"Emre Kızılkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Emre Kızılkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Emre Kızılkaya

Diyanet o imamı gerçekten cezalandırdı mı?

Balıkesir'de çocuk istismarıyla suçlanan imamla ilgili gönderdiğim soruya Başbakanlık İletişim Merkezi'nden (BİMER) tatmin edici bir yanıt alamayınca konuyu kamuoyuyla paylaşmaya karar verdim. Olay şu:

Geçen ekimde basına yansıyan haberlerde Balıkesir Altıeylül ilçesinde bir köy imamının (bazı gazeteler ismini A.Ö, bazıları ise M.Ç. diye kısaltmıştı) “Kuran kursu eğitimi verdiği çocuklara masaj yaptırdığı” yolundaki şikayet üzerine soruşturma açıldığı yazılmıştı.

O dönemde idari soruşturmanın sürdüğü, konunun savcılığa da aktarıldığı belirtilse de imamın önce başka bir şehre atandıktan sonra geçen yaz emekliliğini istediği bildirilmişti.

Ve sonra haberler kesildi.

Bunun üzerine 11 Ekim 2017'de Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun tüm vatandaşlara verdiği haktan yararlanarak BİMER'e başvurdum.

Şu soruları sordum:

1) Diyanet İşleri Başkanlığı 1 Ocak 2016'dan beri kaç din görevlisi hakkında çocuklara yönelik istismar ve benzeri suçlardan ihbar ve şikayet almıştır?

2) Bu ihbar ve şikayetler sonucu Diyanet İşleri Başkanlığı kaç idari soruşturma açmıştır?

3) Bu ihbar ve şikayetler sonucu kaç Diyanet çalışanı hakkında idari tedbir ve yaptırımlar uygulanmıştır?

4) Bu ihbar ve şikayetler yahut idari soruşturmaların kaçı ceza davasına dönüşmüştür?

5) Bu ceza davaları hangi aşamadadır, sonuçlanan varsa mahkemeler ne karar vermiştir?

Dün BİMER'den şu cevabı aldım:

"İlgi e-posta incelenmiş olup yazınıza başlık olarak seçmiş olduğunuz hususla ilgili Başkanlığımız Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca gerekli tahkikat yapılmış ve ilgilileri hakkında 657 Devlet Memurları Kanununun ilgili maddeleri uyarınca gerekli idari ve disiplin işlemleri yapılmış olmakla birlikte, gerek Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 23 Ocak 2004 tarihli ve 1327 sayılı Dilekçe ve Bilgi Edinme Hakkının Kullanılması konulu genelgesinin 2. maddesinin 2. paragrafı ile 7. maddesindeki Kurum ve Kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme yada analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilir hükmü göz önünde bulundurularak istemiş olduğunuz istatistiki bilginin verilemeyeceği hususunda bilgilerinizi rica ederim."

Yani durum özetle şu:

1) Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nda cevabın en geç bir ay içinde verileceği hükme bağlanmışken ben BİMER'den 69 gün sonra cevap alabildim.

2) Üstelik BİMER'in verdiği cevap neredeyse hiçbir bilgi içermiyor, konuyu gölgeliyor. "Gerekli idari ve disiplin işlemi" nedir? İşlem yapılan "ilgili madde" hangisidir? Bu imama ceza davası açılmış mıdır? Bunların hiçbirine yanıt yok.

3) "Diyanet'te çocuk istismarıyla suçlanan kaç çalışan var, bu konuda ne önlemler alınıyor" sorusuna da devletimizin verebildiği tek yanıt mealen şu olmuş: "Ya şimdi iş çıkarmayın, araştıramayız."

Çocuk istismarı gibi ciddi bir suçtan bahsederken BİMER'den gelen bu eksik cevabın, çağdaş bir demokrasinin hesap verebilir ve şeffaf devlet ilkelerine ne kadar uygun olduğunu siz değerlendirin.

Geçen yazımda YouTube'un çocuk istismarcılarıyla yeterince etkin mücadele etmemesini eleştirmiştim ya...

Belki de çuvaldızı önce kendimize batırmalıyız.

Yeri geldiğinde ceberut olmasını iyi bilen devletimizin çocuk istismarı şüphelisi memurlara karşı ne yaptığını sormamız çok doğal ve tatmin edici bir yanıt beklememiz de anayasal bir hak.

Fikri takip de gazetecilerin görevi.

Yetkililerden yeni bir açıklama gelirse onu da buradan paylaşacağım.

 

Yeni Medya'dan Kısa Kısa

* Geçen yaz "ağ tarafsızlığı" konusunu yazmış ve ABD'deki yasal düzenleme kaldırılırsa devlet kurumlarından sonra da özel sektörün de keyfi erişim engellemeleri yapabileceğini vurgulamıştım. Ne yazık ki ABD'deki yasal düzenleme geçen hafta yürürlükten kaldırıldı

* 2017'de Google'ın küresel arama trendlerine farklı bir dilde sadece 2 adet arama girdi ve ikisi de Türkçe: "poğaça tarifi" ve "kek tarifi"

* ABD'de ilk kez robotların yazdığı haberler basılı gazetelerde de yer buldu.

* Facebook özel video programlar üretmeleri için yayıncılara ödenek ayırmayı durdurdu, Google ise -şimdilik- benzer finansman programlarını sürdürüyor. Ama giderek daha geniş bir cephe oluşturan ve aralarında artık haber ajanslarının da olduğu yayıncılar, kendi sırtlarından para kazanan teknoloji platformlarından çok daha fazla pay istiyor.

* Dünyada internet bağlantı hızı 2017'de ortalama yüzde 30 arttı

* ABD'de yapılan araştırmada ilk kez 3D yazıcılarla oluşturulmuş nesneler, elektronik kullanmadan WiFi bağlantısı kurabildi.

* Merriam-Webster 2017'nin sözcüğü olarak feminizm, Oxford Dictionary ise gençlerin başı çektiği sarsıcı süreç anlamına gelen "youthquake" sözcüğünü seçti.

 

Artık tahliye

* Demokratik devletin bir başka olmazsa olmaz şartı basın özgürlüğüdür. Gazetecilik yaptıkları için bir yıldır hapiste olan Cumhuriyet Gazetesi çalışanlarının bir kez daha hakim karşısına çıkacağı 25-26 Aralık duruşması bu anlamda bir fırsat. FETÖ ile mücadeleye en büyük katkı, FETÖ'nün nefret ettiği bu gazetecilerin tahliye edilmesi olur. Hafta sonu kaçırdıysanız Ayşe Arman'ın Cumhuriyet'in tutuklu gazetecilerinin eşleriyle yaptığı röportajı okuyun:

Bu cesur kadınlara ancak şapka çıkarılırBu cesur kadınlara ancak şapka çıkarılır!

Diyanet o imamı gerçekten cezalandırdı mı

X