerlilik oranı; Türkiye’nin Otomobili ile ilgili özellikle belirtilmiş değil, tamamı ile geleceğin araçlarındaki riske işaret etmek için tarafımca söylenmiştir.”

KAPORTA RAHATSIZ ETTİ

Kanca, kendisine gösterilen tepkiyi daha sonra oturup düşündüğünü ve kendine göre bir izah bulduğunu da söyledi;

“Belki bir kaç fotoğrafın (TAYSAD Başkanı, Gürcan Karakaş) yan yana gelmesi ve hafızalarda kötü bir geçmişi olan bir kaç kelimenin metinde yer alması ve geleceğe yönelik olumlu bir mesaj verilmemesi; böyle bir tepkiye yol açtı. Mesela ‘kaporta’ kelimesi. Aslında bu benim de çok kullandığım kelime değildir. En azından tek başına kullanmam. Güçlü olduğumuz alanları söylemek istediğimde, ‘Motor, şanzıman, mekanik kısımlar’ vs. derim. Çünkü kaporta deyince, herkesin kafasında negatif bir geçmiş yüklü. Teneke araçlar, kuyrukta araç beklemek, kapora ödemeleri gibi yanlış algılar tortusu... Her şeye rağmen üyeler açısından en büyük eksiklik geleceğe yönelik bir ümit vermemek olmuş.”

Kimse kusura bakmasın ama Alper Kanca söylediklerinde sonuna kadar haklı. Kendimizi yeni nesil araçlar konusunda geliştirmezsek yerlilik oranı yüzde 30’u bile zor bulur. O yüzden başkanı topa tutacağınıza, üzerinden 13 ay geçmesine rağmen neden hala ‘Türkiye’nin otomobili’ projesine     ilişkin somut gelişmeler paylaşılmıyor, onu eleştirin.

CITROEN HAKKINDA BAZI DEDİKODULAR

Kanca’yı eleştirmeyin yeni nesile odaklanın

ALMAN Opel’i satın alarak Avrupa’nın ikinci büyük otomobil üreticisi haline gelen Fransız PSA Grubu (Peugeot Citroen) Türkiye’de de son dönemde önemli hamleler yaptı. Fransız grup ilk olarak Mart 2018’de Citroen’in distribütörü Bayraktar Holding tarafından satılan DS markasını, yüzde 100 kendi şirketi Peugeot Otomotiv Pazarlama’nın bünyesine aldı. Ardından Opel Türkiye’de operasyon gerçekleştirip önce genel müdürü değiştirdi, ardından da merkezini İzmir’den İstanbul’a taşıma kararı aldı. Böylece Peugeot, DS ve Opel yönetimlerini tek merkezde toplayıp, bazı bölümleri birleştirerek sinerji yaratılması ve tasarruf sağlanması hedeflendi.

PSA’nın tüm bu operasyonları ise Türkiye Bölge Direktörü olarak atanan Fransız Olivier Cornuaille tarafından yapılmaya başlandı. Yani Peugeot, Opel ve DS’in genel müdürleri Cornuaille’ye rapor vermeye başladı.PSA’nın bu büyük operasyonunda tek dışarıda kalan marka Citroen olunca, son dönemde dedikoduların ardı arkası kesilmemeye başladı. Türkiye’de Bayraktar Holding’in resmi distribütörü olduğu Citroen’in de 2019 yılında PSA Türkiye’nin bünyesine geçeceği, bu yüzden son dönemde satışlarının düştüğü ve kontratının bitmesinin beklendiğine ilişkin bir sürü iddialar konuşulmaya başlandı.

Kuşkusuz ortadaki DS örneğinden yola çıkılarak bu tip senaryolar yazılıyor.

Her iki tarafa bu dedikoduları sorup, yanıt istedim. Çok açık bir şekilde iki taraf da yalanladı. PSA Grubu yetkilileri Citroen ve Bayraktar arasındaki sözleşmenin baki ve geçerli olduğunu belirterek, bu durumun şu an odaklanılan bir konu olmadığı açıklamasını yaptı. Bayraktar yetkilileri ise satışlardaki düşüşün tamamen temkinli stok miktarından kaynaklandığını belirterek; “Onun dışındaki dedikodulara itibar etmemenizi öneririm” yorumunda bulundular.

Bekleyip göreceğiz, dedikodular gerçek olacak mı, yoksa Citroen yoluna Bayraktar’la aynen devam mı edecek.

NOYAN DOĞAN BU İŞE NE DİYECEK?

Kanca’yı eleştirmeyin yeni nesile odaklanın

TÜRKİYE genelinde 1000’e yakın yetkili satıcıyı çatısı altında toplayan Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) zorunlu trafik sigortasında yaşanan sorunlar yüzünden kendi sigorta şirketini kuracağını açıklamıştı. Geçen hafta kuruluş aşamasında olan sigorta şirketine dünyanın en büyük reasürans şirketi İsviçreli Swiss Re, MSAmlin Re EMEA, Axis Re, Arch Re ve Fransız Nasco France büyük ilgi göstermiş. Aslında sigorta şirketinin yapısını ilk ağızdan dinlemek isteyen ve iş birliği yolları bulmak isteyen İsviçreli ve Fransız Sigorta Şirketleri OYDER Başkanı Murat Şahsuvaroğlu başkanlığında bir delegasyonu davet ederek proje hakkında detayları öğrenmek istemiş. Peki OYDER’in sigorta şirketi sadece trafik sigortası mı üretecek? Bildiğimiz kadarıyla trafik sigortası poliçesi üretilmeden yeni araçların tescil işlemleri yapılamıyor. Bu konuda OYDER Başkanı Şahsuvaroğlu şunları söyledi: “Ülkemizde trafik sigortası poliçesi üretimi sigorta şirketleri için bir zorunluluk ve elbette bu alanda üretim yapacağız.  Ancak OYDER üyelerinin ağırlıklı olarak sıfır araç satışı yapmaları ve yeni ikinci el araç satmaları dolayısıyla kasko portföyümüzde en önemli fokus alanımız olacaktır. Ayrıca diğer elementer branşlarda da var olacağız şüphesiz. Ancak ülkemizdeki tüm sigorta şirketlerinde olduğu gibi benzer bir paralelde OYDER Sigorta da ağırlıkla oto branşında işlem yapacaktır.”

Sigorta konusu Hürriyet yazarı Noyan Doğan’ın uzmanlık alanı. O yüzden OYDER’in bence kuracağı şirketle ilgili gelişmeleri onunla da paylaşması lazım. Çünkü Hazine’nin yetki verip vermediği, diğer sigorta şirketlerinin bu duruma neler diyebileceği çok tartışılacak konular.

 

X