"Emre Özpeynirci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Emre Özpeynirci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Emre Özpeynirci

Filo pazarı 40 bine iner

BUNDAN tam 1 yıl önce, Türkiye’de hızla büyüyen filo kiralama sektöründeki sermaye yapısına ve borç sorununa dikkat çekip, “Hormonlular havlu atacak!” uyarısı yapan Intercity’nin sahibi Vural Ak, bu sözleri nedeniyle eleştiri oklarının hedefi olmuştu.

Geçtiğimiz hafta Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) tarafından 4.’sünü düzenlediğimiz ‘Türkiye’de Yılın Otomobili’ yarışmasının finale kalan 7 otomobilini test etmek için gittiğim İstanbul Park’ta Vural Ak ile bu konuyu konuşma fırsatı buldum. “Geçen yıl piyasa böyle giderse, birkaç ay sonra araç kiralamadaki büyük oyuncuların zarara gireceklerini söylemiş ve gerekçelerimizi de sunmuştuk” diye sözlerine başlayan Ak, zayıf sermaye yapısı, çok yüksek döviz ile borçlanma ve 2. el araç piyasasında beklentilerin rasyonel olmamasının bu durumun göstergeleri olduğunu hatırlattı.

Vural Ak, “Aslında biz vücudun kan tahlilini yapmıştık” diyerek çıkan sonuçların net şekilde ortada olduğunun altını çiziyor. Bunları söylediği için gereksiz saldırılara uğradığını da belirten Ak, “Biz aslında teşhiste bulunmuştuk. Bu bizim, işimize olan saygımızın ve işimizi iyi bildiğimizin bir göstergesidir. Dinleseler ve önlem alsalar bu duruma düşmezlerdi” yorumunu da yapıyor.

Aslında Ak, uzun bir süredir rasyonel olmayan fiyatlarla araç kiralama yapıldığı için kimsenin şirket içerisinde sermayesinin kalmadığını söylüyordu. Her konuşmamızda konuyu sermaye-borç rasyosuna getirerek, bunu belirli bir seviyede tutarak her krizde ayakta kalmayı başardığını aktarıyordu.

Geçen hafta da, “Biz her zaman maksimum 1’e 6 oranında borçlanırken rakiplerimizin sadece 2019 ilk çeyrek bilançolarına baktığımızda, bu oranın 1’e 155’ye yükseldiğini gördük. Kredi yükleri birçoğu için ödeyemeyecekleri bir noktaya geldi ve bu para bankaların kilitlenmesine yol açtı. Intercity olarak bugünkü sermaye-borç oranımız 1’e 3,5 seviyesinde ve ekosisteme de katkımız yüzde 10-15 civarında” yorumunu yaptı.

Filo pazarı 40 bine iner

3 AYDA 8 BİN ADET

Sonuç olarak 2017 yılında 150 bin adedin üzerinde sıfır otomobil alımı yapan filo kiralama sektörünün aldığı araç sayısı 2018’de Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği (TOKKDER) verilerine göre 90 bin adedin altına geriledi. Yine TOKKDER verilerine göre 2017’da 350 bin adedi aşan kiralama pazarı, 2018’de bazı filo şirketlerinin banka borçlarını ödemek için ellerindeki 2. el otomobilleri satmasıyla 250-300 bin adet arasına inmiş durumda. Vural Ak, sektördeki küçülmenin 2019’da da devam edeceğini ve toplam alınacak araç sayısının 40 bin adede gerileyeceğini öngörüyor. Zaten ilk çeyrek sonunda günlük kiralama dahil 8 bin adetlik alımda bunun bir göstergesi.

İlk 3 ayda turizmdeki canlanmaya bağlı günlük kiralama için alınan araçlar çıkartıldığında sektörün aldığı toplam araç sayısının 5 bin adet olduğunu söyleyen Ak, “Bunun da 3 bin 100 adedini Intercity aldı. Düşünün biz sektörün en yüksek adetlere ulaştığı dönemde de 22 bin adet araç almışız. Bu yıl da hedefimiz yıl sonunda 20 bin adet otomobil alarak toplam pazarın yüzde 50’sine ulaşmak. 20 bin araç dediğimizde 2.5 milyar liradan bahsediyoruz. Bu dev bir yatırım. Bu yatırımı doğru finansal oyuncularla yönetmen lazım, doğru operasyonel ekibin olması lazım” açıklamasını yapıyor. Vural Ak’ın söylediklerinden anladığım filo kiralama sektörü 2017 yılı seviyelerine yani yılda 150-200 bin adetlik alımlara 5 yıldan önce ulaşamayacak. Çünkü ucuz olduğu için Euro ile borçlanmak hatalı bir iş modeli olmuş. Ayrıca bir çok marka pazar payı için ‘kiralama’ adı altında spot piyasaya vadeli çok araç vermiş. Şimdi ne öyle vadeler ne de öyle ucuz krediler kalmadı. Artık tüm markalar satışlarını artırmak için perakendeye yani tüketiciye ağırlık vermek zorunda.

Ama sonuçta filo kiralama dünyanın bir gerçeği. Bugün şartlardan dolayı küçülebilir ama doğru iş modeliyle yeniden büyüyecektir. Çünkü bugünkü yüksek TL maliyetlerine rağmen şirketlerin kiralama yapması, satın almasından yüzde 20 daha tasarruflu gözüküyor. Kredi faizleri düşünce bu tasarruf daha da artacaktır.

Belki geçici bir süre şirketler 2. el alımı veya kiralaması yapıyor gözükebilir ama bunun kısa süreceği ortada. Çünkü o araçların bakım maliyetleri veya yolda kalma riskinin çok daha fazla olduğu unutulmamalı.

‘YILIN OTOMOBİLİ’ YARIN BELLİ OLUYOR

Filo pazarı 40 bine iner

OTOMOTİV Gazetecileri Derneği (OGD) tarafından bu yıl dördüncüsünü düzenlediğimiz “Türkiye’de Yılın Otomobili” yarışması seçimlerinde büyük heyecana sahne olan geri sayım başladı. Her geçen yıl sektörün ve tüketicilerin ilgisiyle daha da büyüyen yarışmada kazanan otomobili belirlemek için OGD üyeleri son adım olan test sürüşü için Intercity İstanbul Park’ta bir araya geldi. Finale kalmaya hak kazanan Dacia Duster, Ford Focus, Honda CR-V, Mercedes Benz A Serisi, Toyota Corolla Sedan, Volkswagen T-Roc ve Volvo XC40 OGD üyesi deneyimli gazeteciler tarafından geçtiğimiz hafta test edildi. Intercity İstanbul Park’ta yapılan test sürüşünde, tüm finalist otomobiller; “Tasarım, yol tutuş, ergonomi, yakıt tüketimi, emisyon oranları, güvenlik, donanım seviyesi, fiyat-değer oranı” kriterleri açısından önemli bir sınavdan geçirildi. Gün boyu süren testlerin ardından “Yılın Otomobili” seçimlerinde, ikinci raund başlamış oldu. 7 finalist otomobili son bir kez daha test etme şansı bulan olan OGD üyelerinden oluşan her jüri üyesi sahip olduğu 250 puanı adaylar arasında dağıttı. En fazla puan alan finalist, Türkiye’de Yılın Otomobili seçilecek. Birinci olan otomobil yarın akşam düzenlenecek gala gecesiyle açıklanacak.

EKİBİNİ KORUMAK İÇİN 8 ÜLKE DAHA İSTEDİ

Filo pazarı 40 bine iner

JAPON Nissan, dün yaptığı yazılı açıklamada, gerçekleştirilen yeniden yapılanma sonucunda Kuzey Afrika (NAF) ve Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) bölgelerindeki sekiz ülkenin yönetim merkezinin Türkiye’ye bağlandığını açıkladı. Sinan Özkök de Nissan Türkiye ile birlikte bu yeni bölgenin Genel Müdürü olarak atandı. Yani 1 Nisan itibariyle, Nissan’ın Fas, Tunus, Sudan, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Özbekistan ve Türkmenistan pazarlarındaki operasyonlar görev alanı genişleyen Özkök’e raporlamaya başladı. Söz konusu ülkelerdeki faaliyetler daha önce Orta Doğu bölgesi kapsamında Dubai’den yönetiliyordu.

Bu açıklamanın ardından Sinan Özkök’ü arayarak önce tebrik ettim, ardından da detayları sordum.

Fas’tan yeni dönen Özkök, 8 ülkenin Türkiye’ye bağlanmasını bizzat kendisinin istediğini belirterek, “Türkiye’de pazarın geçtiğimiz yıl yüzde 35 düşmesi, bu yıl da benzer bir daralma öngördüğümüz için mevcut ekibimizi korumak adına Nissan’dan böyle bir talepte bulunduk. Sonuçta 2017’de 35 bin adet olan satışımız geçen sene 26 bin adetlere indi. Bu yıl da 18-20 bin adet civarında kapanmasını öngörüyoruz. Nissan, yaptıkları değerlendirme sonrasında bu isteğimizi uygun gördüler. Sonuçta Nissan dünyasında çok başarılı bulunan Türkiye ekibini pazardaki daralmadan dolayı açıkçası kaybetmek istemedik. Bu ülkelerin bağlanmasıyla birlikte ekibimizdeki 80 beyaz yakalı çalışanımızın 12’sini bu ülkelere kaydırdık” diye konuştu.

EN BÜYÜĞÜ FAS

Nissan Türkiye’nin son dönemde adeta Japon markanın bölgedeki laboratuvarı olduğunu hatırlatan Özkök, tüm yeni stratejilerin Türkiye’de denenip dünyada başarılı olarak uygulandığını söyledi. Özkök, kendilerine bağlanan en büyük ülkenin Fas olduğunu da hatırlatarak, “Fas’ta büyüyen bir pazar var. Toplamda 180 bin adedi aşmış durumda. Nissan’ın payı ise 7-8 bin adet civarında. Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) ülkelerinde ise Nissan çok etkisiz. Düşünün Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Özbekistan ve Türkmenistan’da toplam Nissan satışı 3 bin adedin altında. Biz Türkiye dahil tüm bu bölgelerde 35 bin adetlik satışa ulaşmayı hedefledik. Türkiye pazarının büyümesiyle bu rakam hızla artacaktır. Büyük potansiyel var” yorumunu yaptı.

Otomotiv kariyerine 1993 yılında Renault’da başlayan ve 2015 yılı sonunda Nissan Türkiye Genel Müdürü olana dek Fransız şirkette çalışan Sinan Özkök, gerçekten çok başarılı bir strateji izleyerek Türkiye’deki daralan pazara yönelik çözüm yolu geliştirmiş. Bu sayede yıl sonunda kimseyi işten çıkartmak zorunda kalmadan mevcut ekibi koruma şansı yakalamış oldu. Özkök’e, “40 bin adedi geçince Nissan üretime gelir” sözünü hatırlatınca gülümseyerek, “Bu sadece Türkiye pazarıyla ilgiliydi, 8 ülke bunu kapsamıyor” yorumunu yaptı.

İSTANBUL PARK HALKA AÇILIYOR

İSTANBUL Park Pisti’nin işletmesini 2012 yılında devralan Intercity, geçtiğimiz yıl başlattığı ücretsiz festivallere bir yenisini daha ekliyormuş. Vural Ak, İstanbullular için 3 ayda bir festival düzenleyeceklerini belirterek, 2019’un ilk festivalini ‘V Weekend Sports’ ismiyle 3-5 Mayıs tarihlerinde gerçekleştireceklerini söyledi. Ak, “İstanbul Park Pisti’nde yılın 300 günü etkinlik ve aktivite var. İstiyoruz ki bu tesis daha verimli kullanılsın. Intercity olarak bundan sonra pisti  artık festivallerle halkımızın kullanımına açacağız” dedi.

 

X