"Emre Dorman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Emre Dorman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Emre Dorman

İnsanlığımızı ne bozar

DİNİ konularda ilk olarak şu soruyu sormalıydık belki de: “İnsanlığımızı ne bozar?” Bu tarz sorular, dini konularda sorulan sorular içinde öncelikli bir yere geldiği gün, bir şeyler, olması gerektiği haline dönüyor demektir.

Biz ibadetler için değiliz, ibadetler bizim içindir. Bizi gerçek anlamda erdemli, sorumluluk bilincine sahip, duyarlı ve doğru bir birey kılmak içindir. İbadetin anlam ve amacını anlamayan kişi, ibadetin şekilsel yönüne yaklaştığı oranda özünden uzaklaşır. Şayet yerine getirdiğimiz ibadetlere rağmen insanlığımızda eksilmeler oluyorsa, ya bizde ya da ibadetten anladığımız şeyde bir sorun var demektir. Dolayısıyla acilen kendimizi ve din anlayışımızı gözden geçirmemiz gerekir.

İFTİRA ORUÇ BOZAR MI?

Her ramazan ayı geldiğinde “Sakız çiğnemek, diş fırçalamak, yıkanmak, denize girmek, ağız çalkalarken küçük dile su değmesi ya da uyumak orucu bozar mı?” türünden soruları duymak alışkanlık haline geldi. Oysa şu türden sorular sormak çoğu kişinin aklına dahi gelmedi: “Yalan söylemek, haksızlık etmek, dedikodu yapmak, iftira atmak, kibirlenmek, öfkelenmek, israf etmek, kalp kırmak ya da nezaketsizlik yapmak orucu bozar mı?”

Öyle ya oruç sürekli sorulan türden sıradan şeyler ile bozulabilen bir şeyse bu türden çirkin davranışlar ile hepten bozuluyor olması gerekir. Buna rağmen maalesef biz yemek ve içmekten uzak durarak orucumuzu tuttuk ama uzak durmamız gereken birçok şeyden uzak durmayarak kendimizi tutamadık. Orucumuz belki kabul oldu ama amacına uygun olmadı. Bu yüzden tuttuğumuz oruçlar bize farkındalık kazandırmadı. Bizi duyarlı ve sorumluluk sahibi bireyler kılmadı. Daha çok aç ve susuz kalmak olarak bize geri döndü.

NAMAZIMI NE BOZAR?

“Namazda ayaktayken elimi nasıl bağlayacağım, otururken ayağımı nasıl koyacağım, gözümle nereye odaklanacağım, bir yerim kaşınırsa ya da önümden biri geçerse ne yapacağım, secdedeyken kolumu ne kadar kaldıracağım” türünden sorular ile namazımızı nelerin bozacağına yoğunlaşmaktan namaza yoğunlaşmaya fırsat bulamadık çoğu zaman. Oysa şu türden sorular sormak çoğu kişinin aklına dahi gelmedi: “Namaz kılıyorum ama gerçekten Allah’a teslim olmuş erdemli ve duyarlı bir insan mıyım? Dini yalnız Allah’a özgülüyor muyum? Allah’ın kurallarına uygun bir hayat yaşıyor muyum? Kıldığım namazdan bir şey anlıyor muyum? Allah’ı her şeyden ve herkesten daha fazla seviyor muyum? Acaba bunlardan en az birinin cevabı hayır ise kıldığım namazı bozuyor muyum?” Namazımız belki kabul oldu ama amacına uygun olmadı.

PEKİ, NEDEN BU TÜR SORULAR?

Belki de ibadetleri gerçek amacının dışında sadece şekilsel boyuta indirgememizin bir sonucu olarak bu sorular sürekli gündemdeydi. Bunlara odaklanıp özden uzaklaştığımız için, kıldığımız namaz ya da tuttuğumuz oruç aynı zamanda bizi erdemli ve duyarlı biri kılmıyordu belki de. Belki de dinimizi, dinin sahibi olan Allah’ın vahyi olan Kuran’dan öğrenmeden önce başkalarından öğrenmemizin bir sonucuydu bu tür sorular.

Ya da yıllarca bize Allah’ın dinini anlatmak yerine, din adına sonradan ortaya çıkmış bilgilerin anlatılmasının bir sonucuydu bu tür sorular belki de. Allah’ı da ona ibadet etmenin mantığını da gerektiği gibi kavrayamamıştık belki de. Sebebi ne olursa olsun hiçbiri bizim için bahane olamaz yine de. Aklımıza ve yaratılışımıza uygun davranmamız gerektiğini bilmeli ve dinimizi en doğru şekilde doğrudan kaynağından öğrenmeliyiz.

BUNLARI BİLİYOR MUYUZ?

KURAN’DA KAÇ ADET SURE KAÇ ADET AYET VARDIR?

KURAN’da 114 sure ve yaygın olarak kabul edilen metne göre 6236 ayet bulunmaktadır. Bazı Kuran nüshalarında bazı ayetlerin birlikte kaydedilmesi, ayet sonu sayılan yerlerin farklılık gösterebilmesi ya da sure başlarındaki besmelelerin ayet olarak sayılıp sayılmayacağı türünden yaklaşımlar sebebiyle ayet sayımları ile ilgili farklı sayılar ortaya konulmuşsa da bu nüshalarda ayetlerin içeriğine dair bir eksiklik ya da fazlalık söz konusu değildir.

KURAN VE BİLİM

KORUNMUŞ TAVAN: GÖKYÜZÜ

 “VE gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise bunun delillerinden yüz çeviriyorlar.” (Enbiya suresi 32) Atmosferimiz gözle görmediğimiz gazlardan oluşmuş, 10 bin km’ye varan kalınlıkta şeffaf bir kabuktur. Uzaydan Dünya’ya her gün irili ufaklı milyonlarca meteor düşmektedir. Atmosferimiz şeffaf yapısına rağmen bu meteor bombardımanına çelikten set gibi karşı koymaktadır. Atmosferin bu özelliği olmasaydı Dünya’da hayat olmaz, yeryüzü ise delik deşik olurdu. Bunun bir örneğine uydumuz Ay’a gidildiğinde tanık olundu. Sağanak halinde yağan taşlar, Ay yüzeyine çarpmış, irice olanları ise Ay’ın kabuğunun içine de girerek derin çukurlar oluşturmuştur. Atmosfer aynı zamanda Güneş’ten gelen zararlı ışınları bir filtre gibi süzerek Dünya’daki hayatın yok olmasını önlemektedir. Bu süzme işlemi de Evren’deki diğer oluşumlar gibi çok ince şekilde planlanmıştır. Zararlı ışınları süzen atmosfer, yaşamın devamını sağlayan ışınları süzmez ve onların yaşamı devam ettirmekteki etkisini engellemez. Bu şekilde gökyüzü, Allah’ın kendisine yüklediği görevleri en güzel şekilde yerine getirmektedir.

VAN ALLEN KUŞAKLARI

Dünyamızın üst tarafından korunması yalnızca atmosferin özellikleriyle sınırlı değildir. Yerküremizin içindeki madenlerin oluşturduğu manyetik alan Dünya’nın etrafında “Van Allen Kuşakları” diye bilinen koruma zırhını meydana getirmektedir. Bu zırh aynı zamanda bizi radyasyon bombardımanlarından korur. Bu zırh olmasaydı Dünya’daki hayat mümkün olmayacaktı. Güneş dışındaki yıldızlardan gelen öldürücü kozmik ışınlar, Dünya’nın etrafındaki bu koruyucu kalkanı geçemezler. Güneş’ten Dünya’ya ısı ve ışık dışında, radyasyon ve hızı çok yüksek seviyelerdeki proton ve elektronlardan oluşan rüzgârlar gelir fakat Güneş rüzgârları da Dünya’nın 40 bin mil uzağında manyetik halkalar çizen Van Allen Kuşakları’nı geçemezler. Manyetik alanımızın koruması sayesinde biz, hayatımızı tehdit eden tüm bu oluşumlardan zarar görmeden yaşamımızı sürdürürüz. Van Allen Kuşakları, Dünya’yı zararlı kozmik ışınlardan, göktaşlarından korur. Evren’deki tüm oluşumlar gibi bu manyetik tabaka da Allah’ın her şeyi mükemmel planlamış olduğunun bir delilidir.

KURAN VE DUA

Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıkları bağışla! Adımlarımızı sağlamlaştır ve hakikati inkâr edenlere karşı bize yardım et!  (Ali İmran suresi 147)

X